HUKUK YOLUYLA DEMOKRASİ MÜCADELESİ KAZANILACAKTIR
19 Mart sürecinde tutuklananların aileleri tarafından düzenlenen Aile Dayanışma Ağı’nın Saraçhane Parkı’ndaki 39’uncu buluşmasına katılan İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, İstanbul Barosu’nun hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunma görevini kararlılıkla sürdürdüğünü belirterek, Silivri’de yürütülen yargılamalara ilişkin tespitlerini kamuoyuyla paylaştı. Kaboğlu, "Bu dava hukuk yoluyla demokrasi mücadelesidir ve er ya da geç kazanılacaktır." dedi.

İstanbul Barosundan Saraçhane’de demokrasi ve hukuk vurgusu
19 Mart 2024'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarının gözaltına alınarak tutuklanmasının ardından aileler tarafından oluşturulan Aile Dayanışma Ağı, Saraçhane Parkı’ndaki 39’uncu buluşmasını gerçekleştirdi. Buluşmaya destek veren İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, yaptığı konuşmada hukukun üstünlüğünün ve insan haklarının korunmasının baroların temel varlık nedeni olduğunu vurguladı.
Katılımcıları İstanbul Barosu adına selamlayan Kaboğlu, göreve geldikleri 24 Ekim 2024 tarihinden bu yana Anayasa ve Avukatlık Kanunu'nun kendilerine yüklediği sorumlulukları yerine getirmeye çalıştıklarını belirterek, İstanbul Barosu’nun yalnızca bireysel hak ihlallerinde değil, hukukun üstünlüğünü ilgilendiren her alanda mücadele yürüttüğünü söyledi.
“Her zaman, her yerde, herkes için hukuk mücadelesi veriyoruz”
Konuşmasında İstanbul Barosu’nun çalışmalarının yalnızca Silivri’de görülen davalarla sınırlı olmadığını ifade eden Kaboğlu, Kartalkaya’dan Cerattepe’ye, Kaz Dağları’ndan Akbelen’e kadar yaşam hakkını, çevreyi ve temel hakları ilgilendiren tüm alanlarda hukukun yanında olduklarını belirtti.
İstanbul Barosu’nun dünyanın en büyük ve en köklü barolarından biri olduğuna dikkat çeken Kaboğlu, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını koruma görevini Anayasa’ya bağlılıkla sürdürmeye devam edeceklerini kaydetti.
“Silivri’deki yargılamalarda ciddi anayasal ihlaller tespit ettik”
Silivri’de görülen davaları en başından itibaren yakından takip ettiklerini belirten Kaboğlu, İstanbul Barosu tarafından oluşturulan gözlem heyetinin duruşmaları düzenli olarak izlediğini ve kapsamlı raporlar hazırladığını açıkladı.
Hazırlanan gözlem raporlarının kamuoyuyla paylaşılacağını ifade eden Kaboğlu, 20 Temmuz’da İstanbul Barosu’nda düzenlenecek basın toplantısında cezaevlerindeki koşullar ile Silivri duruşmalarında tespit edilen hukuka aykırılıkların ayrıntılı biçimde açıklanacağını duyurdu.
“Savunma hakkı ve suçsuz sayılma hakkı ihlal edilemez”
Konuşmasında adil yargılanma hakkına da dikkat çeken Kaboğlu, savunma hakkı ile suçsuz sayılma hakkının demokratik hukuk devletinin temel güvenceleri olduğunu belirtti.
Bu hakların olağanüstü dönemlerde, hatta savaş halinde dahi korunması gereken mutlak haklar olduğuna işaret eden Kaboğlu, Silivri’de yürütülen yargılamalarda bu temel güvencelerin ihlal edildiğine ilişkin ciddi gözlemler bulunduğunu söyledi.
“Bu dava hukuk yoluyla demokrasi mücadelesidir”
Silivri’de görülen davaların yalnızca bireysel yargılamalar olmadığını ifade eden Kaboğlu, bu sürecin aynı zamanda demokratik hukuk devleti açısından da büyük önem taşıdığını belirtti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi yöneticilerinin savunmalarının, İstanbul’un kentsel, çevresel ve kültürel değerlerini koruma yönündeki kamu görevlerini ortaya koyduğunu dile getiren Kaboğlu, bu davanın yalnızca sanıkları değil, hukukun üstünlüğünü ve demokratik değerleri de ilgilendirdiğini söyledi.
“Hukuk yoluyla demokrasi mücadelemiz sürecek”
Konuşmasını, İstanbul Barosu’nun hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunma kararlılığını vurgulayarak tamamlayan Kaboğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Bu dava er ya da geç kazanılacaktır. Biz bunun bir an önce hukuk içinde sonuçlanmasını istiyoruz. İstanbul Barosu olarak hukukun üstünlüğünü savunmak, insan haklarını korumak için ne gerekiyorsa her zaman, her yerde ve herkes için yapmaya devam edeceğiz. Hukuk yoluyla demokrasi yolumuz açık olsun.”


