Yeni Sendikalar Ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu Paneli
İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Komisyonu ve Mevzuatı Araştırma

İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Komisyonu ve Mevzuatı Araştırma ve Geliştirme Kurulunca düzenlenen “6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu” konulu panel 9 Mart Cumartesi günü saat 13.00-18.00 arasında Orhan Adli Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. İsmail Altay ve Mevzuatı Araştırma ve Geliştirme Kurulu Başkanı Av. İbrahim Mert Kumkumoğlu’nun kısa açış konuşmasından sonra ilk oturumu Staj Eğitim Merkezi Çalışma Sosyal Güvenlik Hukuku Başkanı Av. Abdi Pesok yönetti.
Evrensel hukuk kurallarına göre hazırlanan yasaların aynı zamanda yerel özelliklerinin de bulunduğuna dikkat çeken Pesok, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun böyle bir özelliğe sahip olduğunu söyledi.
Türkiye’nin en büyük sermaye kuruluşları da içinde olmak üzere yerli sermayenin küresel sermayenin egemenliğine girdiğini ve giderek yerli sermayenin küçüldüğünün altını çizen Pesok, “Unutulmamalıdır ki, bu sermayenin işçisi de küresel sermayenin işçisi olmaktadır ve yasalar küresel sermayenin çıkarlarına uygun hazırlanmaktadır” dedi.
1980 yılında Türkiye’de 78 yabancı sermaye şirketi bulunurken bu rakamın 2012’de 30.330’a çıktığını belirten Abdi Pesok, yeni Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi yasasının da Türk işçisi ile yabancı sermaye işvereni arasındaki ilişkileri düzenlediğini ve işçilerimizin kendi ülkelerinde yabancının işçisi konumuna düşürüldüğünü bildirdi.
İlk oturumun konuşmacısı DİSK Hukuk Dairesi Müdürü Av. Necdet Okcan, Sendikalar Kanununu tanıttı. Sendikaların kuruluş esasları, organları ve üyelik durumları hakkında bilgi veren Okcan, 12 Eylül 1980 sonrası mevzuatıyla yeni 6356 sayılı kanun arasındaki farklılıklara değindi. 2821 sayılı Sendikalar Kanunu ile 2822 sayılı Toplu Sözleşme Grev ve Lokavt kanununun birleştirildiğini ve 6356 sayılı yeni kanunun 6’sı geçici olmak üzere 89 maddeden oluştuğunu bildirdi.
Aynı oturumda konuşan Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ercüment Özkaraca, yeni kanunun AB’ye uyum sürecinin bir eseri olduğunu, toplumda çok tartışıldığını bildirdi. 2821 sayılı kanunla 6356 sayılı kanunu güvence açısından karşılaştıran Özkaraca, konuya ilişkin Yargıtay kararlarından örnekler de sundu. Özkaraca konuşmasında, yöneticinin iş sözleşmesinin feshi, kıdem tazminatı, sendika tüzel kişiliğinin sona ermesi, yöneticinin kıdem tazminatı hakkı, işe alınma, işe iade hakkı, iş yeri sendika temsilcisinin güvencesi, sendika özgürlüğü konularında açıklamalarda bulundu.
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. İsmail Altay’ın yönettiği ikinci oturumda konuşan Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurşen Caniklioğlu, toplu iş sözleşmesi ve toplu iş uyuşmazlıklarının çözümü konusunda bilgi verdi.
6356 sayılı kanunun pek çok değişiklikler getirdiğini, ancak bu değişikliklerin kanunun felsefesinde fazla değişikliğe yol açmadığını belirten Caniklioğlu, Çerçeve Sözleşme, arabuluculuk sistemi, 2822 sayılı kanunla 6356 sayılı kanun arasındaki farklar, kanunsuz grev, siyasal greve, iş yeri işgali, genel grev ve cezalara ilişkin açıklamalarda bulundu.
İş ve oysal Güvenlik Komisyonu Başkan Yardımcısı Av. Hasan Günüç yönetiminde yapılan ve daha önce konuşan üç konuşmacının katıldığı tartışma bölümünde katılımcıların yönelttikleri sorular da yanıtlandı.


