Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 06.03.2019 12:48
  • Haber Giriş : 07.03.2019 17:27
  • Etkinlik : 02.03.2019

Kadına Yönelik Şiddet ve İstanbul Sözleşmesi

Türk Ceza Hukuku Derneği (TCHD) ve İstanbul Barosu Başkanlığının ‘Pazartesi Forumları’ adıyla birlikte düzenledikleri ‘Kadına Yönelik Şiddet ve İstanbul Sözleşmesi’ konulu forum 04 Mart 2019 Pazartesi günü baromuz merkez bina konferans salonunda yapıldı.

Forumu, Türk Hukukçu Kadınlar Derneği Başkanı Av. Süreyya Turan yönetti. Turan, forumun 8 Mart Dünya Kadınlar Haftası nedeniyle düzenlendiğini belirterek tarihteki kadın hakları mücadelelerine ilişkin bilgi verdi.

Türkiye’de ilk defa 1921 yılında Dünya Emekçi Kadınlar günü kutlandığını, daha sonra 1926 yılında kadınlara çeşitli haklar verildiğini belirten Turan, 1979 yılında kısa adı CEDAW olan uluslararası sözleşmenin imzalandığını bildirdi.

2002 yılında kadın ve sivil toplum kuruluşlarının da etkisiyle Medeni Kanunda önemli değişiklikler yapıldığını, ailede reislik kavramının kaldırıldığını hatırlatan Süreyya Turan, 4320 ve 6284 sayılı yasaların çıkarılmasından sonra İstanbul Sözleşmesinin imzalandığını anlattı. Turan, İstanbul Sözleşmesini, aile içi şiddet konusunda devlete karşı yaptırım gücü ve denetim mekanizması olan, şiddetin kadın erkek eşitsizliğinin bir sonucu olduğunu vurgulayan çok önemli bir sözleşme olarak niteledi.

Forumun konuşmacısı İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Nazan Moroğlu, “Kadına şiddet ister kamusal alanda, ister aile içinde meydana gelsin kadınların ruhsal, fiziksel, sosyal, cinsel, ekonomik acı çekmesine, zarar görmesine neden oluyor, onurunu zedeliyor, özgüvenini yitiriyor, temel insan haklarını kullanmasını da etkiliyor” dedi. Moroğlu, kadına yönelik şiddetin kadınlara yönelik ayrımcılığın bir biçimi ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan bir insan hakları ihlali olduğunu söyledi.

İnsan hakları ve kadın hakları konusunda önemli aşamalar hakkında bilgi veren Moroğlu, Birleşmiş Milletlerin 1975 yılında dünya kadın konferansı topladığını, yoğun tartışmalardan sonra kadınların insan hakları sözleşmesi denebilecek bir yol haritasına ihtiyaç olduğuna karar verildiğini ve kadınlara her türlü ayrımcılığın kaldırılması sözleşmesi hazırlama aşamasına gelindiğini bildirdi.

Kısa adı CEDAW olan sözleşmenin 1975’den 79’a kadar süren uzun tartışmalar sonunda çok kapsamlı olarak hazırlanmış bir sözleşme olduğunun altını çizen Nazan Moroğlu, bu sözleşmenin Kadın haklarına ilişkin bir yol haritası olmasına rağmen bu kadar önemli ve kapsamlı bir sözleşmede kadına yönelik şiddete ilişkin tek sözcüğün bulunmadığını söyledi. Moroğlu, Sözleşmede aile içindeki kadının baskı altındaki durumları ‘özel alan’ kabul edildiği için sözleşmeye alınmadığını kaydetti.

Nazan Moroğlu, kadına yönelik şiddetle ilgili bilgi ve belgelerin uluslararası hukuka girmeye başlaması üzerine, uzun uğraşlardan sonra kadına yönelik şiddetle mücadele için kısaca İstanbul Sözleşmesi olarak anılan uluslararası sözleşmenin 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzalandığını ve Ağustos 2014 yılında da yürürlüğe girdiğini bildirdi.

Moroğlu konuşmasının kalan bölümünde Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi – İstanbul Sözleşmesi’ni detaylarıyla irdeledi.

Moroğlu’nun sunumunu tamamlamasından sonra soru/cevap bölümüne geçildi.  

YAZDIR
Yükleniyor...