“TABUTLARIN ÜZERİNDE DEĞİL, OMUZLARDA DİK DURAN CÜBBELER İSTİYORUZ!”
28 Nisan 2026 tarihinde Bursa'nın Gürsu ilçesinde, mesleğini icra ederken uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren İstanbul Barosu üyesi meslektaşımız Av. Hatice Kocaefe'nin öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması, 23 Eylül 2026 Çarşamba günü Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmayı İstanbul Barosu adına Baro Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, Başkan Yardımcısı Av. Rukiye Leyla Süren, Kadın Hakları Merkezi, Genç Avukatlar Merkezi ve Avukat Hakları Merkezi koordinatörü Yönetim Kurulu üyeleri, merkezlerin üyeleri ve Türkiye Barolar Birliği (TBB) delegeleri izledi.

Bursa Adalet Sarayı önünde bir araya gelen avukatlar, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı ve yöneticileri; baro başkanları ve yöneticileri duruşma öncesinde basın açıklaması yaptı. Avukata yönelen şiddetin son bulması için davayı sonuna kadar takip edeceklerini beyan eden açıklamalarda bulundu ve kamuoyuna davayı sahiplenme çağrısında bulundu.

“BU DAVA SAVUNMANIN, ADALETİN VE HUKUK DEVLETİNİN DAVASIDIR”
İlk sözü alan Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun, bir avukatın daha öldürülmesinden sonra adliye önünde toplanmalarının derin üzüntüsünü yaşadıklarını belirterek, bu davanın savunmanın, adaletin ve hukuk devletinin davası olduğunu, davayı sonuna kadar takip edeceklerini ve meslektaşlarını unutturmayacaklarını ifade etti.

"AVUKATA DÖNÜK ŞİDDET OLAYLARI MÜNFERİT DEĞİLDİR"
TBB Başkanı Av. Erinç Sağkan, Av. Zekeriya Polat ile Av. Hatice Kocaefe'nin avukatlık görevleri nedeniyle uğradıkları saldırılar sonucu yaşamlarını yitirdiklerini hatırlatan Sağkan, avukata dönük şiddet olaylarının münferit olmadığını vurguladı. Sağkan, Adalet Sarayı önünde yalnızca yargılamaya katılmak ve Kocaefe'yi yaşamdan koparanların en ağır cezayı alması için değil, aynı zamanda bu saldırıların son bulması için seslerini yükseltmek amacıyla bulunduklarını söyledi.

"SAVUNMANIN SESİ KISILIRSA YURTTAŞIN NEFESİ KESİLİR"
İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Rukiye Leyla Süren, Av. Hatice Kocaefe'nin savunma mesleğini onuruna yakışır biçimde icra eden bir kadın avukat olduğunu söyledi. Süren, İstanbul Barosunun Avukat Hakları Merkezi, Kadın Hakları Merkezi ve Genç Avukatlar Meclisi koordinatörleri olan Yönetim Kurulu üyeleri, merkez üyeleri ve TBB delegeleriyle birlikte Bursa'da bulunduklarını ve davayı sonuna kadar takip edeceklerini belirtti.
Avukatlara yönelen şiddetin sistematik ve sürekli olduğuna değinen Süren, hukuka aykırı tutuklamaların, Avukatlık Kanunu'na aykırı gözaltıların ve topluma verilen mesajların avukatları hedef haline getirdiğini söyledi. Süren, "Her zaman söylüyoruz: Savunmanın sesi kısılırsa, savunma sözünü söyleyemezse yurttaşın nefesi kesilir" dedi. Adli ve siyasi makamları, tüm uyarılara rağmen alınmayan siyasi ve hukuki tedbirleri gecikmeksizin almaya çağırdı.
Av. Hatice Kocaefe'nin fotoğrafının üzerine bırakılan cübbeye dikkat çeken Süren, şöyle konuştu: "Biz artık Hatice gibi, Zekeriya gibi genç meslektaşlarımızın resmi önünde durmak istemiyoruz. Hukukçular olarak, avukatlar olarak bu mesleği cenazelerde tabutun üstündeki cübbelerle değil, omuzlar üzerinde dik duran yakalarla yerine getirmek istiyoruz. Aileye ve meslektaşlarımıza verdiğimiz sözü tutacağız. Bu davanın sonuna kadar ve gelecekte de bu acıların yaşanmaması için İstanbul Barosu ve tüm avukatlar olarak ailenin ve meslektaşlarımızın yanında olacağız."

"BU ACIYI AİLESİYLE BİRLİKTE BUGÜN YENİDEN YAŞADIK"
Duruşmanın ardından Kocaefe’nin ailesiyle birlikte açıklama yapan İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, İstanbul ve Bursa baroları, TBB ve çok sayıda baronun davayı takip etmek için Bursa'da olduğunu söyledi. Kaboğlu, "Bu acıyı hem İstanbul Barosu olarak hem avukatlar ve barolar olarak, ailesiyle birlikte bugün yeniden yaşadık" dedi.
Kaboğlu, bu davada adaletin tecelli etmesi, hiç kimsenin bu şekilde yaşamını yitirmemesi ve özellikle avukatların görevleri nedeniyle öldürülmemesi için tüm baroları ve ilgilileri duruşmaları izlemeye ve sürece katkıda bulunmaya çağırdı. Kaboğlu, "Acılı ailenin acısını paylaşıyor, sabırlar diliyoruz. Bu topraklarda bir daha bu tür meşum olaylar yaşanmasın" diye konuştu.
KATILMA TALEBİMİZ KABUL EDİLDİ, DAVAYI SONUNA KADAR İZLEYECEĞİZ
İstanbul Barosunun davaya katılma talebinin kabul edildiğini açıklayan Kaboğlu, "Sonraki duruşma 9 Aralık gününe ertelendi. O gün de burada olacağız" dedi. Kaboğlu, "İstanbul Barosu olarak adaletin tecellisi için sonuna kadar çalışacağız, çaba göstereceğiz" diye ekledi.
Mahkeme heyeti, üçü tutuklu yedi sanığın savunmalarını aldıktan sonra tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin ve tutuksuz sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi.



