İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

485 MADEN SAHASI İHALESİNE TEPKİ: ‘BU BİR AFET DEĞİL, TERCİH!’

485 MADEN SAHASI İHALESİNE TEPKİ: ‘BU BİR AFET DEĞİL, TERCİH!’

İstanbul Barosu Çevre Kent ve İmar Hukuku Komisyonu, doğal varlıkları, yaşam, orman ve tarım alanlarını tehdit eden ihale süreçleriyle ilgili basın toplantısı düzenledi.

Toplantıya İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu ve  İstanbul Barosu Çevre Kent ve İmar Hukuku Komisyonu üyeleri katıldı.

“ÇEVREYİ SAVUNMAK, ÜLKEYİ SAVUNMAKTIR”

Başkan İbrahim Ö. Kaboğlu, çevre tahribatının “doğal bir afet” olarak gösterilmesine karşı çıktı. Kaboğlu, madencilik faaliyetleri ve plansız yapılaşmanın doğrudan insan eliyle yaratıldığını vurgulayarak şunları söyledi:

“Eğer o şekilde yapılmasaydı, bu felaketler yaşanmayacaktı.”

İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu açıklama yapıyor.

Kaboğlu ayrıca, Türkiye’nin yalnızca bir hukuk devleti değil, aynı zamanda “çevre devleti” olduğunu belirterek anayasanın bu perspektifle okunması gerektiğini ifade etti.

Kaboğlu “Çevreyi savunmak, aynı zamanda ülkeyi savunmaktır.” dedi.

485 SAHA, İSTANBUL’DAN BÜYÜK BİR ALAN

İstanbul Barosu Çevre Kent ve İmar Hukuku Komisyonu adına açıklamayı yapan avukat Atahan Yılmazer, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı MAPEG tarafından ihaleye çıkarılan 485 maden sahasının büyüklüğünün İstanbul’un yüzölçümünü aştığını açıkladı.

  • Toplam alan: 548 bin hektardan fazla
  • Yaklaşık üçte biri: orman, tarım ve su havzaları
  • 296 saha: şimdiden ihale edildi

Yılmazer, bu sahaların büyük bölümünün ağır metal riski içeren madencilik faaliyetlerini kapsadığını belirtti.

İSTANBUL BAROSU FOTOĞRAF -9- 20260406-ÇBA.jpg

“ANAYASAYA AYKIRI, HUKUK YOLLARI SINIRLANIYOR”

Açıklamada, 2025 yılında yürürlüğe giren 7554 sayılı yasanın çevreyi koruyan hukuki mekanizmaları zayıflattığı ve yurttaşların itiraz yollarını daralttığı savunuldu.

Devam eden davalara dikkat çekilerek Danıştay ve idare mahkemelerindeki süreçlerin etkisiz hale getirildiği ifade edildi. Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nde yasanın iptali için inceleme sürecinin sürdüğü hatırlatıldı.

“ESRA IŞIK DERHAL SERBEST BIRAKILMALI”

Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri de çevre mücadelesi nedeniyle tutuklanan Esra Işık oldu. Tutuklanmasının hukuka aykırı olduğunu belirtilen açıklamada Işık’ın derhal tahliye edilmesi talep edildi. Açıklamada, çevreyi savunan yurttaşların özgürlüklerinden mahrum bırakılmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.

Basın açıklamasından bir kare

ACİL ÇAĞRI: İHALELER DURDURULSUN

İstanbul Barosu Çevre Kent ve İmar Hukuku Komisyonu, Türkiye genelinde yaşanan maden kazaları ve çevre felaketlerini hatırlatarak denetimsiz madenciliğin geri dönüşü olmayan zararlar doğurduğunu belirtti.

  • 485 maden sahası ihalesinin iptal edilmesini
  • Devam eden yargı süreçleri sonuçlanana kadar müdahalelerin durdurulmasını
  • Çevre hakkının anayasal güvence altına alınmasını

talep etti.

Açıklamada ayrıca önümüzdeki iki ay “acil dönem” ilan edilerek tüm yurttaşlara ve hukukçulara çevre mücadelesine destek çağrısı yapıldı.

485 MADEN SAHASI İHALESİNE TEPKİ: ‘BU BİR AFET DEĞİL, TERCİH!’ | İstanbul Barosu