İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Zorunlu Açıklama

Baromuzun da içinde yer aldığı 24 Baro Başkanlığı tarafından yayınlanan bildiri ile ilgili olarak özellikle yazılı basın organlarında yer alan değerlendirme ve yorumlar karşısında aşağıdaki açıklamaların yapılması uygun görülmüştür. İstanbul Barosu, Avukatlık Yasasının kendisine verdiği görevle, ülke gündeminde hukuk bağlamında yer alan her türlü düzenlemeyle ilgili söz söyleme hakkını bir sorumluluk olarak algılayıp yerine getirmektedir. Son kez Yargıtay ve Danıştay'daki düzenlemeleri içeren yasa taslağım da bu bağlamda değerlendiren Baromuz, bu tasarıyla gelinen aşamayı "tarihsel bir süreç" olarak algılamış ve gerekli tepkinin gösterilmesini de "tarihsel bir görev" olarak nitelemiştir. İstanbul Barosunun 23 Baro ile birlikte tarihe not düşen bu onurlu duruşunun başka amaç ve saiklerle gerçekleştirdiği yolundaki değerlendirmelerin hiçbir geçerliliği yoktur. Söz konusu bildiri Ankara Barosu ile birlikte hazırlanmış, bütün barolara gönderilmiş ve açıklamaya imza koymayı kabul eden barolarımızın önerileri ve değişiklik talepleri de dikkate alınarak son şekli verilmiştir. Bu yönüyle metin, bir ortak çalışma ürünüdür. Ayrıca takdir edilecektir ki, imzacı tüm Baro Başkanlarının, böyle bir metni hazırlayacak hukuki bilgi, birikim ve iradesi mevcuttur. Yayınlanan metnin bir siyasi parti yöneticisi ile ortak toplantıda kararlaştırıldığı, bir siyasi partinin direniş çağrısının uzantısı olarak algılanıp yayınlandığı iddiaları tamamen gerçek dışıdır ve temelsizdir. Hiçbir somut kanıta dayanmayan "dedikodu" mahiyetindeki bu tür spekülasyonlar, tarihsel bir anlam ifade eden bildirinin etkisiz kılınma çabası dışında bir amaca hizmet etmemektedir. Ayrıca bu yaklaşım, anılan baroların iradesine de saygısızlık anlamına gelmektedir. Anılan bildirinin siyasi saiklerle yayınlandığı iddiası da doğru değildir. Ortak açıklamanın içeriği tümüyle yargının siyasal iktidarın etkisi altına gireceği kaygısına yöneliktir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere Avukatlık Yasasının 76 ve 95. Maddelerinin Baro Yönetimlerine verdiği görevi yerine getirirken, bunun siyaset olarak algılanacağı sanısı, görevimizi yapmaya engel oluşturamaz, İstanbul Barosu, bir siyasi parti ile yandaşlık ve/veya karşıtlık temelinde bir çalışma yapmak ihtiyacı içinde değildir. Ancak, siyasal değerlendirmelerin konusu olacağı kaygısı taşıyarak da, hukuk devletinin yok edilmesi yolundaki girişimlere seyirci kalamaz. Bildiri bu çerçevede tam bir "hukukçu titizliği" ve haklı kaygısı içinde hazırlanmıştır. Ayrıca belirtmek isteriz ki, geciken adaletin adalet olmadığı genel kuralı kısmen doğru olmakla birlikte, "hızlandırılmış ve yönlendirilmiş" adaletin, tıpkı hızlandırılmış tren örneğinde olduğu gibi, daha büyük bir adaletsizliğe ve felakete yol açacağını görmek için de hukukçu olmaya gerek yoktur. Kamuoyuna saygı ile duyurulur. İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI

Zorunlu Açıklama

Baromuzun da içinde yer aldığı 24 Baro Başkanlığı tarafından yayınlanan bildiri ile ilgili olarak özellikle yazılı basın organlarında yer alan değerlendirme ve yorumlar karşısında aşağıdaki açıklamaların yapılması uygun görülmüştür.

İstanbul Barosu, Avukatlık Yasasının kendisine verdiği görevle, ülke gündeminde hukuk bağlamında yer alan her türlü düzenlemeyle ilgili söz söyleme hakkını bir sorumluluk olarak algılayıp yerine getirmektedir. Son kez Yargıtay ve Danıştay'daki düzenlemeleri içeren yasa taslağım da bu bağlamda değerlendiren Baromuz, bu tasarıyla gelinen aşamayı "tarihsel bir süreç" olarak algılamış ve gerekli tepkinin gösterilmesini de "tarihsel bir görev" olarak nitelemiştir. İstanbul Barosunun 23 Baro ile birlikte tarihe not düşen bu onurlu duruşunun başka amaç ve saiklerle gerçekleştirdiği yolundaki değerlendirmelerin hiçbir geçerliliği yoktur.

Söz konusu bildiri Ankara Barosu ile birlikte hazırlanmış, bütün barolara gönderilmiş ve açıklamaya imza koymayı kabul eden barolarımızın önerileri ve değişiklik talepleri de dikkate alınarak son şekli verilmiştir. Bu yönüyle metin, bir ortak çalışma ürünüdür. Ayrıca takdir edilecektir ki, imzacı tüm Baro Başkanlarının, böyle bir metni hazırlayacak hukuki bilgi, birikim ve iradesi mevcuttur.

Yayınlanan metnin bir siyasi parti yöneticisi ile ortak toplantıda kararlaştırıldığı, bir siyasi partinin direniş çağrısının uzantısı olarak algılanıp yayınlandığı iddiaları tamamen gerçek dışıdır ve temelsizdir. Hiçbir somut kanıta dayanmayan "dedikodu" mahiyetindeki bu tür spekülasyonlar, tarihsel bir anlam ifade eden bildirinin etkisiz kılınma çabası dışında bir amaca hizmet etmemektedir. Ayrıca bu yaklaşım, anılan baroların iradesine de saygısızlık anlamına gelmektedir.

Anılan bildirinin siyasi saiklerle yayınlandığı iddiası da doğru değildir. Ortak açıklamanın içeriği tümüyle yargının siyasal iktidarın etkisi altına gireceği kaygısına yöneliktir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere Avukatlık Yasasının 76 ve 95. Maddelerinin Baro Yönetimlerine verdiği görevi yerine getirirken, bunun siyaset olarak algılanacağı sanısı, görevimizi yapmaya engel oluşturamaz, İstanbul Barosu, bir siyasi parti ile yandaşlık ve/veya karşıtlık temelinde bir çalışma yapmak ihtiyacı içinde değildir. Ancak, siyasal değerlendirmelerin konusu olacağı kaygısı taşıyarak da, hukuk devletinin yok edilmesi yolundaki girişimlere seyirci kalamaz. Bildiri bu çerçevede tam bir "hukukçu titizliği" ve haklı kaygısı içinde hazırlanmıştır. Ayrıca belirtmek isteriz ki, geciken adaletin adalet olmadığı genel kuralı kısmen doğru olmakla birlikte, "hızlandırılmış ve yönlendirilmiş" adaletin, tıpkı hızlandırılmış tren örneğinde olduğu gibi, daha büyük bir adaletsizliğe ve felakete yol açacağını görmek için de hukukçu olmaya gerek yoktur.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

                                       İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI

Kategori:Haberler
Zorunlu Açıklama | İstanbul Barosu