İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

İSTANBUL BAROSUNA BİR KEZ DAHA BERAAT!

İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında verilen beraat kararı, istinaf incelemesinden de geçti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın istinaf başvurusunu esastan reddetti. Karar, yalnızca İstanbul Barosu açısından değil, savunma hakkı, ifade özgürlüğü ve baroların bağımsızlığı bakımından da önemli bir hukuki kazanım olarak değerlendiriliyor.

İSTANBUL BAROSUNA  BİR KEZ DAHA BERAAT!

İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu ve Yönetim Kurulu üyelerinin, Suriye’nin kuzeyindeki bir operasyona ilişkin açıklamaları nedeniyle “basın ve yayın yolu ile terör propagandası yapmak” ve “basın ve yayın yolu ile yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçlamalarıyla yargılandıkları davada önemli bir gelişme yaşandı.
Silivri’de görülen davada İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, isnat edilen suçların unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle Baro Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerinin oy birliğiyle beraatine karar vermişti.
Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, beraat kararının hemen ardından kararı istinafa taşımıştı.

SAVCILIĞIN İSTİNAF BAŞVURUSU ESASTAN REDDEDİLDİ

Dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin beraat kararını hukuka uygun buldu.
Daire, kararında mahkemenin usul ve esas yönünden herhangi bir hukuka aykırılık içermediğini, delillerde ve yargılama işlemlerinde eksiklik bulunmadığını, ispat bakımından yapılan değerlendirmenin yerinde olduğunu belirtti.
Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü istinaf nedenlerini yerinde görmeyen Daire, CMK'nin 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verdi.

SAVUNMA SUSMADI, HUKUK BİR KEZ DAHA KONUŞTU!

İstanbul Barosu yönetimine yönelik yargı sürecinde verilen bu karar, baroların insan haklarını, hukukun üstünlüğünü ve demokratik hukuk devleti ilkelerini savunma sorumluluğu açısından da büyük önem taşıyor.
Baroların yalnızca meslek örgütü değil, aynı zamanda yurttaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasında anayasal ve toplumsal sorumluluk üstlenen kurumlar olduğu gerçeği, bu yargı süreciyle bir kez daha gündeme geldi.
Karar, savunmanın bağımsızlığına ve baroların kamusal meselelerde söz söyleme hakkına yönelik tartışmalar bakımından da güçlü bir hukuki dayanak oluşturdu.

WhatsApp Image 2026-10-21 at 17.54.05.jpeg

GÖREVDEN ALMA DAVASINI DAYANAKSIZ BIRAKTI

Ceza yargılamasında verilen beraat kararının istinaf incelemesinden de geçmesi, Yönetim Kurulu üyeleri hakkında İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen ve istinaf incelemesi devam eden görevden alma davası açısından da önem taşıyor.
Ceza mahkemesinin suçun unsurlarının oluşmadığı yönündeki değerlendirmesinin üst mahkeme tarafından hukuka uygun bulunması, görevden alma davasının dayanaklarına ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme getiriyor.

Bu karar, yalnızca bir baro yönetiminin değil; bağımsız savunmanın, ifade özgürlüğünün ve hukuk devleti mücadelesinin geleceği açısından da önemli bir eşik niteliği taşıyor.
 

Kategori:Haberler