Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 25.02.2019 10:36
  • Haber Giriş : 05.03.2019 18:19
  • Etkinlik : 02.03.2019

İnsan Hakları Savunucularının Korunması

İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi tarafından düzenlenen ‘İnsan Hakları Savunucularının Korunması’ konulu panel, 2 Mart 2019 Cumartesi günü saat 15.00’te İstanbul Barosu Kültür Merkezi Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

Panelin başlangıcında İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Av. Yasemen Öztürkcan tarafından Merkezin çalışmaları ve faaliyet planı hakkında bilgi verildi. Konuşmasında insan haklarının her zamankinden daha fazla ihlal edildiğine vurgu yapan Öztürkcan, hak savunucularının karşılaştıkları sayısız güçlük ile mücadele etmekte olduklarının altını çizdi.

Panelin açılış konuşmasını yapan İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Nazan Moroğlu ise insan hakları savunucularının korunmasının büyük bir önem arz ettiğini belirterek panel konusunun isabetliliğine dikkat çekti. Moroğlu, insan hakları savunucularının giderek artan şekilde baskı ve ihlale maruz kalarak mücadelesini sürdürmekte olduğunu belirtti.

Panelin "Uluslararası Kavramsal Çerçeve" başlıklı oturumunu yöneten İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Tarhanlı, insan hakları savunuculuğunun uluslararası ve ulusal çerçevedeki tarihsel gelişimi hakkında detaylı bilgiler verdi. Tarhanlı, bu konunun özellikle BM mekanizması içerisinde nasıl düzenlendiğine ilişkin ayrıntılı bilgiler sundu.

Oturumun ilk konuşmacısı olarak söz alan Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi'nde görevli Av. Tankut Soykan, öncelikle insan hakları savunuculuğunun kavramsal çerçevesinden bahsederek, yalnızca avukatların değil farklı meslek kollarında görev yapan kişilerin de insan hakları savunucusu olarak değerlendirilebileceğini ifade etti. Soykan, insan hakları savunuculuğunun AGİT ve Avrupa Konseyi düzenlemelerinde nasıl ele alındığını ayrıntılı şekilde açıkladı. Son olarak avukatlık mesleğini yürüten insan hakları savunucularının yararlanabileceği düzenlemeler ve başvuru yolları hakkında bilgiler verdi.

Oturumun ikinci konuşmacısı olarak Uluslararası Af Örgütü Türkiye'den katılan Ruhat Sena Akşener, bu konuya ilişkin olarak pratikte karşılaşılan zorluklara değindi. İnsan hakları savunuculuğunun son dönemde yalnızca ülkemizde değil dünya genelinde ciddi baskılarla karşılaştığını, insan hakları savunucusu olmanın Türkiye'de her dönemde zor olduğunu belirten Akşener, yakın dönemde ise savunucuların yoğun bir şekilde itibarsızlaştırmayla karşılaştığını söyledi. 

"Uygulamada İnsan Hakları Savunucularının Korunması ve Çözüm Önerileri" başlıklı ikinci oturumu yöneten İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi Başkanı Av. Tuğçe Duygu Köksal ise ilk oturumdaki konuşmacıların insan hakları savunuculuğunun kapsamına ilişkin oldukça detaylı bilgiler verdiğini belirtti. Köksal bu doğrultuda ikinci oturumda ülkemizdeki uygulamalar ve hukuki anlamda karşılaşılan zorlukların ele alınmasının faydalı olacağını belirtti.

Bu oturumun ilk konuşmacısı olarak söz alan İstanbul Barosu Üyesi Av. Benan Molu, savunuculara yönelik yargı süreçlerindeki uygulamalardan bahsetti. Molu, bu konuya ilişkin olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başta olmak üzere uluslararası ve ulusal düzeydeki karar ve uygulamalardan detaylı örnekler verdi. Molu, özellikle avukatların başvurabilecekleri hukuki yollara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Oturumun ikinci konuşmacısı olan İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Öznur Sevdiren, konuyu ceza hukuku perspektifinden ele aldı. İnsan hakları savunucularının maruz kaldığı yargılama süreçlerindeki temel sorunlara değinen Sevdiren, Türk Ceza Kanunu'nda bu konuda öne çıkan hükümleri ulusal ve uluslararası görüşler çerçevesinde değerlendirdi.

Oturumun ardından soru-cevap bölümüne geçildi.

Panelin sonunda çevre hakkının bir insan hakkı olduğu vurgulanarak, çevrenin korunmasına katkı sunmak ve konuşmacılara teşekkür etmek adına, toplantının anısına yapılan fidan bağışına ilişkin sertifikalar İnsan Hakları Merkezi Başkanı Av. Tuğçe Duygu Köksal tarafından takdim edildi.

 

 

YAZDIR
Yükleniyor...