
Anayasa ve 677 Sayılı Yasa Yürürlüktedir!
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 17 Aralık 2023 tarihinde yaptığı TBMM konuşması sırasında, “Millî Eğitim Bakanlığının şu anda, 2023 yılı itibarıyla geçerli 2.709 tane protokolümüz var. Bunlardan 1.167 tanesi resmî kurumlarla, 550 tanesi STK’lerle, 986 tanesi ise TEMA’dan Kızılay’a, bir sürü STK’yle… Bunların içerisinde sizin ‘tarikat, cemaat’ dediğiniz bizim ‘STK’ dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır. Ve ben bu protokollerden dolayı bu protokollerle bize hizmet eden, bize destek olanlara da teşekkür ediyorum. Onlarla da protokol yapmaya da devam edeceğiz. Çünkü onlar çocukların dağa çıkmasını engelliyor, onlardan siz bunun için rahatsızsınız.” şeklinde kabul edilemeyecek beyanlarda bulunmuştur. (17 Aralık 2023 tarihli TBMM tutanakları, Altıncı Oturum)
Millî Eğitim Bakanlığı’nın tarikat yapılanmaları ile işbirliği yapmasına karşı çıkanların ulusal, üniter ve laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yıkmaya yönelik terörle ilişkilendirilmeye çalışılması kabul edilemez! Üstelik Cumhuriyetimizin kuruluşunun ilk yıllarında ve yakın tarihimizde laik Cumhuriyeti yıkmaya yönelik gerici ayaklanmalar ve ayaklanma girişimleri olmuştur.
Tarikat, bir şeyhe bağlı müritlerin uyması gereken kurallara göre teşkilatlanmış yapılanma anlamına gelmektedir. 30 Kasım 1925 tarihli ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun ile bütün tarikatlar ile şeyhlik, müritlik gibi unvanların kullanılması yasaklanmış, tarikat yerleri olan tekke ve zaviyeler kapatılmıştır. Büyük önder Atatürk 1925 Kastamonu konuşmasında “Efendiler ve ey millet, biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar memleketi olamaz!” demiştir. 677 sayılı Kanun yürürlüktedir!
Millî Eğitim Bakanlığı’nın işbirliği yaptığı vakıf ve derneklerin tarikat yapılanması içinde olmaları veya tarikatların vakıf, dernek, sivil toplum kuruluşu veya herhangi bir ad altında faaliyet göstermeleri, öncelikle 677 sayılı Kanuna aykırıdır.
3 Mart 1924 tarihli ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunuyla medreseler kaldırılmış ve ülkemizdeki öğretim birliği sağlanmıştır. Çocukların gönderildiği yasa dışı “medrese”, yurt ve kurslarda yaşanan elim olaylar, öğretim ve hukuk birliğini sağlayan ve dinin istismar edilmesini yasaklayan laik hukuk düzenine karşıt yasa dışı faaliyetlerin devasa boyutlarını göstermektedir.
Millî Eğitim Bakanlığı’nın işbirliği yaptığı vakıf ve derneklerin tarikat yapılanması içinde olmaları veya tarikatların vakıf, dernek, medrese, yurt, kurs gibi adlar altında faaliyet göstermeleri Tevhidi Tedrisat Kanununa aykırıdır.
Türk Medeni Kanununun 101/son maddesine göre; “Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlâka, millî birliğe ve millî menfaatlere aykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf kurulamaz.” Yine TMK 56/son maddesine göre; “Hukuka veya ahlâka aykırı amaçlarla dernek kurulamaz.”
Millî Eğitim Bakanlığı’nın işbirliği yaptığı vakıf ve derneklerin tarikat yapılanması içinde olmaları veya tarikatların vakıf, dernek, sivil toplum kuruluşu veya herhangi bir ad altında faaliyet göstermeleri, Türk Medeni Kanununa aykırıdır.
1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 2/1-2 maddesine göre ulusal, bilimsel, laik ve çağdaş eğitimin genel amaçları şöyle ifade edilmiştir:
“1. Türk Milli Eğitiminin genel amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini, Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;
“2. Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip, insan haklarına saygılı, kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek”.
Aynı Kanunun 12. maddesine göre, “Türk milli eğitiminde laiklik esastır.”
Millî Eğitim Bakanlığı’nın işbirliği yaptığı vakıf ve derneklerin tarikat yapılanması içinde olmaları veya tarikatların vakıf, dernek, medrese gibi adlar altında faaliyet göstermeleri Millî Eğitim Temel Kanununun esas ve amaçlarına aykırıdır.
Anayasa’nın 24. maddesine göre; herkes dini inanç özgürlüğüne sahiptir, kimse, ibadete veya dini inancını açıklamaya zorlanamaz, kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa din kurallarına dayandırma veya siyasi çıkar amacıyla dini istismar edemez. Anayasa’nın Başlangıç bölümüne göre; hiçbir faaliyet Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremez ve laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duyguları, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamaz.
Millî Eğitim Bakanlığı’nın işbirliği yaptığı vakıf ve derneklerin tarikat yapılanması içinde olmaları veya tarikatların vakıf, dernek, sivil toplum kuruluşu veya herhangi bir ad altında faaliyet göstermeleri, Anayasaya aykırıdır.
Anayasa, 430 ve 677 sayılı Devrim Kanunları, Milli Eğitim Temel Kanunu ve Türk Medeni Kanununun doğru uygulanması ve laik Cumhuriyet hukukuna aykırı faaliyet yürüten tüm yapılanmaların faaliyetlerine son verilmesi zorunludur.
Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar ülkesi olmamalıdır!
Laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimize yönelik hukuka aykırı faaliyetlerin karşısında olduğumuzu kamuoyunun bilgisine sunarız.
İstanbul Barosu
Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi


