Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 18.12.2018 13:17
  • Haber Giriş : 21.12.2018 15:55
  • Etkinlik : 13.12.2018

Konkordato ve İflas Süreçlerinde İşçilik Alacakları

İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Hukuk Komisyonunca düzenlenen ‘Konkordato ve İflas Süreçlerinde İşçilik Alacakları’ konulu panel, 13 Aralık 2018 Perşembe günü saat 14.00’da İstanbul Adalet Sarayı Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

Panelin açılışında konuşan İş ve Sosyal Güvenlik Hukuk Komisyonu Başkanı Av. Hasan Erdem, konkordato konusuna geçmeden önce, çok önemli olarak nitelendirdiği çocuk ve genç işçilere dikkat çekmek amacıyla panel öncesi katılımcılara dağıtılan yaka kartlarıyla farkındalık yaratmak istediklerini, konunun sosyal medyaya taşınması için çeşitli kesimlerin ilgisini çekecek farklı etkinlikler yapmayı düşündüklerini söyledi.

İş kanunu ve mevzuatımıza göre 14 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşından gün almamış kişilerin ‘çocuk işçi’ kabul edildiğini, 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşından gün almamış kişilerin ise ‘genç işçi’ olarak adlandırıldığını belirten Erdem, “Çocuk işçileri dikkate aldığımızda diğer işçilerden öncelikli olarak daha fazla korunması gerektiği tartışmasızdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Kurumu, Unicef, ILO ve diğer sosyal kurumlarla birlikte çocuk işçiliğini önlemek ve bununla mücadele etmek için projeler üretilmektedir” dedi.

Erdem şöyle devam etti: “Verilere bakıldığında 2016 yılında 15-17 yaş arasında çalışan çocuk sayısının 708 binlere yaklaştığını görüyoruz. Bunların ¾’ü de kayıt dışı olarak çalışmaya devam ediyor. Çırak işçi sayısı 2016 itibariyle 1 milyon 170 bin. Topladığımızda 1 milyon 900 bine yakın 18 yaş altı çalışan çocuk işçi sayısı bulunduğunu görüyoruz. Bu konulara dikkat çekmek istedik”.

Son zamanlarda konkordato çok sık karşılaşılan bir durum olduğunu belirten Hasan Erdem,  bugüne kadar 467 şirketin konkordatoya başvurduğunu söyledi.  İflasın ertelemesi kurumunun ortadan kaldırılmasıyla son dönem, içinde bulunduğumuz ekonomik dalgalanmaya bağlı olarak Olağanüstü Hal uygulamaları ile birlikte karşımıza konkordatonun çıktığını, konkordatonun asıl hedefinin borçlunun durumunu iyileştirmeye çalışması olduğunu, ancak bunun gerçekleşme oranı ve işçilik alacaklarına etkilerinin ne olacağının zaman içersinde görüleceğini vurguladı.

Açılış konuşmasından sonra panel oturumuna geçildi. Oturumu Av. Cengiz Özbilgin yönetti.

İstanbul Zaim Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Atalay, konkordatonun uzlaşma, anlaşma anlamına gelen bir kelime olduğunu söyledi.

Konkordatonun 1892 tarihli İsviçre Federal İcra İflas Kanunundan alındığını, 1932’de bizim mevzuatımıza girdiğini belirten Atalay, 1985 yılında yapılan değişiklikle konkordatonun kötüye kullanımının önlenmeye çalışıldığını, yetmeyince 1988’de bir takım değişiklikler daha yapıldığını, her ekonomik krizden sonra İcra İflas yasasında değişiklikler yapılmasının adet haline geldiğini bildirdi.

2003 yılında iflasın ertelenmesi kurumunun uygulamaya girdiğini, bu sürecin zarar verici duruma gelmesi ve OHAL döneminde çıkarılan ilk kararnameyle getirilen yasak nedeniyle 15 Mart 2018 tarihli 7107 sayılı yasayla iflasın ertelenmesi kurumunun ortadan kaldırıldığını hatırlatan Oğuz Atalay, önemli değişikliklerle birlikte konkordatonun iflasın ertelenmesi kurumunun yerini aldığını vurguladı.

Atalay, “Konkordatonun temel amacı, alacaklıların belirli bir çoğunluğunun kabulü üzerine kabul etmeyen azınlığı da bağlamak için mahkemenin tasdiki koşuluyla yürürlüğe giren cebri bir anlaşmadır” dedi.

Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Engin, iflasın iş sözleşmelerine etkisine ilişkin bir sunum gerçekleştirdi.  

Engin konuşmasında öncelikle iflas halinde işçilik alacakları ile konkordato halinde işçilik alacaklarından, iş mevzuatımızın düzenlediği iş hukuku ve icra iflas hukukuna özgü işçilik alacaklarını koruyan müesseselere değindi.

İşçilik alacakları bakımından bazı temel kavramlardan söz etmek gerektiğinin altını çizen Engin, işverenin ödeme aczine düşmesi ‘ödeme aczi’ ‘ödeme güçlüğü’ kavramları gibi kavramlara açıklık getirdi.  Engin, bu kavramların iş hukukunda tanımlanmadan iş mevzuatında yer aldığını bildirdi.

Sunumların tamamlanmasından sonra soru/cevap bölümü uygulandı. Panel sonunda konuşmacılara birer plaket sunuldu.

 

YAZDIR
Yükleniyor...