Giriş Tipini boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı Adını boş bıraktınız!

Şifrenizi boş bıraktınız!

Kapat

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kullanıcı adını boş bıraktınız!

Kapat

Şifremi Unuttum işlemi tamamlandığında kayıtlı cep telefonu numaranıza Kullanıcı Adı ve Şifreniz gönderilir

Ünvanı boş bıraktınız!

Sicil No'yu boş bıraktınız!

T.C Kimlik No'yu boş bıraktınız!

Kapat
HABERLER
  • Son Güncelleme : 04.12.2018 10:16
  • Haber Giriş : 26.11.2018 17:14
  • Etkinlik : 24.11.2018

Ceza Yargılamaları, Siyasal Stratejilerin Aracı Haline Getirildi

Türkiye’de ceza hukukunun gelişimine büyük katkıyı ve emek vermiş olan, caza hukukunun kilometre taşı dört hukuk duayeni Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer, Prof. Dr. Sahir Erman, Prof. Dr. Nurullah Kunter, Prof. Dr. Faruk Erem anısına İstanbul Barosu ve Türk Ceza Hukuku Derneği tarafından düzenlenen ‘Ceza Hukukunda Güncel Sorunlar’ Sempozyumu 24 Kasım 2018 Cumartesi günü saat 9.30’da baromuz Merkez Bina Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

Açılış konuşmasına, başta Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve yolumuza ışık tutan tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutlayarak başlayan İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, Bugün gerçekten içeriğin çok ötesinde anlam yüklü bir toplantıda birlikteyiz.  Türk ceza hukukunun anıt değeri taşıyan dört önemli hocasının anısına böyle bir toplantı düzenlenmiş olması hepimiz açısından büyük bir anlam taşıyor, onları saygı ve minnetle anıyoruz” dedi.

Ceza hukukunun güncel sorunlarının son derece ağırlaşmış bir biçimde karşımızda durduğunu belirten Durakoğlu,  Türkiye’de siyasal iktidarın ifade ettiği yürütmenin yargı üzerinde bilinçli bir şekilde oluşturmaya çalıştığı baskının özellikle ceza yargılamalarında çok ciddi sonuçlar doğurduğunu, bunun en ağır yükünü de özellikle savunma ayağının çektiğini söyledi.

 Durakoğlu şöyle devam etti: “Bunu çok çeşitli şekillerde yaşadığımız OHAL’in ve kararnamelerin sonucu olarak değerlendirenler çıkabilir belki, ama bu gerekçe hiçbir zaman evrensel hukukun genel kabule ulaştırdığı kavramların yeniden tartışılması gerektiği gibi bir sonuca bizi götürmemelidir. Bir hukukçu olarak kendisine kutsiyet atfettiğimiz adil yargılanma, savunma hakkı gibi temel kavramların artık anlaşılmaz hale geldiği bir dönem yaşıyoruz. Olağanüstü halin ‘kaldırılmış’ olması aslında 7145 sayılı yasayla kalıcılaştırılmış olma sonucunu da doğurdu. Danıştay üyelerini toplayarak onların karşısında kuvvetler ayrılığının çift başlılık olduğunu söyleyen bir Yürütme var ise, Anayasa Mahkemesinin kararını uygulamayan bir Ağır Ceza Mahkemesinden söz ediyorsak, bu ülkede ceza hukukuna ilişkin güncel gelişmeler karşısında neyi ne kadar tartışabileceğimiz çok sorunlu bir alan olmaya devam etmektedir. Geride bıraktığımız dönemde özellikle savunma ayağında rastladığımız olumsuzluklar bizi çok derinden etkiledi. İlk kanun hükmünde kararname ile getirilen cezaevi görüşmelerinin ifade ettiği anlam bize bunu anlatmaya yetti”.

Bu ülkede ceza yargılamalarının, siyasal stratejilerin aracı olarak kullanıldığı bir dönemin yaşandığına dikkat çeken Mehmet Durakoğlu,  “İnsanlar içeri atılıyorlar, 13 ay, 15 ay bir iddianame dahi hazırlanamıyor, hazırlanmıyor. 13. Ya da 15. Ayda iddianamenin hazırlanması ile ilgili olarak yapılan çalışmalarda eksiklikler, ulaşılamayan sonuçlar nedeniyle yeni gözaltılar gündeme gelebiliyor. Yeni iddialar ortaya konmaya çalışılıyor.  Bir hukuk fakültesi dekanı ve dünyaca ünlü bir akademisyen gece yarısı gözaltına alınıyor ve ses çıkması gereken yerlerden hiç ses çıkmıyor. Avukatlar gözaltına alınıyor, 13 ay içerde yatıyorlar. 13 ay sonra beş gün süren yargılamadan sonra tahliye ediliyorlar. Aradan 24 saat geçmeden, görevli olmadığı halde aynı mahkeme heyeti salıverilen 17 kişiden 12’sinin ‘tutuklanma yönünde gözaltı’ –ne demekse- kararı veriyor. Üst mahkemeye gidilmesi bile beklenmiyor” dedi.

Türk Ceza Hukuku Derneği Önceki Başkanlarından Prof. Dr. Duygun Yarsuvat, açılış konuşmasında, dört ceza hukuku hocasını temel özelliklerini anlatarak sözlerine başladı.

Dört hocanın da Atatürk Cumhuriyetinin hukukçuları olduğunu, yurt dışında da eğitim gördüklerini ancak ne yazık ki günümüzde toplumu yöneten kişilerce onların görüşlerinin benimsenmediğinin görüldüğünü belirten Yarsuvat, “Onlar sadece kendi fikirlerini yürürlüğe koymuşlardır. Onlara göre ‘benden olmayan herkes suçludur’. 21. Yüzyılda yaşıyoruz ve liberal ceza hukuku artık unutulmuştur. Ceza hukukunda liberallik bir kenara bırakılmış ve otoriter bir ceza hukukuna geçilmiştir. Otoriter ceza hukuku anlayışı siyasi iktidarların tüm topluma hâkim olabilmesi için ne yapılması gerekiyorsa onu öngörür. Otoriter ceza hukukunda birey yoktur. Bugün Türk hukukunda tehlike hali o kadar genişletilmiştir ki, tehlikenin tehlikesi dahi cezalandırılmak istenmektedir” dedi.

2005 yılında yapılan ceza kanunu ile Türk ceza hukukunun geriye gittiğini, otoriter bir hal aldığının altını çizen Duygun Yarsuvat, şöyle konuştu: “ Politik gelişmeler yargı bağımsızlığını ve kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırmıştır. Artık Türkiye’de yargı bir kuvvet değildir, böyle bir erk kalmamıştır. Yargı yürütmeyle bileşmiştir. Siyasi parti başkanlarının yürütmenin de başkanı olması Türkiye’deki hukuki durumun ne kadar demokratik olduğunu göstermektedir. Demokrasinin en temel unsuru olan düşünce özgürlüğü ortadan kaldırılmıştır. Özgürlüğün yegâne sahibi iktidarı elinde tutan gücündür. Onlar gibi düşünmediğin takdirde sana da özgürlük yoktur”.

Ne Dönmezer, ne Erman, ne Kunter, ne de Erem’in böyle bir ceza kanununun müellifi olamayacaklarını belirten Yarsuvat, “Hocaların savundukları insancıl ceza hukukudur. Demokratik, liberal, özgürlükçü, insan haklarına saygılı bir ceza kanununun yapılmasını Godo’yu bekler gibi bekliyoruz, bekleyeceğiz” dedi.

Türk Ceza Hukuku Derneği Önceki Başkanlarından Prof. Dr. Köksal Bayraktar da açılışta Dönmezer, Erman, Kunter ve Erem’i eserleriyle tanıtan ve eserlerinin temel dayanaklarını ve felsefesini anlatan bir konuşma yaptı.

Açılış konuşmalarından sonra Sempozyuma geçildi.

Dönmezer Oturumunu Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Duygun Yarsuvat yönetti. Bu oturumda MEF Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Güçlü Akyürek, ‘Suçta ve cezada kanunilik ilkesinin güncel gelişmeler ışığında yorumlanması’, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Barış Erman, ‘Ceza hukukunda kusurluluk’, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Devrim Aydın, ‘Ceza hukukunda iştirak hükümlerinin uygulanmasına ilişkin sorunları’ ele aldı.

Kunter Oturumunu Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Nuhoğlu yönetti. Yargıtay 19. Ceza Dairesi Üyesi Dr. İhsan Baştürk, ‘Ceza muhakemesinde iddia görevinin yürütülmesinde güncel sorunlar’, Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feridun Yenisey, ‘Arama ve dijital deliller’, İstanbul Barosu önceki başkanlarından Av. Turgut Kazan, ‘Koruma tedbirlerine ilişkin yaşanan güncel sorunlar çerçevesinde, tutuklama, gıyapta verilen adli kontrol kararları, etkili itiraz yolu bulunup bulunmadığı sorunu ve Sulh Ceza Hâkimliklerinin uygulamalarını örneklemelerle anlattı.

Erman Oturumunu Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi E. Öğretim Üyesi Prof. Dr. Köksal Bayraktar yönetti. İstanbul Barosu Üyesi Av. Dr. Erkan Sarıtaş, ‘örgütlü suçlara ilişkin güncel uygulama ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ilişkin sorunlar’, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Kocasakal, ‘Kumar, bahis ve örgütlü suçluluk açısından suç gelirlerinin aklanması’, Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Asuman Aytekin İnceoğlu, ‘Göçmen Kaçakçılığı suçu’ üzerinde durdu.

Erem Oturumunu Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tuğrul Katoğlu yönetti. Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. E. Eylem Retornaz, ‘Cezaevlerinide sağlığa erişimle ilgili güncel sorunlar’, Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Timur Demirbaş, ‘Ceza evlerinde doluluk sorunu ve af tartışmaları’, Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi Av. Selmin Cansu Demir, ‘Çocuk ceza adaletinde infaz sorunları’ üzerine değerlendirmelerde bulundu. 

Sempozyumun oturum aralarında Türk Ceza Hukuku Derneği Başkanı Av. Mehmet İpek, konuşmacılar adına TEMA Vakfına bağış yapılarak dikilen fidanların belgelerini konuşmacılara sundu.

YAZDIR
Yükleniyor...