İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

SAVUNMANIN SESİ SUSTURULAMAZ

15 Nisan 2026’dan bu yana tutuklu bulunan İstanbul Barosu üyesi Av. Sezin Uçar, yargılandığı davanın ilk duruşmasında tahliye edildi. İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, Yönetim Kurulu üyeleri, TBB delegeleri, uluslararası hukuk kurumlarının temsilcileri ve çok sayıda avukatın takip ettiği duruşmada savunma mesleğine yönelik müdahaleler ve tutuklamanın istisnai niteliği vurgulandı.

SAVUNMANIN SESİ SUSTURULAMAZ

AV. SEZİN UÇAR TAHLİYE EDİLDİ

İstanbul Barosu üyesi Av. Sezin Uçar’ın yargılandığı davanın ilk duruşması, 24 Eylül 2026 tarihinde İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Duruşmayı İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, Yönetim Kurulu üyeleri ve TBB delegelerinin yanı sıra uluslararası hukuk kurumlarından temsilciler ile çok sayıda avukat takip etti.

“MESLEKİ FAALİYETLERİMİN SONUNA KADAR ARKASINDAYIM”

Savunmasını yapan Av. Sezin Uçar, müdafilik görevini yerine getirirken bulunduğu savunma kürsüsünde olduğu gibi sanık kürsüsünde de mesleki faaliyetlerinin sonuna kadar arkasında olduğunu söyledi.

Hukukçu olarak Diyarbakır, Suruç ve Ankara Gar Katliamı davaları ile Dilovası davasında avukatlık yaptığını belirten Uçar, avukatlık mesleğini eşitsizliklerin ve haksızlıkların karşısında durmak için seçtiğini ifade etti.

IMG_4805.JPG

KABOĞLU: BAROLAR, AVUKATIN HAKKINI HER YERDE VE HER ZAMAN SAVUNACAK

Duruşmada baro başkanı sıfatıyla söz alan İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, üç gün boyunca üç ayrı kentte takip edilen üç davaya dikkat çekti.

23 Eylül’de İstanbul Barosu üyesi Av. Hatice Kocaefe’nin öldürülmesine ilişkin davayı takip etmek üzere Bursa’da bulunduğunu belirten Kaboğlu; 24 Eylül’de İstanbul’da Av. Sezin Uçar’ın duruşmasında savunma mesleğinin onurunu korumak için yer aldığını, 25 Eylül’de ise Hatay’da, 6 Şubat 2023 depremlerinde aralarında avukat, savcı ve hakimlerin de bulunduğu yüzlerce kişinin yaşamını yitirdiği Rönesans Rezidans davasının duruşmasına katılacağını ifade etti.

Kaboğlu, bu üç davayı savunma mesleğinin karşı karşıya bulunduğu sorunlar üzerinden birbirine bağlayarak şu soruyu yöneltti:

“Sevgili Sezin Uçar’ın, tutukluluğu gerektiren herhangi bir eylemi bulunmadığı halde beş-altı aydır tutuklu olması, savunma mesleğine dıştan yönelen saldırıları tahrik etmiyor mu? Avukatları daha çok hedef hâline getirmiyor mu? Çünkü sav-savunma-hüküm üçlüsünün eşit bileşeni olan savunma hedef gösteriliyorsa, aslında yargılama faaliyetinin üçlü bileşeni de hedef gösteriliyor demektir.”

“ANAYASA ‘TUTUKLAR’ DEĞİL, ‘TUTUKLANABİLİR’ DİYOR”

Tutuklamanın istisnai bir tedbir olduğuna dikkat çeken Kaboğlu, Anayasa’nın 19. maddesinin üçüncü fıkrasının, koşullar oluşsa dahi “tutuklar” değil, “tutuklanabilir” hükmünü içerdiğini hatırlattı.

Kaboğlu, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının düzenlendiği Anayasa’nın 19. maddesinin; temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin 13. madde, ölçülülük ilkesi ve hakkın özüne dokunma yasağıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

IMG_4815.JPG

AV. SEZİN UÇAR ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞTU

Duruşmanın sonunda mahkeme heyeti, Av. Sezin Uçar’ın yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliyesine karar verdi.

Tahliye kararı, duruşmayı takip eden meslektaşları tarafından sevinçle karşılandı.

15 Nisan’dan bu yana tutuklu bulunan Av. Sezin Uçar, tahliye işlemlerinin tamamlanmasının ardından cezaevi önünde kendisini bekleyen meslektaşları tarafından karşılandı.

Aylar süren tutukluluğun ardından Av. Sezin Uçar özgürlüğüne kavuşurken, İstanbul Barosu savunmanın bağımsızlığına, avukatlık faaliyetlerinin korunmasına ve meslektaşlarının haklarını her yerde ve her koşulda savunmaya devam edeceğini bir kez daha vurguladı.

 

Kategori:Haberler