
Sokak Hayvanları ve Toplatmalar Hakkında Basın Açıklaması
Son dönemde basına yansıyan ve gerek kamu görevlileri tarafından gerekse bazı dernekler tarafından 5199 sayılı kanunu yok sayan hukuka aykırı beyanatlar nedeniyle aşağıdaki açıklamayı kamuoyuna sunma ihtiyacı hasıl olmuştur.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun 6. maddesine göre sokaklar hayvanların doğal yaşam alanıdır. Sokak hayvanının sokakta var olmaması gerektiği, hayvanların yalnızca evde beslenmesi gerektiği, bu nedenle de hayvanların belediyelerin barınaklarında yaşamlarını sürdürmelerini ifade eden 5199 sayılı kanuna ve uygulama yönetmeliğine aykırı, hukuk düzeninde bulunması gereken temel hassasiyetlerden uzak tüm bu söylemler asla kabul edilebilir nitelikte değildir.
Daha kendi bünyesinde İl Hayvanları Koruma Kurulu’nu toplamayan, kısırlaştırma yapmayıp hayvanlar için ödenek ayırmayan ve sokak hayvanlarını düzenli olarak beslemeyen belediyeler var iken; mülki amirler tarafından sokak hayvanlarının evde beslenmesine, barınaklarda hapsedilmesine yönelik söylemler hukuken asla kabul edilemez.
Bugüne kadar hayvan üretim çiftliklerinin kapatılmaması, hayvan sahiplerinin hayvanlarını sokağa terk etme gibi eylemlerine idari para cezalarının uygulanmaması, belediyelerin 5199 sayılı Kanun uyarınca görevlerini yerine getirmemesi, mama fiyatlarının fahiş rakamlara ulaşması, veteriner ve tedavi masraflarının artması gibi nedenler varken; sorunu, hayvanların yaşam alanı olan sokakta yaşamaları olarak görmek kabul edilemez.
Sokak hayvanları popülasyonun artış göstermesinin baş sorumlusu; üretim çiftliklerini tamamen kapatmayıp sokağa terk edilen hayvan sahipleri ile görev ve sorumluluğunu yerine getirmeyen kurumlara karşı idari ve adli yaptırım öngörmeyenlerdir!
İnsanlar tarafından, kentleşme ile bakıma muhtaç hale getirilerek beton yığınları arasında yaşamak zorunda bırakılan sokak hayvanları bizlerden önce de hep vardı. Sokak hayvanlarının, bizler gibi doğanın ayrılmaz bir parçası olduğunu ve sokakta onlarla birlikte yaşadığımızı ve birer misafir olduğumuzu hatırlatmak isteriz.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun Tanımlar başlığındaki 3. maddesinde: “Sahipsiz Hayvan: Barınacak yeri olmayan veya sahibinin ya da koruyucusunun ev ve arazisinin sınırları dışında bulunan ve herhangi bir sahip veya koruyucunun kontrolü ya da doğrudan denetimi altında bulunmayan evcil hayvanları,” denilmektedir. Evcil hayvanlar, türüne özgü hayat şartları içinde yaşama özgürlüğüne sahiptir. Sahipsiz hayvanların da sahipli hayvanlar gibi yaşamları desteklenmelidir.
5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun, biz hayvan hakları savunucuları için kırmızı çizgisi olan 6. maddesi; “Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. Bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır. Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle alındıkları ortama bırakılmaları esastır.” hükmünü içermektedir.
Ülkemizde yaşanan ve artık her gün mücadele ettiğimiz, sürekli bir sorun halini alan usulsüz hayvan toplamalarının kamu yetkilileri tarafından teşvik edilmesi büyük bir hezimettir. Basına yansıyan açıklamalardan sonra belediyelerin sokak hayvanlarını usulsüz ve kanuna aykırı şekilde toplama haberleri gündeme daha çok gelmesi öngörülmektedir. Bu nedenle toplatmaya ilişkin de ayrıca bilgi vermek isteriz.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 137. maddesine göre: “Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine getirenin sorumlu olmaz. Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.” hükmünü içermektedir.
Mevzuatımıza göre sağlık durumu iyi olan, kısırlaştırıldıktan sonra hayvanların alındıkları ortama bırakılmaları hususu net bir şekilde düzenlenmişken; bu maddeye aykırı olarak yapılan her türlü talimat, kanunsuz emirdir.
İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi olarak; öncelikle belediyelere kanunsuz emirlere uymalarının suç olduğunu, sokakta zor şartlarda yaşam mücadelesi veren canlarımıza karşı kanuna aykırı eylemlerden kaçınmaları gerektiğini hatırlatarak, kamu görevlilerinin ve bazı derneklerin bu talihsiz açıklamalardan bir an önce dönmesini talep ettiğimizi, sokak hayvanlarının haklarına ilişkin sorunların görmezden gelinmesine müsaade etmeyeceğimizi ve sokak hayvanlarının haklarına karşı yapılan her türlü algı ile de mücadelemize devam edeceğimizi tüm kamuoyuna saygıyla bildiririz.
İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi


