
İstanbul Barosu’nun yargılandığı duruşmada; İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu, Başkan Yardımcısı Av. Rukiye Leyla Süren, Genel Sekreter Av. Ezgi Şahin Yalvarıcı, Sayman Üye Av. Ahmet Ergin ile Yönetim Kurulu Üyeleri Av. Metin İriz, Av. Hürrem Sönmez, Av. Mehmedali Barış Beşli, Av. Yelda Koçak Urfa, Av. Fırat Epözdemir, Av. Ekim Bilen Selimoğlu ve Av. Bengisu Kadı Çavdar hazır bulundu.
Duruşmayı ayrıca Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. R. Erinç Sağkan, Ankara Barosu Başkanı Av. Mustafa Köroğlu, İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz, Adıyaman Barosu Başkanı Av. Bilal Doğan, Antalya Barosu Başkanı Av. Ali Çağdaş Bozaner, Burdur Barosu Başkanı Av. Meltem Özdemir, Bursa Barosu Başkanı Av. Metin Öztosun, Çanakkale Barosu Başkanı Av. Ardahan Dikme, Denizli Barosu Başkanı Av. Ufuk Kök, Gaziantep Barosu Başkanı Av. Bülent Duran, Kırklareli Barosu Başkanı Av. Mümün Neşetoğlu, Kocaeli Barosu Başkanı Av. Kadir Caner Karakadılar, Mardin Barosu Başkanı Av. Ahmet Duyan, Muş Barosu Başkanı Av. Kadir Karaçelik, Tekirdağ Barosu Başkanı Av. Egemen Gürcün, İstanbul Barosu önceki dönem Başkanı Av. Turgut Kazan ve çok sayıda avukat izledi.
Duruşmanın üçüncü gününe ayrıca Yargıçlar Sendikası Başkanı Beyhan Güler, İnsan Hakları Derneği Eş Genel Başkanı Av. Oya Ersoy ve Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Ahmet Şık da izleyici olarak katıldı.
“ANAYASANIN DEVLETE YÜKLEDİĞİ POZİTİF YÜKÜMLÜLÜK”
Duruşma saat 10.17’de, İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av. Ezgi Şahin Yalvarcı ve Yönetim Kurulu Üyesi Av. Fırat Epözdemir’in müdafileri Av. Serhat Çakmak ve Av. İlknur Alcan’ın esasa ilişkin savunmalarıyla başladı.
Av. İlknur Alcan, İstanbul Barosu’nun açıklamasının Anayasa’nın devlete yüklediği pozitif yükümlülüğün hatırlatılması kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, açıklamanın dava konusu edilmemesi gerektiğini söyledi.
Av. Ezgi Şahin Yalvarıcı’nın müdafisi Av. Veysi Eski ise, gazetecilere yönelik baskıların iktidarların klasik yöntemi olduğunu belirterek, İstanbul Barosu’na ceza verilmesinin hakikatin tartışılmasının istenmediğini gösterdiğini ifade etti ve tüm müvekkillerin beraatini talep etti.
“BU DAVA SAVUNULACAK DEĞİL, İTİRAZ EDİLECEK BİR DAVADIR”
İstanbul Barosu Sayman Üyesi Av. Ahmet Ergin ve Yönetim Kurulu Üyesi Av. Ekim Bilen Selimoğlu’nun müdafii Av. Kemal Aytaç, bu davanın savunma yapılacak değil, itiraz edilecek bir dava olduğunu vurguladı. Aytaç, savcılık mütalaasında insan haklarını savunmanın cezalandırılmasının talep edildiğini belirterek, baroların iktidarın çizdiği çemberde dönmek için değil, o çemberi aşmak için var olduğunu söyledi.
Av. Ahmet Ergin’in müdafii Av. Leyla Han Tüzel, davanın otoriter bir rejim inşa etme amacının parçası olduğunu ifade etti.
“İZİN ALINMADAN BAŞLATILAN SORUŞTURMA HUKUKEN YOK HÜKMÜNDEDİR”
Av. Engin Deniz Ergin, avukatlar hakkında Adalet Bakanlığı’ndan izin alınmadan soruşturma başlatıldığını, Avukatlık Kanunu’nun 76 ve 95. maddelerinden kaynaklanan hakların kullanımının engellenmek istendiğini belirterek beraat ya da usulden düşme kararı talep etti.
Av. Prof. Dr. Nihal Saban, savcının mütalaasının duruşmada yapılan savunmaları yok saydığını ifade ederken, Av. Erkan Albayrak ise iddia makamının delil sunamadığını, mütalaanın iddianamenin kopyası niteliğinde olduğunu söyledi.
Av. Fikret İlkiz, AYM içtihatlarına atıf yaparak, yargının avukatlara “görüş bildirme” yasağı getiremeyeceğini vurguladı.
Av. Hasan Fehmi Demir ise, “Somut davada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı iki vatandaşın ölümünü araştırmak yerine öldürülenleri terörist ilan ederek İstanbul Barosunu soruşturmaya girişmiştir. Cumhuriyet Başsavcısı, bu davranışı ile vatandaşların hukuk dışında çıkartılarak öldürülmesini meşrulaştırmaya çalışmıştır. Hukukun sınırlarına dönülmesi çağrısı yapıyoruz.” diye konuştu.
BARO BAŞKANLARINDAN ORTAK MESAJ: VAZGEÇMEYECEĞİZ
Muş Barosu Başkanı Av. Kadir Karaçelik, Burdur Barosu Başkanı Av. Meltem Özdemir, Denizli Barosu Başkanı Av. Ufuk Kök ve diğer baro başkanları yaptıkları açıklamalarda, baroların insan haklarını savunmaktan vazgeçmeyeceğini vurguladı.
Muş Barosu Başkanı Av. Karaçelik, “Muş Barosu olarak biz de bu hususa ilişkin İstanbul Barosu’ndan bir gün önce yaşam hakkı ihlaline dikkat çekmek amacıyla açıklama yapmış, ulusal ve uluslararası kuruluşları göreve çağırmıştık. Bize hukuksal değil politik bir mesaj veriliyor. Bu politik mesajı alıyoruz. Tutuklanabiliriz, yargılanabiliriz. Nitekim yargılanıyoruz. Bu bizi yıldırabilir mi ? Hayır. Beynimiz, dilimize hükmettiği müddetçe de vazgeçmeyeceğiz.” dedi.
“BU DAVA SİYASİ GEREKÇELERLE AÇILMIŞTIR"
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Ekim Bilen Selimoğlu müdafisi Av. Güray Dağ, “Bu dava siyasi gerekçelerle açılmıştır. Temelinde 100 yıldır çözülmeyen Kürt sorununa ilişkin İstanbul Barosunun etkili söz söylemiş olmasının yattığını düşünüyorum.” dedi.
Av. Doğan Selimoğlu ise “Kaboğlu ve yönetim kurulu üyeleri insan haklarını ve Baronun misyonunu gereğinde korumuştur. İddia konusu metni görünür anlamdan çekip başka bir anlam varmış gibi yapmadık. Her kelimesi ve anlamı ile savunduk. Burada verilecek karar yalnızca baro yönetimi için değil yargılama makamı açısından da verilecektir. Avukatların adaletin sağlanmasına tek başına gücü yetmese de sözümüzü söylemekten vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Barolar cebir ve tehdit kavramları ile asla yan yana getirilemez.” diye konuştu.
AMICUS CURIAE MÜTALAASI MAHKEMEYE SUNULDU
Av. Damla Atalay, Fransız Barolar Birliği ve Paris Barosu’nun da aralarında bulunduğu uluslararası hukuk kurumlarının imzasını taşıyan “Amicus Curiae” mütalaasını mahkemeye sundu.
Av. Hülya Gülbahar, davanın yargı tacizi niteliğinde olduğunu, baroların susturulmasının toplumu susturmak anlamına geldiğini ifade etti.
“SONRADAN ALINAN İZİN İHLALİ ORTADAN KALDIRMAZ”
İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu’nun müdafileri Av. Prof. Dr. Mehmet Köksal ve Av. Turgut Kazan, soruşturmanın izin alınmadan başlatıldığını, sonradan alınan iznin hukuka aykırılığı ortadan kaldırmayacağını belirterek davanın düşmesi ya da beraat kararı verilmesi gerektiğini vurguladı.
Av. Turgut Kazan; “Savcılık ilk celse yapılan onca savunmaya karşı mütalaasında bir gerekçe sunmadıysa niye mütalaa için 5 ay beklemiştir?
İki gazetecinin ölümü üzerine Şişhane meydanında bir açıklama yapmak istenmiş gazeteciler ve 4 avukat açıklama esnasında gözaltına alınmıştır.
Baro dava konusu açıklamayı bu olay üzerine yapmış ve gözaltına alınanların serbest bırakılmasını da talep etmiştir. Şişhane’de gözaltına alınanlar yargılanmış ve olayda TMK 7/2 unsurları oluşmadığından haklarında beraat kararı verilmiştir. Peki oradan oluşmayan suç, baronun açıklamasında nasıl oluşacaktır.” dedi.
SAVUNMALAR TAMAMLANDI, KARAR GÜNÜ BELLİ OLDU
Tüm müdafilerin esasa ilişkin savunmalarını tamamlaması nedeniyle Perşembe günü duruşma yapılmayacak.
Mahkeme, 9 Ocak Cuma günü saat 10.30’da son sözlerin alınmasının ardından kararını açıklayacak.
DURUŞMAYI TAKİP EDEN ULUSLARARASI HUKUK ÖRGÜTLERİ VE BAROLAR
İstanbul Barosu yönetiminin yargılandığı davayı; 83 farklı ülkenin hukukçularını temsil eden 30 baro ile 17 uluslararası hukuk birliğinin, aralarında çok sayıda baro başkanı ve üst düzey yöneticinin de bulunduğu temsilciler, duruşmanın üçüncü gününde de gözlemci olarak duruşmayı takip etti.
ÜLKE BAROLARI
Almanya Federal Barosu
Almanya Barolar Birliği
Berlin Barosu (Almanya)
Karlsruhe Barosu (Almanya)
Brüksel Barosu (Belçika)
Charleroi Barosu (Belçika)
Liége-Huy Barosu (Belçika)
Bulgaristan Yüksek Baro Konseyi
Sofya Barosu (Bulgaristan)
Haskovo Barosu (Bulgaristan)
Paris Barosu (Fransa)
Marsilya Barosu (Fransa)
Lyon Barosu (Fransa)
Bordeaux Barosu (Fransa)
Lille Barosu (Fransa)
Toulouse Barosu (Fransa)
Montpellier Barosu (Fransa)
Rennes Barosu (Fransa)
Grenoble Barosu (Fransa)
Hauts-de-Seine Barosu (Fransa)
Saine-Saint-Denis Barosu (Fransa)
Amsterdam Barosu (Hollanda)
Rotterdam Barosu (Hollanda)
İspanya Ulusal Barolar Konseyi
Cenevre Barosu (İsviçre)
Bologna Barosu (İtalya)
Brescia Barosu (İtalya)
Torino Barosu (İtalya)
Norveç Barolar Birliği
Polonya Baro Konseyi
*DURUŞMAYI İZLEYEN HUKUK BİRLİKLE VE DERNEKLER *
Berlin/Hamburg Ceza Savunma Dernekleri Organizasyon Ofisi
Almanya Cumhuriyetçi Avukatlar Derneği (RAV)
Fransa Baro Başkanları Konferansı
Fransa Ulusal Barolar Birliği (CNB)
Avukatlar İçin Avukatlar (L4L)
Sınır Tanımayan Savunma - Dayanışma içinde Avukatlar (DSF-AS)
Uluslararası Avukatlar Birliği - Hukukun Üstünlüğü Enstitüsü (UIA-IROL)
Tehlike Altındaki Avukatlar İçin Uluslararası Gözlemevi (OIAD)
Avrupalı Demokrat Avukatlar (AED/EDL)
Hollanda Sosyal Avukatlar Birliği (VSAN)
Ortak Hukuk Geleneğine Sahip Uluslararası Barolar Konferansı (CIB)
Avrupa Barolar Federasyonu (FBE)
Belçika Fransızca ve Almanca Konuşan Barolar Birliği (OBFG)
İsviçre Demokratik Hukukçular Birliği (DJS)
Avrupa Demokrasi ve Dünya İnsan Hakları İçin Avukatlar Birliği (ELDH)
Avrupa Barolar ve Hukuk Birlikleri Konseyi (CCBE)
İtalyan Ceza Avukatları Odaları Birliği Tehdit Altındaki Avukatlar Gözlemevi (UCPI)
BAROLARI TEMSİL EDİLEN ÜLKELER
Fransa, Almanya, Hollanda, İtalya, Belçika, İsviçre, Bulgaristan, İspanya, Norveç, Polonya.
*FBE TARAFINDAN TEMSİL EDİLEN ÜLKELER *
Azerbaycan, Çek Cumhuriyeti, İrlanda, Lüksemburg, Portekiz, Kosova Cumhuriyeti, Romanya, Avusturya, Ukrayna, Birleşik Krallık, Yunanistan.
CIB TARAFINDAN TEMSİL EDİLEN ÜLKELER
Ermenistan, Cezayir, Benin, Burkina Faso, Burundi, Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Komorlar, Kongo Cumhuriyeti, Fildişi Sahili, Cibuti, Gabon, Gine-Bissau, Gine Cumhuriyeti, Mauritius, Madagaskar, Mali, Fas, Moritanya, Nijer, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Ruanda, Senegal, Çad, Togo, Tunus, Kanada, Amerika Birleşik Devletleri, Guadeloupe, Saint-Martin, Saint-Barthélémy, Haiti, Martinik, Kamboçya, Laos, Lübnan, Suriye, Vietnam.
CCBE TARAFINDAN TEMSİL EDİLEN ÜLKELER
Kıbrıs, Hırvatistan, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Macaristan, İzlanda, Letonya, Lihtenştayn, Litvanya, Malta, Slovak Cumhuriyeti, Slovenya, İsveç, Karadağ, Sırbistan, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Gürcistan, Kuzey Makedonya, Moldova, Andorra, San Marino.