
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi 6284 UYGULAMALARI RAPORU
Raporun ayrıntıları için tıklayınız.
Rapora ilişkin özet bir değerlendirme ve KHM olarak talebimiz:
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, 1 Ocak 2019 ile 31 Aralık 2019 arasında bir yılda Baro Adli Yardım Bürosuna başvuran şiddet mağduru kadınlara atanan avukatlar tarafından 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan koruyucu ve önleyici tedbir kararlarını inceledi.
2019 yılı verileriyle hazırlanan bu Raporda, İstanbul Barosu adli yardım (ücretsiz avukat) servisine 2019'da 13 bin 795 başvuru olduğunu; bunun 12 bin 101'inin kadınlar tarafından yapıldığını görüyoruz. Bunun çok önemli bir veri olduğunu vurgulamak isterim. Bu veri bize kadınların haklarını öğrendiklerinde, haklarını kullanmaya başladıklarını gösteriyor. Nitekim şiddet mağduru kadınların 2 bin 842’si doğrudan bilgi sahibi olduğu 6284 kapsamında koruma kararı talep etmişler.
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezince düzenlenen Rapora göre Aile Mahkemelerince 6284 kapsamında verilen tedbir kararları incelendiğinde:
- tedbir taleplerinin yüzde 97’sinin kabul edildiği;
- koruyucu veya önleyici tedbirlerin yüzde 76’sının aynı gün veya bir gün sonra verildiği;
- koruyucu tedbir kararlarından sadece yüzde 25’inde uzaklaştırma ve müşterek konutun şiddet mağduruna tahsisine dair karar verildiği; “Aile konutu şerhi konulması ve ayrı yerleşim yeri belirlenmesine” ilişkin karara rastlanmadığı;
- tedbir kararlarının sadece yüzde 23’ünün 6 ay süreli verildiği; mahkemelerin tedbir kararlarını giderek 1,2 ay gibi kısa süreli verdiği;
- verilmiş olan kararlarda şiddet mağduru ile şiddet faili arasındaki yakınlık derecesine bakıldığında, kadına yönelik şiddetin yoğunlukla ev içinde ve yüzde 92 oranında eşi tarafından uygulandığı; yüzde 4 oranında eski eşi, yüzde 2 oranında aile bireyleri tarafından şiddet uygulandığı; sadece 3 kararda mağdur ile fail arasında herhangi bir ilişki olmadığı;
- tedbir kararlarının ihlal edilmesi durumunda uygulanan “zorlama hapsine” dair bir karara rastlanmadığı görülmektedir.
Bu rapor, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair 6284 sayılı Kanun ve İstanbul Sözleşmesi hakkında yaratılmaya çalışılan yanlış algılara bir yanıt niteliğindedir.
Bir süredir bazı kesimlerce artarak devam eden “İstanbul Sözleşmesi, 6284 sayılı Kanun kadına yönelik şiddeti, kadın cinayetlerini artırıyor” iddialarının doğru olmadığının kanıtı bu Rapor.
Yasal haklarını öğrenmiş olan binlerce kadın ve şiddete uğradığında şiddetten korunmak için adli yardıma başvuruyor.
Her yıl binlerce kadın için koruma kararları alınıyor.
Aile Mahkemelerinin tedbir kararlarını gecikmeksizin aynı gün vermesi halinde birçok kadının hayatının kurtarıldığına tanık oluyoruz.
Ayrıca Aile Mahkemelerinin somut olayın durumuna uygun koruyucu tedbirler takdir etmesi, vermesi halinde, cezaların caydırıcılığı da görünür olacak ve giderek şiddetin önlenmesi sağlanacaktır.
Kadına yönelik şiddetin ve aile içi şiddetin önlenmesi, şiddet mağdurunun korunması için çıkarılan 6284 sayılı Kanunda önemli bir eksik yok, eksiklik uygulamada.
Hem Sözleşme hem Kanun şiddeti önlemek, mağduru korumak açısından başta devlete yükümlülükler veriyor. Şiddet mağduru kadınların korunması için tarih boyunca süre gelen ataerkil kuşatmadan kurtulmak gerekiyor.
Kadına yönelik şiddet, insan hakları ihlalidir. Bu nedenle, İstanbul Sözleşmesi konusundaki eleştirileri, tartışmaları hukuken, mantıken ve insan hakları açısından anlamak mümkün değil.
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA ÇAĞRI
Kadın Hakları Merkezince incelenen tedbir kararları, çok önemli bir uyarıda bulunuyor.
Somut olayların nerede yaşandığını yansıtıyor. İncelen 1253 Tedbir kararının yüzde 92’si, şiddetin “ev içi şiddet“ olduğunu gösteriyor.
Kadına yönelik şiddete tanık olarak yetişen çocuklar, şiddet uygulama eğilimli oluyor, okulda, sokakta ve yetişkin olduğunda yeniden ailede şiddet uyguluyor, bir kısır döngü halinde şiddet sarmalı devam ediyor.
Bu nedenle, ailede önlenemeyen bu sorun, uzun vadede Milli Eğitim Bakanlığınca eğitim yolu ile etkili önlemler alınmasıyla, zihniyet değişikliğinin sağlanmasıyla ÖNLENEBİLİR.
2016-2020 Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planında şiddet mağdurları için koruyucu tedbirler verecek uygulayıcılara 6284 konusunda eğitim verilmesi yanında, şiddeti önlenmede de eğitimin en etkin araç olduğu vurgulanmıştır.
Eğitim konusunda yapılması gerekenler, müfredata konulması gereken dersler İstanbul Sözleşmesinde ve 6284 sayılı Kanun ve Yönetmeliğinde de ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. Bu görev Milli Eğitim Bakanlığına verilmiştir.
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak, okulöncesi eğitimden başlayarak eğitimin her kademesinde geleceğimiz olan çocuklarımızın gerçek demokrasiyi özümseyen BİREY’ler olarak yetiştirilmesi, şiddetten arınmış bir toplumun oluşturulması için,
Milli Eğitim Bakanlığının bu önemli görevi kararlılıkla yerine getirmesini talep ediyoruz, bekliyoruz.
Av. Nazan Moroğlu
İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı


