HABERLER
  • Son Güncelleme : 05.03.2021 16:11
  • Haber Giriş : 06.03.2021 01:54
  • Etkinlik : 05.03.2021

İnsan Hakları Eylem Planı Hakkında Açıklamamızdır

2 Mart 2021 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 11 temel ilke, 9 amaç, 50 hedef ve 393 faaliyetten oluşan bir “İnsan Hakları Eylem Planı” [Eylem Planı] metni kamuoyuna açıklanmıştır.

Eylem Planının içeriğindeki hedef ve faaliyetlerin önemli bir kısmına katılmamak mümkün değildir. Bununla birlikte, esasen bir hukuk devletinde olması gereken ve evrensel insan hakları temel ilkelerinin asgari unsurlara ilişkin olan bu hedeflerin büyük bir organizasyon ile açıklanması, ülke olarak temel hak ve özgürlükler konusundaki durumumuzun ne olduğuna da işaret etmektedir.

Belirtmemiz gerekir ki ülkemizde yıllardır devam eden hak ve özgürlüklerin etkin kullanımına ilişkin sorunlarının büyük kısmı, kanunların ve ikincil mevzuatın eksik veya hatalı olmasından değil, erkler ayrılığının gereği gibi sağlanmamış olmasından ve bunun kaçınılmaz bir sonucu olarak hak ve özgürlüklerin teminat altına alındığı T.C. Anayasası ve yürürlükteki yasa hükümlerinin yargı mercileri ve kamu makamları tarafından olması gerektiği şekilde uygulanmamasından kaynaklanmaktadır.

Örneğin; mevzuatta en son çare olarak ancak yasal şartları oluştuğunda başvurulabilecek bir koruma tedbiri olarak öngörülen tutuklamanın Anayasamıza, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne [AİHS] ve Ceza Muhakemesi Kanunu’na aykırı uygulamalarla adeta bir ön infaz yöntemine dönüştürülmesi, ifade özgürlüğü başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi [AİHM]/Anayasa Mahkemesi [AYM] kararlarına ve Anayasal ve yasal hükümlere rağmen oldukça dar yorumlanması, yine Anayasamızın açık hükmü gereği yasama, yürütme ve yargı organlarının uymakla yükümlü olduğu AYM ve AİHM kararlarının dahi icra edilmemesi gibi sorunların kaynağı, Eylem Planı’nda işaret edilen mevzuat değildir. Yürürlükteki mevzuat zaten asgari teminatları haizdir.

Hak ve özgürlüklere dair açık Anayasal ve yasal güvencelerin pratikte uygulanamamasının en temel sebebi, yargı bağımsızlığının ve tarafsızlığının sağlanamamasıdır. Hakimlerin bütün özlük ve disiplin işlemleri konusunda münhasır yetkili olan Hakimler ve Savcılar Kurulunun [HSK] yapısı ile Anayasa Mahkemesi üyeleri, neredeyse tamamen yürütme organı tarafından belirlenmektedir. Yargı teşkilatının yürütme organının güdümünde olması, hakim ve savcıların Anayasal teminatlarının anlamsızlaşmasına neden olmuştur. Bu sorunlar hakimlik ve savcılık alımlarındaki liyakat ve objektiflik sorunlarıyla da birleşince yargı organının hukuk devletini koruma işlevini gerçekleştirme kapasitesi iyice azalmış, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı adeta sembolik bir düzeye taşınmıştır.

Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı sağlanmaksızın, Eylem Planında yer alan ve zaten hukuk devletinin gereği olan hedef ve amaçların uygulamaya yansıması ihtimalinin bir hayli düşük olduğunu samimiyetle kabul etmek gerekir. Nitekim, 2014 yılında açıklanan “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi İhlallerinin Önlenmesine İlişkin Eylem Planı”nda yer alan faaliyetlerin tamamen hayata geçirilmesi henüz sağlanabilmiş değildir. Dahası, HSK İlke kararının 6. maddesinde 2020 yılında değişiklik dahi yapılmış olmasına rağmen, AYM ve AİHM kararlarının icra ve uygulanma sorunları bakımından ülkemizin geriye düştüğü gözlemlenmektedir.

İnsan Hakları Eylem Planı’ndan çok daha önce yargı bağımsızlığının tam olarak sağlanması gerekmektedir. Yargının bağımsızlığı ve yargıya güven temin edilmediği bir ortamda yapılmak istenen hiçbir iyi niyetli yargı reformu gerçekçi ve kalıcı olmayacaktır.

İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi olarak, insan hakları alanında yapılmak istenen her iyileştirmeyi ve tüm iyiniyetli yargı reformu çabalarını olumlu karşılamaktayız. Ancak, değindiğimiz gerekçelerle, İnsan Hakları Eylem Planı’nda belirtilen amaçların mevcut uygulamaya etkin şekilde yansıyabileceğinden haklı bir şüphe duyduğumuzu belirtir, hukuk alanındaki reform iradesinin öncelikle yargı bağımsızlığının temin edilmesi ile başlatılmasının gereğinin altını çizeriz.

İSTANBUL BAROSU İNSAN HAKLARI MERKEZİ

YAZDIR
Yükleniyor...