
AVUKATA ŞİDDETİN BOYUTU LİNÇ ETMEYE KADAR VARMIŞTIR. ŞİDDETE TESLİM OLMAYACAĞIZ
Avukatlara karşı her geçen gün artarak devam eden şiddet, 2 Şubat 2023 tarihinde İstanbul'da bir avukatı linç etme boyutuna varmıştır.
Yaşanan linç girişimi nedeniyle meslektaşımız beyin travması geçirmiş, gözaltı kemiği ve burnu kırılmıştır. Ölümden şans eseri kurtulmuş olan meslektaşımızın tedavisi devam etmektedir.
Meslektaşımızı İstanbul Barosu Başkanı Av. Filiz Saraç, İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi Sözcüsü Av. Ramazan Çakmakcı ve Merkez Sekreteri Av. Burak Kahan Kaya ziyaret etmiş olup, meslektaşımız isminin açıklanmasını istemediği için kamuoyuna açıklamamaktayız.
Linç girişimi iki polis memurunun olduğu bir ortamda gerçekleşmiş ve polisler saldırganları defedebilecek etkin müdahaleyi göstermekten aciz kalmışlardır.
Linç girişimine konu olayda saldırganlardan ikisi yakalanarak cezaevine konulmuştur.
Ancak artık tüm avukatlar olarak biliyoruz ki Yargı bu saldırganları kısa sürede ilk fırsatta tahliye edecektir.
Avukata şiddetin bir türlü sona erdirilememesinin temel nedeni avukatlara yapılan saldırıların hakimlere karşı yapılmış bir saldırı gibi ele alınmasını zorunlu kılan Avukatlık Kanununun 57. maddesinin İdare ve Yargı tarafından ısrarla uygulanmaması ve avukatlara mesleki faaliyeti sırasında kolluk kuvvetlerinin etkin koruma sağlamamasıdır.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yargı gücünün kurucu unsuru olan savunmanın temsilcisi avukatların kamusal hukuki konumu İçişleri ve Adalet Bakanlıkları başta olmak üzere tüm İdare ve Yargı gücünün diğer unsurları olan Hakim ve Savcılar tarafından ısrarla yok sayılmaktadır.
Bu haksız yaklaşım yasadışı kişi ve grupları cesaretlendirmekte ve avukata karşı şiddeti tırmandırmaktadır.
Avukata şiddete karşı yeterli ve sert idari ve hukuki tedbirler alınmadan, saldırganlara caydırıcı ve ağır cezalar verilmeden ve özellikle avukatlık mesleğine Devlet nezdinde gereken saygı ve özen gösterilmeden avukata şiddetin önüne geçilmesi mümkün değildir.
Örneğin; meslek şehidimiz Av. Servet Bakırtaş'ın cinayet davasında Baromuzun katılma talebini reddeden Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin red kararı en yakın vicdani olmayan Yargı pratiği olarak ortadadır.
Bizler aynı sözleri tekrar tekrar söylemekten bıkmayacağız.
Avukat ancak avukatlık mesleğine ve hukuka saygılı bir devlette ve toplumda mesleğini gereği gibi ifa edebilir.
Yaşam hakkına, vücut bütünlüğüne, kişiliğine ve mesleki kimliğine yönelik saldırılara karşı sürekli savunma halinde olan avukatların bu kuşatmadan kurtuluşu ancak mesleki dayanışma ile mümkün olacaktır.
Yaralanan meslektaşımıza acil şifalar diliyor ve linç girişimini lanetliyoruz.
Hukuki süreci yakından takip edeceğimizi, meslektaşımızın yanında olduğumuzu, şiddetin avukatları görevlerini yapmaktan geri durdurmayacağını ve şiddete teslim olmayacağımızı kamuoyuna duyururuz.
İSTANBUL BAROSU
AVUKAT HAKLARI MERKEZİ


