HABERLER
  • Son Güncelleme : 12.03.2021 10:25
  • Haber Giriş : 05.03.2021 15:56
  • Etkinlik : 05.03.2021

Baroların Dava Açma Yetkisiyle İlgili Danıştay’dan Özlenen Karar

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün, Twitter üzerinden tüm yurttaşlara yapmış olduğu 19.11.2015 tarihli: "Uçak altı bagajlarınız güvenlik sebebi ile güvenlik birimlerince açılıp incelenebileceği için bagajınızı kilitlememeniz gerekmektedir. Uçak altı kilitli bagajlar, gerektiğinde güvenlik birimlerince kilitleri kırılarak açılmak zorunda kalınmakta ve içine not konulmaktadır" duyurunun, uçuş güvenliğinin sağlanmasının bir gereklilik ve zorunluluk olması ile birlikte, sağlanmak istenen uçuş güvenliğinin insan onur ve haysiyeti ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi ile güvence altına alınan temel hakları ihlal etmemesi gerektiği, yine mevzuat düzenlemesi yoluna gitmek yerine sosyal paylaşım sitesi üzerinde duyuru yapılmak suretiyle hukuk devleti prensibine aykırılık teşkil etmesi gerekçesi ile iptali ile yürütmesinin durdurulması istemli olarak Baromuzca açılan davada, Danıştay 10. Dairesi’nin 18.10.2016 gün ve 2015/5152 E. no’lu yürütmenin durdurulmasının reddi kararı, itirazımız üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.01.2017 gün ve 2016/1739 YD İtiraz No’lu kararı ile kaldırılarak, yürütmenin durdurulmasına karar verilmişti.

Danıştay 10. Dairesi 26.12.2019 gün ve 2015/5152 E. 2019/11106 K. no’lu kararı ile, dava konusu işlemin avukatlık mesleği ile ilgili herhangi bir düzenleme getirmediği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 76 ve 95. maddelerinde barolara verilen "hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak" görevinin ise barolara avukatlık mesleği ile ilgili meşru, güncel ve kişisel olmayan konularda tek başına dava açma imkanı vermediği gerekçeleri ile davanın oyçokluğuyla ehliyet yönünden reddine karar verilmişti.

Kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 23.12.2020 gün ve 2020/1033 E. 2020/3395 K. no’lu kararı ile, “Davacı tarafından, dava konusu düzenlemelerin, başta Anayasa olmak üzere ulusal ve uluslararası kişi hak ve hürriyetlerini esas alan temel düzenlemelere aykırı olduğu, söz konusu duyurunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesinde ve Anayasa'nın 20. maddesinde düzenlenen özel yaşamın gizliliğini ihlal ettiği, ancak yasa ile temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılabileceği, yapılan sınırlamanın orantılı ve ölçülü olduğundan da söz edilemeyeceği savıyla açılan davanın, bu özelliği itibarıyla genel kamu yararı ile ilgili bulunduğu açıktır.” denilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Kararı görmek için tıklayınız.


 

YAZDIR
Yükleniyor...