Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 29.01.2019 12:00
  • Haber Giriş : 15.01.2019 15:25
  • Etkinlik : 15.01.2019

Erdal Doğan Olayında Son Derecede Ciddi Bir Tehdit Karşısındayız

İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, baromuz üyesi Av. Erdal Doğan’ın sürdürmekte olduğu avukatlık görevinden kaynaklanan nedenlerle karanlık güç odaklarının tehdidi altında bulunması üzerine, Erdal Doğan’ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği şikâyet dilekçesine ek olarak Doğan’ın avukatları ve İstanbul Barosunun da İstanbul C. Başsavcılığına ‘etkin soruşturma’ yapılmasına yönelik dilekçeler verildiğini bildirdi.

İstanbul Barosu Başkanı Durakoğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri ve avukat meslektaşlarıyla birlikte 15 Ocak 2019 Salı günü saat 13.30’da İstanbul Adalet Sarayı önünde bir basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasında Erdal Doğan ve ailesinin ciddi bir tehditle karşı karşıya bulunduğunu ve Erdal Doğan’a yapılan bu tehdidi tüm avukatlara yapılmış saydıklarını belirten Mehmet Durakoğlu, “Avukatlar olarak, baro olarak, meslektaşımızın yanında olduğumuzun ve bu tür tehditlere karşı savunma makamı olarak daima mesleki dayanışma içinde bulunmaya özen göstereceğimizin bilinmesini isteriz” dedi.

İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu’nun yaptığı basın açıklaması şöyle:

“Sayın Basın Mensupları;

Baromuzun Üyesi, Av. Erdal Doğan hepimizin yakından tanıdığı ve ülkemizdeki insan hakları ihlallerden kaynaklanan davalarda mağdurların yanında yer alan meslektaşımızdır. Özellikle, Hrant Dink ve Malatya Zirve Yayınevi davaları bu örneklerden sadece ikisidir.

Av. Erdal Doğan'ın takip ettiği bu davalardaki konumu nedeniyle, ölüm tehditleri aldığı ve bu tehditlerin gölgesinde yaşamakta olduğu bizim de bilgimiz dâhilindeydi. Zirve Yayınevi davasında dinlenen bir tanık, sanıklardan birisinin Av. Erdal Doğan'ı öldüreceğini söylediğini Savcılıktaki ifadesinde dile getirmiş, aynı davanın duruşmasında sanıklardan birisi de ölüm tehditleri savurmuştu. Meslektaşımız, bu koşullarda "çağrı üzerine koruma" statüsü olarak adlandırılan bir sistemle, görece korunmaktadır.

Ancak bundan kısa bir süre önce, meslektaşımızın Bürosunun bulunduğu Terkos Han'a gelen iki kişi, Av. Erdal Doğan hakkında resmini göstererek çeşitli sorular sormuş, "yalnız mı çalışır, sekreteri var mı?", "ne zaman gelir?" gibi sorularla bilgi toplamışlardır. Bu faaliyetler, kamera görüntüleri ve görüştüğü han görevlilerinin beyanları ile sabittir.                                                                  ;

Aynı zaman dilimi içinde 2012'de açılmış ve sadece Av. Erdal Doğan'ı tehdit eden bir mesajın atıldığı Twitter hesabı yeniden güncellenmiş ve daha ağır ifadelerle, çocuğu, annesi ve kız kardeşine vardırılan tehditler söz konusu olmuştur.

Yine son dönemde, bir hukuk davası ile ilgili olarak vekâlet ilişkisi kurmak isteyen, ancak Av. Erdal Doğan tarafından kuşkulanarak reddedilen kişilerin yeni arayışları ve sanki bu ilişki kurulmuş gibi sürdürülmeye çalışılan tavırları, son derece anlam kazanmıştır.

İstanbul Barosu ve avukatlar olarak, bu ülkede karanlık güçlerin belirgin alanlarda ve özellikle de toplumun sinir uçlarına değecek şekilde planlamalar içinde olduklarını öteden beri bilir ve izleriz. Bu ilişkilerin doğurduğu davalar yumağı içinde mesleklerini geçirmiş insanların deneyimini aktararak ifade ediyoruz ki; son derecede de ciddi bir tehdit karşısındayız.

Av. Erdal Doğan'ın izlediği davaların giderek aydınlığa çıkan yüzü, karanlık güç odaklarını şimdi yeni planlamalara da yöneltmiş olabilir. Bu nedenle, daha önce Av. Erdal Doğan tarafından verilen şikâyet dilekçesine bağlık olarak açılan soruşturmanın "etkin" şekilde yapılması için avukatlar ve Baro olarak ayrı ayrı dilekçeler verdik.

Ancak bu arada mutlulukla belirtmeliyim ki, belirttiğimiz duyarlılığın İstanbul C.Başsavcılığında da bulunduğuna tanık olduk. Sayın Başsavcı ile yaptığım görüşmede, kendilerinin de bu olay üzerine ciddiyetle eğildiklerini ve bir Başsavcı Vekilinin bu soruşturma ile ilgili görevlendirildiğini öğrenmiş bulunuyorum. Sayın Başsavcımıza buradan teşekkür ediyorum.

Bununla birlikte, özellikle emniyet korumasının daha bir önem kazandığı noktaya da varmış bulunmaktayız. Onun yaşam hakkının korunması çabalarımızın ortak amacıdır. Bu noktadaki çalışmalarımız da devam edecektir.

Buradan avukatlar ve Baro olarak, meslektaşımızın yanında olduğumuzu, avukatlara verilecek gözdağının onun çalışmalarını etkileyemeyeceğini, bu tür tehditlere karşı savunma makamı olarak daima mesleki dayanışma içinde bulunmaya özen göstereceğimizin bilinmesini istiyoruz”.

YAZDIR
Yükleniyor...