Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Unvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Unvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 22.11.2019 14:00
  • Haber Giriş : 22.11.2019 11:50
  • Etkinlik : 20.11.2019

Basın Açıklaması: Dünya Çocuk Hakları Günü

20 Kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda imzalanan Çocuk Hakları Sözleşmesi, toplam 196 ülke tarafından imzalanan en geniş katılımlı sözleşmedir. Aynı zamanda 20 Kasım, "Dünya Çocuk Hakları Günü" ilan edilmiştir. Ayrımsız tüm çocuklar için temel insan haklarını barındıran sözleşme, çocuklar adına yapılan tüm işlemlerde esas olarak çocuğun üstün yararını hedefleme yükümlülüğünü getirmiştir.

Bugün sözleşmenin imzalanmasının otuzuncu yılıdır. Aradan geçen zamanda çocuk hak mağduriyetleri dünyanın birçok yerinde artarak devam etmektedir. Çalıştırılan, sokakta yaşayan, dilendirilen, fiziksel-duygusal şiddete maruz kalan, savaş ve çatışma bölgelerinde yaşayan, tecavüz, tacize maruz kalan, fuhuşa zorlanan, ayrımcılığa maruz kalan, yoksulluk açlık eğitimsizlik sağlıksız çevrelerde yaşamak zorunda bırakılan vb hak ihlallerine maruz kalan çocuklar tüm dünyada varlığını sürdürmektedir.

Türkiye'de çocuk istismar ve ihmalleri noktasında yapılan tüm yasal düzenlemelere rağmen etkin sonuçlara ulaşamamaktadır. Özellikle çocuk mağduriyetleri ve suça sürüklenen çocuklardaki artış sadece yasal düzenlemelerle giderilemeyecek boyutlara gelmiştir. Çocuk adalet sisteminin fiilden çok faile odaklanması, çocuğun çevresi ile bir bütün şeklinde değerlendirilmesi ve bu kapsamda çocuğun ihtiyaçlarının dikkate alınması gerekliliği unutulmamalıdır. Yine aynı şekilde çocuk hakları göz ardı edilerek, geleneksel ihtiyaçlar olduğu öne çıkarılarak, çocuk istismarlarına gerekçe oluşturacak, kamuoyu algısının şekillendirilmesinden kaçınılmalıdır. Son dönemlerde yargı paketi adı altında gene çocukların istismarcısı ile evlendirilmesi, çocuk mağdur ile fail arasında 10 yaş olması halinde cezasızlık tartışmaları gündeme gelmiştir. Bu tartışma toplumsal bir ihtiyaç değildir. Çocuklara "yasal tecavüzün" önünü açacak benzer düzenlemeler dile dahi getirilmemelidir. Çocuklara yönelik eril ve cinsiyetçi dilden uzaklaşılması şarttır.

Çocuğun korunmasını sağlama ve çocuk mağduriyetlerini önleme yolunda etkin bütüncül bir politika oluşturmanın veya var olan politikalardaki sorunları belirlemenin temeli de doğru tarafsız istatistik raporlama yapılmasından geçmektedir. Bugün hemen her kurum kendine göre raporlama yapmakta ve gerçeğin bir yönünü gösterebilmektedir. Bu dağınıklığın en büyük tehlikesi de sorunların sorumlularının tespiti noktasında yaşanmaktadır. Resmi istatistik kurumu TUİK verileri tartışılır hale gelmiştir. O nedenle öncelikle çocukla ilgili alanlarda çalışan sivil toplum örgütlerinin verileri dahil olmak üzere çocuk hak ihlalleri ve ihtiyaçlar noktasında doğru tarafsız raporlama- izleme sisteminin oluşturulması gerekmektedir.

Çocuklara yönelik her türlü ihmal istismarın ve bunların meşrulaştırılmasına dönük düzenlemenin karşısında olacağımızı belirtir, evrensel değerlere yakışır çocuk hak ve özgürlüklerinin çocuğun üstün yararı çerçevesinde değerlendirildiği bir sistem için mücadele edeceğimizi ifade ederiz

İSTANBUL BAROSU ÇOCUK HAKLARI MERKEZİ

 

YAZDIR
Yükleniyor...