Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Unvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Unvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 12.07.2019 14:56
  • Haber Giriş : 08.07.2019 09:05
  • Etkinlik : 08.07.2019

SETA Raporu İfade ve Basın Özgürlüğüne Yönelik Bir Tehdittir

Geçtiğimiz gün SETA adlı kuruluş tarafından "Uluslararası Medya Kuruluşlarının Türkiye Uzantıları" adı altında yayınladığı rapor, içeriği, üslubu, zamanı ve temeli itibariyle ifade ve basın özgürlüğüne yönelik bir potansiyel tehdit mahiyetindedir.

Rapor, objektif değerlendirmeler taşısa, bu değerlendirmeler üzerinden  – subjektif olsa dahi -  sonuçlar üretmiş olsa, tarafımızca yapılacak değerlendirme, SETA’nın da ifade özgürlüğüne saygı yönünde gelişirdi. Ancak, basın dünyasının ne iş yaptığını bildiği kuruluşların ve o kuruluşlardaki gazetecilerin – tek tek isimlerini de sıralayarak – yapılan ihbar nitelikli ifadeler, bu raporu bir “fezleke” niteliğine büründürmüştür.

Son yıllarda, özellikle ifade ve basın özgürlüğümüzü tehdit mahiyeti taşıyan pek çok davada da gözlediğimiz gibi, herhangi bir delile dayanmayan isnatlar, iddianameye dönüşebilmektedir. Bu rapor da, taşıdığı “ihbar” özelliği öne çıkarılarak bir iddianameye dönüşürse, dava öncesinde başlatılan algı operasyonları için düğmeye basılmış olduğu anlaşılacaktır. “Eleştirel görüşlerini ön plana çıkarmak” ve/veya “”hükümete karşı söylemlerde bulunmak” gibi kimi saptamaları kriminalize etme çabaları, bu raporu klasik bir “durum saptama” niyetinden uzaklaştırmaktadır.

Kaldı ki, “AİHM’nin beraat kararını savunmak” gibi, cehalet örneği ifadeleri de içeren rapor, bu yönüyle ciddiye alınmaya değer bulunmaz gibi görünse de, “dış kaynak” vurgusunun “işbirliği” biçimindeki sunumuyla da, hazırlanmış bir senaryonun fragmanı niteliğindedir. Bu yönüyle bir “Andıç” özelliği de taşıyan Rapor, yandaş bakış açısının tahammül gösteremediği ifade ve basın özgürlüğünün kısıtlanmasına yönelik gözdağıdır. Adı geçen gazetecilerin tümünün “muhalif” niteliği, bu saptamamızın temelini oluşturmaktadır.

Raporun, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi, kaydı ve iletilmesinin ihlali gibi yasaların suç saydığı eylemleri içerdiği de Baromuz tarafından tesbit edilmiştir.Bu çerçeveden hareketle, Avukatlık Kanununun 76 ve 95. Maddelerinin Baromuza görev olarak yüklediği sorumluluklar çerçevesinde, raporu yayınlayan kuruluş yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.

İstanbul Barosu, aynı sorumluluğunun gereği olarak “halkın haber alma özgürlüğünün” sahiplenicisi olacak ve bu bağlamı nedeniyle raporda adı geçen gazetecilerin de müdafii konumunda bulunacaktır.

Kamuoyuna saygı ile sunarız.

İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI

 

Gazetecilerin Fişlenmesi Hakkında Suç Duyurusu

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA)'nın, yabancı medya kuruluşlarında çalışan gazetecilerin öz geçmişleri, çalıştıkları uluslar arası kuruluşlar ve sosyal medya gönderilerinin "Uluslararası Medya Kuruluşlarının Türkiye Uzantıları" adı altında raporlanması hakkında İstanbul Barosu, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi, kaydı ve iletilmesinin ihlali nedeni ile suç duyurusunda bulundu.

YAZDIR
Yükleniyor...