Zorunlu Motorlu Taşıt Sigortalarında Tazminatın Avukat Tarafından Tahsili Hk.
Zorunlu Motorlu Taşıt Sigortalarında Tazminatın Avukat Tarafından Tahsili Hk.

Zorunlu motorlu taşıt sigortalarında tazminat istemlerinin tahsilinde görevlendirilen vekillerin tahsil edilen meblağları gereği gibi hak sahiplerine iletmemeleri gerekçesi ile zorunlu motorlu taşıt sigortalarında bedeni zararların vekil marifetiyle tahsilinde sigorta şirketleri ve Güvence Hesabınca uyulması gerekli kuralların belirlendiği Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı’nın 05.11.2010 gün ve 2010/18 no’lu Zorunlu Motorlu Taşıt Sigortalarında Tazminatların Vekâletle Takip ve Tahsil Edilmesine İlişkin Genelgenin iptali için Baromuzca açılan davada, Danıştay 10. Dairesi’nin 09.03.2015 gün ve 2011/5130 E. 2015/870 K. no’lu kararı ile: “zorunlu taşıt sigortası tazminatının hak sahibi konumundaki kişi ile bu kişinin sigorta tazminatını kendi adına tahsilinde yetkilendirdiği vekil arasında imzalanan ve ilgili mevzuat çerçevesinde tarafların iradesi ile içeriği belirlenen vekaletnameler özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olduğundan; davalı idarenin bu sözleşmenin içeriğine ilişkin olarak işlem tesis etme yetkisi bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır” denilerek genelgenin iptaline karar verilmişti.
Davalı Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı kararı temyiz etmiş olup, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 27.12.2017 gün ve 2015/3759 E. 2017/4575 K. no’lu kararı ile, “5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Türkiye'de faaliyet gösteren sigorta şirketleri, reasürans şirketleri, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği, aracılar, aktüerler ile sigorta eksperlerini kapsamakta ve söz konusu kişi ve kuruluşların faaliyet, teşkilat, yönetim, çalışma esas ve usulleri ile denetlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemekte; dolayısıyla Hazine Müsteşarlığının anılan Yasa çerçevesindeki yetkisi de, yalnızca bu kişi ya da kuruluşlara yönelik bulunmaktadır. Dava konusu Genelge ise, zorunlu taşıt sigortası tazminatının hak sahibi konumundaki kişi ile bu kişinin sigorta tazminatını kendi adına tahsilinde yetkilendirdiği vekil arasında imzalanan ve ilgili mevzuat çerçevesinde tarafların iradesi ile içeriği belirlenen vekaletnamelere ilişkin kural öngördüğünden, yukarıda belirtilen Yasada sayılan kişi ya da kuruluşlar arasında olmayan bu kişilere ve sözleşmelere yönelik davalı idarenin kural koyma yetkisi bulunmamaktadır.” denilerek temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava konusu genelgede;
“1. Vekilin temsil ettiği kişiye tahsil ettiği tazminatın ne kadarını iade edeceğine ilişkin vekâletnamede asgari ‘Tahsil edilen tazminatın %...si müvekkile iletilecektir’ veya benzeri bir ifade yer almalıdır. Vekâletnamede bu çerçevede bir ifade olmaması halinde aynı içerikte –hak sahibinin imzası noter tarafından usulen tasdik olunmuş- beyanını içeren bir belge başvuru esnasında ibraz edilecektir.
2. Hak sahibi lehine tespit edilen tazminattan yukarıda asgari içeriği
belirlenen Vekâletnamede veya onaylı belgede belirtilen tutara denk gelen kısmı hak sahibine kalanı ise vekile ödenecektir.
3. Bu genelgenin 1 inci maddesi kapsamında vekâletname veya onaylı belge sunmayan vekillerin başvuruları sigorta şirketlerince işleme alınmayacaktır” denilmişti.


