İSTANBUL VE BERLİN BAROLARINDAN HUKUK İÇİN SINIRLARI AŞAN DAYANIŞMA
İstanbul Barosu ile Berlin Barosu, kurumsal ilişkilerini yeni bir aşamaya taşıdı. İki baro arasında imzalanan protokollerle genç avukat ve stajyer avukatların uluslararası mesleki deneyim kazanmasının önü açılırken; avukatlık mesleğinin bağımsızlığı, savunma hakkı, insan hakları ve adil yargılanma ilkesi için uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi hedeflendi. İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu, “Bir duruşma salonunda yan yana duran cübbeler, bundan böyle aynı bürolarda, aynı seminer salonlarında, aynı dosyaların başında da yan yana olacak” dedi.

İstanbul Barosu ile Berlin Barosu, hukukun üstünlüğünü korumak, savunma hakkını güçlendirmek ve adil yargılanma ilkesini desteklemek amacıyla kurumsal işbirliklerini yeni bir boyuta taşıdı.
4 Eylül 2026 tarihinde Berlin’de İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu ile Berlin Barosu Başkanı Av. Dr. Vera Hofmann tarafından iki ayrı protokol imzalandı. İmzalanan belgelerle iki baro arasında 2016 yılından bu yana devam eden kurumsal ilişkiler yenilenerek daha sürdürülebilir ve kapsamlı bir yapıya kavuşturuldu.
Protokoller; avukatlık mesleğinin bağımsızlığının korunması, savunma hakkının güçlendirilmesi, insan haklarının ve adil yargılanma ilkesinin desteklenmesinin yanı sıra barolar arasındaki uluslararası dayanışmanın kurumsallaştırılmasını da amaçlıyor.
GENÇ AVUKATLARA ULUSLARARASI MESLEKİ DENEYİM
İmzalanan protokol kapsamında genç avukatlar ve stajyer avukatların karşı baro nezdinde belirli sürelerle bulunabilecekleri düzenli ve sürdürülebilir bir program oluşturulacak.
Program kapsamında katılımcılar, ev sahibi baronun uygun gördüğü hukuk bürolarında mesleki gözlem yapabilecek, duruşmaları izleyebilecek, baroların mesleki faaliyetleri ile eğitim ve seminerlerine katılabilecek. Böylece genç hukukçular farklı bir hukuk sistemini yalnızca teorik bilgiler üzerinden değil, yerinde ve yaşayarak tanıma fırsatı bulacak.
Katılımcıların belirlenmesinde mesleki yeterlilik, yabancı dil bilgisi, motivasyon ve uluslararası çalışmalara açıklık dikkate alınacak. Barolar ayrıca davet mektupları ve vize süreçlerinde kolaylaştırıcı rol üstlenecek.
KABOĞLU: “DAYANIŞMANIN YÖNÜ DEĞİŞEBİLİR, DEĞERİ HİÇBİR ZAMAN DEĞİŞMEZ”
İmza töreninde konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu, iki baro arasındaki yaklaşık 10 yıllık ilişkinin yeni protokolle geleceğe taşındığını belirterek Türkiye ile Almanya arasındaki tarihsel ve hukuki bağlara dikkat çekti.
1930’lu yıllarda Almanya’yı terk etmek zorunda kalan hukukçuların İstanbul’da akademik çalışmalarını sürdürdüğünü ve Türk hukuk biliminin gelişimine önemli katkılarda bulunduğunu hatırlatan Kaboğlu, şöyle konuştu:
“Bu ortak hafıza bize şunu öğretiyor: Dayanışmanın yönü zamanla değişebilir; değeri hiçbir zaman değişmez.”
Programın genç meslektaşlara sağlayacağı katkıya da değinen Kaboğlu, farklı hukuk sistemlerini tanımanın hukukçulara kendi sistemlerini başka bir perspektiften değerlendirme olanağı sağlayacağını vurguladı:
“Bir hukuk sistemini kitaplardan değil, yerinde ve yaşayarak tanıyacaklar. Farklı hukuk sistemlerinin karşılıklı tanınması, mesleki yetkinliği artırır. Aynı zamanda hukukçuya kendi sistemine dışarıdan bakma imkânı verir. Kendi hukukumuzu en iyi, bir başka hukukun aynasında görürüz.”
“BAROLAR ARASI DAYANIŞMA DEMOKRATİK TOPLUMUN GÜVENCESİDİR”
Protokolün yalnızca eğitim ve deneyim paylaşımıyla sınırlı olmadığının altını çizen Kaboğlu, işbirliğinin avukatlık mesleğinin bağımsızlığı, savunma hakkı, insan hakları ve adil yargılanma ilkesi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Kaboğlu, “Barolar arası dayanışma, mesleki gelişimin olduğu kadar demokratik toplum düzeninin de güvencesidir” dedi.
İstanbul Barosunun yakın geçmişte karşı karşıya kaldığı süreçlerde Avrupa’daki hukuk kuruluşlarından gördüğü dayanışmayı da hatırlatan Kaboğlu; Berlin Barosu, Almanya Federal Barosu, Almanya Barolar Birliği, Cumhuriyetçi Avukatlar Birliği ve Berlin/Hamburg Ceza Savunma Dernekleri Organizasyon Ofisi’ne destekleri dolayısıyla teşekkür etti.
Avrupalı meslektaşların Silivri’deki duruşmalara cübbeleriyle katılarak savunmanın yanında yer aldığını belirten Kaboğlu, bunun avukatların ve baroların bağımsızlığının korunmasında dayanışmanın ulusal sınırları aşan niteliğinin güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti.
“YAN YANA DURAN CÜBBELER, ARTIK AYNI DOSYALARIN BAŞINDA OLACAK”
Yeni protokollerin söz konusu dayanışmayı kalıcı ve kurumsal hale getirdiğini vurgulayan Kaboğlu, işbirliğinin geleceğine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Bir duruşma salonunda yan yana duran cübbeler, bundan böyle aynı bürolarda, aynı seminer salonlarında, aynı dosyaların başında da yan yana olacak. Genç meslektaşlarımız arasında bugün kurulacak bağlar, yarın mesleğimizin ortak savunusunu taşıyacak.”
İstanbul Barosu ile Berlin Barosu arasında atılan bu adımın, farklı ülkelerdeki barolar arasında kurulacak daha geniş bir dayanışma ağının başlangıcı olması hedefleniyor. Benzer protokollerin başka barolarla da hayata geçirilmesiyle; savunmanın bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü ve insan hakları temelinde küresel ölçekte kurumsal bir baro dayanışmasının güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Kaboğlu, konuşmasını “İstanbul Barosu, her yerde, her zaman ve herkes için hukuk mücadelesinde Berlin Barosu ile omuz omuza yürümekten onur duyacaktır.” sözleriyle tamamladı.


