62. BARO BAŞKANLARI TOPLANTISINA SUNULAN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİMİZ
Türkiye Barolar Birliği’nde, dönemin son toplantısı olan 62. Baro Başkanları Toplantısı’na katılan İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu, öncelikle Türkiye Cumhuriyeti’nde hukukun geldiği eşiği “büyük resim” nitelemesiyle betimleyerek 2017 Anayasa değişikliğinde parlamenter rejimi kaldırmak için öne sürülen "hükümet istikrarı" gerekçesinin haklı çıkması bir yana, bakan değişikliğinin bile ayrışma ve hesaplaşmaları beraberinde getirdiğini vurguladı.

Türkiye Barolar Birliği’nde, dönemin son toplantısı olan 62. Baro Başkanları Toplantısı’na katılan İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu, öncelikle Türkiye Cumhuriyeti’nde hukukun geldiği eşiği “büyük resim” nitelemesiyle betimleyerek 2017 Anayasa değişikliğinde parlamenter rejimi kaldırmak için öne sürülen "hükümet istikrarı" gerekçesinin haklı çıkması bir yana, bakan değişikliğinin bile ayrışma ve hesaplaşmaları beraberinde getirdiğini vurguladı.
Kaboğlu’nun daha sonra belirttiği üzere, avukatlık mesleği sav-savunma-hüküm diyalektiğinin eşit bir bileşenidir. Fakat başta Çağlayan ve Kartal gelmek üzere İstanbul adliyelerinde gözlemlediğimiz üzere, savcılık kaleminde kuyruğa giren avukatlar bu eşitlik ile çelişmektedir. Avukatları bu şekilde aşağılamaya hiç kimsenin hakkı olamaz. Bu sorunun giderilmesi ve meslek haysiyetinin birlikte savunulması için Türkiye Barolar Birliğini ve bütün barolarımızı dayanışmaya çağırıyoruz.
Savunma mesleğinin onuru için ve hukuku iktidarı pekiştirmek için araçsallaştırmaya ivme kazandıran siyasal aktörlere karşı ortak irade oluşturmak amacıyla yapılan öneriler üç başlık altında özetlenebilir:
1. Ortak Bildiri: İstanbul’dan başlayan, İzmir’le devam eden ve Ankara’ya sirayet eden, önümüzdeki yaz aylarında diğer illerimize de sıçraması muhtemel gözüken bu kitlesel tutuklamalara karşı bir ortak tavır koyabilmek amacıyla bu toplantıdan çıkacak bir ortak bildiri ile keyfi tutuklamanın barolar tarafından kabul edilemeyeceğinin belirtilmesi.
2. Ortak Mektup: İstanbul Barosu olarak, 27 Mayıs 2025'te Türkiye Barolar Birliği ile Avukatlık Mesleğinin Korunmasına Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi hakkında düzenlenen uluslararası toplantının ürünü olan kitabın baro başkanlarının imzasıyla başta TBMM üyelerine ve ilgili bakanlıklara, Sözleşmenin neden onaylanması gerektiğini gerekçeli bir biçimde ortaya koyan Baro Başkanlarının ortak mektubu eşliğinde gönderilmesi,
3. Ortak Eylem: Anayasal düzeni ve hukukun üstünlüğünü tehdit eden gelişmeler karşısında, baroların fikir, dayanışma ve eylem sürekliliğini yansıtacak biçimde üç somut eylem önerisi:
* İzmir Barosuna açılan dava savunmanın hedef alınmasının en son örneğidir. İddianame hazırlanmamalı; eğer hazırlanırsa iddianame reddedilmeli ve dava açılmamalıdır.
İzmir Barosuna açılan davaya karşı savunma örgütleri olarak adliyede ya da baroda toplantı yapılması, fikrî tartışma yapılması ve Adliye önünde ortak açıklama ve eylemle böyle bir davanın açılmaması gerektiğinin, kabul edilmemesi gerektiğinin haykırılması.
* Silivri’deki büyük duruşma saraylarında her gün tanık olunan adil yargılanma hakkı ihlalleri, İstanbul Barosu tarafından raporlanıyor.
Peki bu duruşma sarayları kimin için yapılıyor? Her geçen gün yeni bir belediyenin kent hakkını savunduğu için hedef alındığına tanıklık ediliyor. Bu sürdürülebilir bir durum değildir. Gelecekte toplumu nelerin beklediği konusunda endişe vericidir.
Bu hukuksuzluğa karşı mutlaka savunma olarak sesin yükseltilmesi gerekir.
* Adli yılın açılışında, 1 Eylül’de, Anayasa’yı en çok ihlal edenler Ankara'da büyük konuşmalar yapacaklar.
TBB, Baro Başkanları ve avukatlar, adli yılın açılışına bir gün kala Türkiye toplumuna; yasama, yargı, yürütme çevrelerine savunmanın ve baroların 2026-2027 adli yılından beklentilerinin Ankara'da büyük bir toplantı ve kapsamlı bir bildiriyle duyurmaları gerekir.


