
103 Yıl Önce Bugün İmzalanan Sevr, Lozan Antlaşması ile Tarihin Çöplüğüne Atıldı
İstanbul Hükümeti, 20 Temmuz 1920 tarihinde “Sevr Sulh Muahedesi’nin” imzalanmasını kararlaştırmış, kararı Takvimi Vekayi’de yayınlamış ve imza yetkisi verilen Âyan Meclisi’nin iki üyesi, Bern Elçisi ile birlikte 10 Ağustos 1920’de Sevr’i imzalamıştır.
Büyük önder Atatürk, “Türk milletine karşı yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevres Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir suikast” nitelemesinde bulunmuştur.
Sevr metni, TBMM tarafından tartışılmaya bile değer bulunmamıştır.
Ankara İstiklal Mahkemesi, Sadrazam, iki Âyan Meclisi üyesi ve Bern Elçisini “Sevr Sulh Muahedesi’ni” müzakere veya imza ettikleri için gıyaplarında yargılamış ve 7 Ekim 1920 tarihinde Ceza Kanunu’nun 49. 50. ve 54. maddeleri ile Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nun I. / 2. maddesine göre idama mahkûm etmiştir.
Sevr metni kadar önemli bir konu da Sevr’in imzalandığı gün üç büyük devlet arasında Sevr İtilâfı’nın (Üçlü Anlaşma) imzalanmış ve toprakları paylaşılan Osmanlı Devleti’ne bildirilmiş olmasıdır.10 Ağustos 1920 tarihli Sevr İtilâfı’na göre üç büyük devlet Türkiye’nin topraklarında adliye, maliye, polis ve jandarma gibi kamu hizmetlerini yeniden düzenleyecek, uluslararası yönetimler oluşturacak, kendilerine ayırdıkları nüfuz bölgelerinde özel yetki sahibi olacaklardı.
Sevr planları Lozan Barış Antlaşması ile sonuçsuz kalmış ve tarihteki ibret verici yerlerini almıştır.
Türk ulusuna karşı hazırlanmış büyük bir suikastı sonuçsuz bırakan büyük önder Mustafa Kemal Atatürk ve Millî Mücadele kahramanlarını saygı ve minnetle anıyor, Sevr maddelerinin günümüzdeki yansımalarına karşı dikkat edilmesi gerekliliğini vurguluyoruz.
İstanbul Barosu Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi


