
Anayasadan Laik Devlet Anlayışına Aykırı Düzenlemelerin Çıkarılmasının 96. Yıldönümü
10 Nisan 1928 tarihli ve 1222 sayılı Teşkilâtı Esasiye Kanununun Bazı Maddelerini Muaddil Kanun, laik Cumhuriyetimizin en temel devrimlerinden biridir. (RG:14.04.1928-863)
Bu laik devrim ile çağdaş Anayasa değişiklikleri yapılmış, Teşkilatı Esasiye Kanunu’nun (1924 Anayasası) 2, 16, 26 ve 38. maddeleri değiştirilmiştir. Böylece din ile dünya işlerini karıştıran düzenlemeler Anayasadan çıkarılmıştır.
Kanunun gerekçesinde, “lâik ve demokratik cumhuriyet”ve “lâik devlet” vurgusu yapılmış, ulusal egemenliği gerçekleştirecek en gelişmiş devlet şeklinin laik demokratik cumhuriyet olduğu ve Anayasadan laik devlet anlayışına aykırı fıkraların çıkarılmasının önerildiği belirtilmiş, çağdaş hukuk biliminden ve tarihten edindiği tecrübe ve bilgileri göz önünde tutan Türk devriminin uyguladığı “din ile devletin ayrılma prensibi” açıklanmıştır:
“Muasır medeniyet hukuku ammesinde, millet hâkimiyetinin tecellisine medar [kaynak], en mütekâmil devlet şeklinin lâik ve demokratik cumhuriyet olduğu müsellemattandır [doğruluğu kabul edilmiş konudur]. Millet Meclisinin ittifakiyle tasvip edilmiş olan Kanunu Medeni, Ceza Kanunu gibi müdevvenatı hazıramız da [güncel düzenlemeler de] bu esası tatbikat ve fiiliyat sahalarında tecelli ettirmektedir [gerçekleştirmektedir].”
“Esbabı mesrudeye binaen [beyan edilen nedenlerle] lâik devletin esas telâkkisine [anlayışına] münafi[aykırı] fıkraların Teşkilâtı Esasiyedentayyı [çıkarılması] teklif olunmuştur.”
“Din ile devletin ayrılma prensibi, devlet ve hükümetçe dinsizliğin tervici [değerinin artırılması] manasını tazammun etmemelidir. Din ve Devlet işlerinin birbirinden ayrılması; dinlerin, devleti idare edenlerle edecekler elinde bir alet olmaktan kurtuluş teminatıdır. Muasır hukukiyat ilminden ve tarihten iktibas eylediği tecrübe ve bilgilerini nazarda tutan Türk inkılâbı, din ile dünya işlerini karıştıran ve türlü müşkülâta sebep olmağa müstait [eğilimli] bulunan mevadı [maddeleri] kaldırarak Teşkilâtı Esasiyeyesarih ve samimi bir metin vermekle Türkiye Cumhuriyeti’ne pürüzsüz bir suretdevaz’ı hakikisini bahşetmiş olacaktır.”
Laik Cumhuriyetimizin en önemli devrimlerinden biri olan Anayasadan laik devlet anlayışına aykırı düzenlemelerin çıkarılmasının 96. yıl dönümünde, Atatürk ilkeleri ve devrimleri ile laik Cumhuriyetimizin kazanımlarını savunma kararlılığımızı tekrar ediyoruz.
İstanbul Barosu
Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi


