
Aile Bakanının Kadının Yoksulluk Nafakası Hakkındaki Açıklamaları Kabul Edilemez
Aile Bakanı Sayın Mahinur Göktaş’ın 'nafakanın süresiz olmasının mağduriyete neden olduğu' yönünde yapmış olduğu açıklama, kadının yoksulluk nafakasını ve süresini yeniden tartışma konusu yapmıştır.
Her ne kadar nafaka süresiz verilse bile koşulların değişmesi halinde nafakanın kaldırılması veya azaltılmasına yönelik yasal düzenleme (Türk Medeni Kanunu 176.maddesi) yasada mevcut iken ve mağdur olduğunu iddia eden kişilerin bu düzenlemeden yararlanarak mağduriyetlerinin giderilebileceği açık ve netken, kadının yoksulluk nafakasının süresinin Aile Bakanı tarafından tekrar gündeme taşınıp tartışma konusu yapılması doğru değildir, kamuoyunda yanlış ve olumsuz algı oluşmasına neden olur ve merkezimizce kabul edilemez.
Yoksulluk nafakasının süresiz olarak takdir edilmesi nedeniyle birçok nafaka yükümlüsünün mağduriyetine neden olunduğu yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır ve bu iddianın istatistiki hiçbir dayanağı yoktur. Asıl mağduriyet, açlık sınırının altında çok cüzi olarak takdir edilen ve büyük çoğunluğu da tahsil edilemeyen yoksulluk nafakası alan kadınlar açısından yaşanmaktadır. Baromuzca ataması yapılan Adli Yardım dosyaları arasında merkezimizce yapılan istatistiki araştırma göstermiştir ki, kadınlar şiddet riski nedeniyle veya çocukların velayetini alabilmek için veya yıllarca süren boşanma davaları uzamasın diye ya başlangıçta nafaka talep etmemekte ya da nafaka taleplerinden yargılama aşamasında vazgeçmektedir. Ödenmeyen nafakaların çoğu, gerek duyulan korku gerekse icra masrafları yüzünden icraya dahi konulamamaktadır. İcra kanalıyla yapılan tahsilatlarda ise nafaka üzerinden kesilen harç ve icra masrafları nafaka yükümlüsünün borcunu arttırmakta, kadının tahsil ettiği yoksulluk nafakasının ise iyice azalmasına sebep olmaktadır. Eğer bir düzenleme yapılacaksa ödenmeyen nafakaların tahsilinin gerçekleştirilmesi için yapılmalı, adı üstünde yoksulluk nafakasındaki icra masraf ve harçlarının kaldırılması yönünde bir düzenleme olmalıdır.
Yoksulluk nafakası sadece kadın eşe değil erkek eşe de tanınmış bir haktır. Uygulamada daha çok kadınlar lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin nedeni, toplumumuzda mevcut cinsiyet eşitsizliği sonucu kadının evlilikte ve boşanma sonucunda yoksul olmasındandır.
Kadının cinsiyet ayrımcılığından kaynaklanan dezavantajlı konumu düzeltilmeden, kadın yoksulluğunu ortadan kaldıracak ve çalışma hayatında kadın istihdamını arttıracak düzenlemeler yapılıp sosyal devlet gerekleri yerine getirilmeden mevcut yasal düzenlemede değişikliğe gidilmesi doğru değildir.
Kadınların uğrayacağı büyük mağduriyeti yok sayıp, sadece boşanan erkeğin hayatına rahat devam etmesine yönelik yasal düzenlemeler yapılması, kadının yoksullukla mücadelede yalnız bırakılması demektir.
Bizler İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak, mevcut yasal düzenlemede değişiklik yapılmasına ve yoksulluk nafakasına süre sınırı getirilmesine karşı olduğumuzu bildirir, sesini uğradığı veya uğrama ihtimali bulunan şiddet nedeniyle duyuramayan yoksulluk nafakası alacaklısı kadınlar adına mücadelemize devam edeceğimizi kamuoyuna saygılarımızla sunarız.
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi


