Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Unvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Unvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 04.07.2019 14:30
  • Haber Giriş : 30.06.2019 20:27
  • Etkinlik : 29.06.2019

23 Haziranda Sandık, ‘Değiştirebilme Yeteneğine’ Kavuşmuştur

İstanbul Barosu Baro Meclisinin 46. Olağan Genel Kurul toplantısı, 29 Haziran 2019 Cumartesi günü saat 13.00’da baromuz merkez bina konferans salonunda yapıldı.

Baro Meclisi Divan Başkanı Av. Füsun Dikmenli, toplantının açılışında, Genel Kurulu, Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, şehitlerimiz ve yitirdiğimiz meslektaşlarımız için saygı duruşu ve İstiklal Marşı’na davet etti.

Gündemin ikinci maddesine göre İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, son aylardaki bazı gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Durakoğlu, özellikle 2007’den sonra Ergenekon ve Balyoz sürecinde yargı kullanılarak yaşanan hukuksuzluklar, Cumhuriyet ve Sözcü gazetelerinin yargılanmaları, gezi davası, medya ve düşünce özgürlüğünün ortadan kaldırılması çerçevesinde geniş bir özet yaparak konuşmasına başladı. Durakoğlu, yargının sadece yargıdan ibaret olmadığı, yargının araçsallaştırıldığı bir ortamda siyasetin de tıkandığını ve çözüm üretemediğine dikkat çekti.

Türkiye’de yargı eliyle hukuksuzlukların da meşrulaştırıldığını, 23 Haziran seçimine yönelik 31 Mart’tan sonra gerçekleşen tablonun da bundan başka bir şey olmadığını belirten Mehmet Durakoğlu şunları söyledi: “31 Mart seçiminden sonra iktidar partisinin yaptığı itiraz ve YSK’nın aldığı tavır, öyle sanıyorum ki Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, hukuk tarihinde özenle değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya çıkardı. Bu tablo demokrasiye karşı çok ciddi bir tehdidi ortaya koymuştur. Sandık, demokrasinin bir enstrümanıdır ama her şeyi değildir. Sandık seçme yeteneğinin yanı sıra değiştirebilme yeteneğine de sahip olmalıdır. 6 Mayıs’taki YSK kararı sandığın değiştirme yeteneğini ortadan kaldırmıştı. Bunu yaparken yine yargı kullanıldı. O andan itibaren İstanbul Barosunun tavrı değişmeliydi. Bu kez tehdit demokrasiyeydi. Bu kriz karşısında tavrımızı koymalıydık.”

Bir eylem planı hazırlayarak Türkiye’deki bütün avukatları 23 Haziran’da göreve çağırdıklarını, sekiz binden fazla avukatın o gün sandıklarda görev aldıklarını belirten Durakoğlu, bu arada meslek odalarını, emek kuruluşlarını, sivil toplum örgütlerini ve sanatçıları bir araya getirdiklerini, birlikte hareket ettiklerini ve demokrasi dayanışması oluşturduklarını bildirdi. Demokrasi ve Dayanışma Nöbeti adı altında her gün İstanbul Barosunun önünde eylem yaptıklarını vurgulayan Durakoğlu,   “Emeği geçenlere, bize destek verenlere çok teşekkür ediyorum. Bu aşamada demokrasinin hukuka ihtiyacı vardı. Biz İstanbul Barosu olarak demokrasinin hukuka ihtiyacını giderdik. Çünkü artık sandık, seçmenin yanı sıra değiştirebilme yeteneğine de kavuşmuştur. Bundan son derecede mutluluk duyuyorum. İstanbul Barosunun tarihine onurlu bir sayfa daha eklendiğini düşünüyorum” dedi.

Yargı Reformu Strateji Belgesi ile ilgili değerlendirmeler de yapan Mehmet Durakoğlu, İstanbul Barosu olarak belgeyi ciddiye almadıklarını, daha önce iki kez ilan edilen strateji belgesinin Türkiye’yi ne çıkmazlara soktuğunu, yargıyı ne hale getirdiğini bildiklerini, önce ilan edilen iki strateji belgesindeki ifadelerin yeni belgede de aynen muhafaza edildiğini, bu nedenle inandırıcılığı bulunmadığını kaydetti.

Türkiye Barolar Birliğinin 4 Mayıs 2019’da Samsunda yapılan Genel kuruluna da değinen Durakoğlu, bu toplantı öncesinde İstanbul Barosu TBB Delegeleri olarak yapılan toplantıda birlik içindeki tutumun değerlendirildiğini bildirdi.

