
Atatürk’ün Ankara’ya Gelişinin 104. Yıl Dönümü
Her türlü güçlük ve tehlikelere karşın Sivas Kongresi tamamlanmış, alınan ulusal kararların uygulanmasına geçilmiş, millî cemiyetler “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adıyla birleştirilmiş, Kongre Bildirisi ve Millî Teşkilat Tüzüğü bastırılarak her yere dağıtılmıştı.
Bu ortamda Atatürk ve beraberindeki Temsil Heyeti, 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelmiştir. Halkın Atatürk ve Temsil Heyeti’ni olağanüstü coşkuyla Dikmen sırtlarında karşılamasının büyük tarihsel önemi vardır.
Büyük önder Atatürk, Ankara’ya gelişinin ertesi günü Ziraat Okulu’nda yaptığı konuşmasına teşekkürle başlamıştır. Atatürk bu konuşmasında, Mondros Mütarekesi hükümleri, haksız işgaller, milletimiz aleyhinde haksız olarak yürütülen propagandalar, İstanbul hükümetinin kusurlu hareketleri, Erzurum ve Sivas Kongrelerinin bütün dünyaya karşı bildirisi ve tüzüğü, millî hâkimiyet esası, millî teşkilat, bağımsızlık ve tamamlanması gereken millî görevler hakkında geniş açıklamalar yapmıştır. Bu açıklamaların bir bölümü bugünkü dille şöyledir:
“Heyetimizi, Ankara’ya ulaştığımız gün erkek, kadın, çocuk bütün halkın içten ve vatanseverce, olağanüstü gösterisiyle karşıladınız, sevindirdiniz. Bugün topluca yaptığınız yüce ziyaretinizle de mutlu ettiniz. Bu nedenle de heyetimizin derin saygı ve teşekkürlerini sunmakla övünürüm.”
“Bir millet varlığı ve hakları için bütün gücüyle, bütün maddi ve düşünce gücüyle ilgili olmazsa, bir millet kendi gücüne dayanarak varlığını ve bağımsızlığını sağlamazsa şunun bunun oyuncağı olmaktan kurtulamaz. Millî hayatımız, tarihimiz ve son dönemde yönetim şeklimiz buna çok güzel kanıttır. Bu nedenle teşkilatımızda Kuvayi Milliyenin etken ve Millî İradenin hâkim olması esası kabul edilmiştir. Bugün dünya milletleri yalnız bir hâkimiyet tanırlar: Millî Hâkimiyet…”
“Efendiler! Millî Teşkilatımızın bugün sürdürdüğü amaç, vatan bölünmeden milletin esaretten kurtarılmasına yöneliktir. İnşallah yakın zamanda millî teşkilat bu amaca ulaşılmasında yüklendiği vatanî görevini yapacaktır. Fakat görevini tamamlamış sayılacak mıdır? Bence bundan sonra da çok önemli vatanî ve millî görevimiz vardır. Kısaca iç durumumuzu düzeltmek, medeni milletler arasında etkin bir üye olabileceğimizi fiilen ispat etmek gerekir. Bu amaçta başarılı olmak için siyasal çalışmadan fazla sosyal çalışmaya ihtiyaç vardır.” (Nutuk, Belgeler, Belge:220)
Atatürk’ün Ankara’ya gelişi kutlu olsun!
İstanbul Barosu
Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi


