Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Unvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Unvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 07.12.2018 09:11
  • Haber Giriş : 10.12.2018 15:03
  • Etkinlik : 10.12.2018

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 70. Yılı

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, bundan tam 70 yıl önce 10 Aralık 1948 günü yapılan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu oturumunda kabul edilmiştir. Türkiye bakımından ise Bildirge Bakanlar Kurulu kararıyla 27 Mayıs 1949 yılında Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

 

Her ne kadar yaptırım gücü tartışma konusu olmuş ise de, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin  insan hakları ve demokrasi iddiasında bulunan her devlet için başlı başına önemli bir moral etkisinin bulunduğu ve günümüzde artık devletleri bağladığı tartışmasız olan Jus Cogens (emredici) nitelikteki birçok hakkın bu Bildirge ile somutlaştırıldığı hatırlanmalıdır.

 

Bildirge, İkinci Dünya Savaşı'nın büyük tahribatının ardından insan haklarının yükselişinin ve insan haklarının evrensel nitelik kazanmasının en önemli simgelerindendir ve ardından gelen evrensel ve bölgesel insan hakları sözleşmelerinin de ilham kaynağı olmuştur. Nitekim, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi, Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi gibi bölgesel nitelikteki insan hakları belgeleri ile 1966 yılında imzaya açılan ve “İkiz sözleşmeler” olarak ifade edilen Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ile Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi, insan haklarının kapsam ve türlerinin genişlemesine imkan tanıyan ve denetim ve izleme mekanizmaları öngören bağlayıcı uluslararası belgeler olmuştur.

 

Tüm bu gelişmelere rağmen, Bildirge'nin 70. yılında insan hak ve özgürlüklerinin ihlali konusunda devletlerin sicilleri maalesef oldukça kabarıktır. Başta Ortadoğu ve Afrika kıtasında olmak üzere, ülkemiz dahil dünyanın birçok yerinde yaşam hakkı ve işkence yasağı ihlalleri ile modern köleliğin, sömürü, insan ticareti ve zorla çalıştırmanın azımsanmayacak derecede olması; konsolide demokrasilerde dahi görülmeye başlanan otoriterleşme ve yabancı düşmanlığının, erkler ayrılığı ve temel haklar için yarattığı tehlikeler; adalete erişimin önündeki engeller nedeniyle birey ve hak savunucularının her geçen gün daha da dezavantajlı duruma gelmeleri, söz konusu sicile dair sadece birkaç örnektir.

 

İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi olarak, barış içinde özgürce yaşama hakkını savunma kararlılığımız ile mücadelemizi ve hakların gerçek anlamda korunduğu bir dünya umudumuzu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 70. yılı vesilesiyle vurgular, 10 Aralık İnsan Hakları gününü kutlarız.

 

İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi

YAZDIR
Yükleniyor...