TBB Başkanlık makamından kaynaklanan ciddi bazı tereddütlerle karşı karşıya olduklarını belirten Durakoğlu, tereddütlerinin somut bir noktaya taşındığını hatırlattı. 4 Mayıs’ta Samsun’da yapılan genel kuruldaki konuşmasından özet bilgiler aktaran Durakoğlu şunları söyledi: “Daha önce TBB Başkanlık makamında bir eksen kayması olduğu sonucuna vardığımızı açıklamıştık. Şimdi geldiğimiz nokta taraflardan birisinin TBB Başkanının olduğu bir dönem. Mücadele bir tarafa bırakıldı, artık müzakere ile sonuç alınmaya çalışılıyor. Müzakere nasıl bir sonuç verecek, bilinmiyor”.

Kaybettiğimiz değerleri yeniden kazanabilmek adına yeni mücadelelere hazırlandıklarını vurgulayan Mehmet Durakoğlu, “16 Nisan 2017’den itibaren adına Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen bu garip sistemin bir yıl sonra bizi getirdiği noktayı çok dikkatle irdelememiz gerektiğini düşünüyorum. Kaybettiğimiz kuvvetler ayrılığının yeniden kazanılması için yeni bir mücadele bayrağını açmak zorundayız” dedi.

Başkanın konuşmasından sonra Divan başkanı, gündemdeki konu hakkında konuşmak isteyenlere söz verdi.

İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Nazan Moroğlu: Yargı Reformu Strateji Belgesini ciddiye almıyoruz. Daha öncekilerden hiç farkı yok. Bu belgeyi inandırıcı bulmuyoruz.

Aile hukukuna arabuluculuğu getirmeye çalışıyorlar. Aile hukuku Arabuluculuğa hiç ihtiyaç bulunmayan bir alandır. Arabuluculuk eşitler arasında yapılır. Bu nenle aile hukukunda arabuluculuğa şiddetle karşı çıkıyoruz.

Av. Aydeniz Alisbah Tuskan: Nafaka konusuna değindi. 100-200 lira nafaka almak için mücadele eden kadınlar bulunduğunu bildirdi, soruna çözü aranmasını belirtti. TBB Başkanının konuşmalarına eleştirilere yöneltti. Yenilenen 23 Haziran seçiminde “pek çok baro başkanı İstanbul Barosunu destek için geldi, TBB Başkanı gelmedi’ dedi. Aile hukukunda arabuluculuğa karşı çıktı ve kaybedilmiş hakları kazanmak için yeniden mücadele etmeleri gerektiğini söyledi.

Av. Uğur Yetimoğlu: Baro etkinliklerine ilginin artırılması için çaba göstermek gerektiğini vurguladı. Yargı Reformu Strateji Belgesini ‘konuşmaya değemez’ buldu. TBB yönetimine eleştiriler yöneltti. Birlik beraberlik olmazsa meslek sorunlarını çözemeyiz. TBB Başkanında eksen kayması varsa gereği neyse yapılmalı, bence burada eksen kayması değil siyasi ittifak var, bu mücadeleyi ortaya koymalıyız dedi.

Av. Fikret İlkiz: Konuşmasının tamamını Yargı Reformu Strateji Belgesine ayırdı. Uzunca konuşmasında son 15 yılda gündeme getirilen strateji belgelerinin serencamını gözler önüne serdi. Yeni strateji belgesinin eskilerinden bir farkı bulunmadığını, ihtiyaç oldukça ısıtıp yeniden gündeme getirildiğini belirtti ve ‘aklımızla alay ediliyor’ dedi.

Av. Ulvi Şöhretoğlu: Hukuk reformu, sadece hukuk bilgisi değil, sosyoloji ve tarih bilgisi de gerektirir dedi.

Av. Zeki Yıldan: 1961 Anayasasının hazırlanışında hata yapıldığını, Altıok’un anayasadan çıkarıldığını ve emperyalizmin anayasası haline geldiğini söyledi.

Konuşmaların tamamlanmasından sonra, Baro Meclisi Divanı Başkan Vekili Av. Onur İste ve Bağlı Çalışan Avukatlar Kurulu Başkanı Av. Özge Demir, Baro Meclisi Divanının meslek kuralları ile ilgili yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdiler.

Dilekler bölümünde konuşmak isteyen bulunmadığı ve gündem de tamamlandığından Başkan Av. Füsun Dikmenli oturumu kapattığını bildirdi.

YAZDIR
Yükleniyor...