Yeni Gümrük Birliği Taslağı ve AB Müktesebatına Uyum

İstanbul Barosu Lojistik ve Taşıma Hukuku Komisyonunca düzenlenen ‘Yeni Gümrük Birliği Taslağı ve AB Müktesebatına Uyum’ konulu panel, 10 Nisan 2019 Çarşamba günü saat 13.30’da baromuz merkez bina konferans salonunda yapıldı.
Panelin açılışında konuşan Lojistik ve Taşıma Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Egemen Gürsel Ankaralı, Lojistik sektörünün Türkiye’nin Gayri Safi Yurtiçi Hâsılasının %12’sine denk geldiğini söyledi. Bu kapsamda deniz yoluyla taşımanın %65, hava yoluyla yapılan taşımanın %12, karayoluyla yapılan taşımanın %22, demir yoluyla yapılan taşımanın ise %1 ağırlık taşıdığını belirten Ankaralı, Türkiye limanlarındaki konteynırların %24’ünün ihracat, %48’inin ithalat, %15’inin transit, %13’ünün de kabotaj hizmetlerinde kullanıldığının belirlendiğini bildirdi.
Bütün bunlara bakıldığında lojistik sektörünün hem Türkiye açısından hem iş alanı açısından son derece önemli olduğunun anlaşıldığını hatırlatan Ankaralı, lojistik sektörünün bunca önemine rağmen ne yazık ki son yıllarda bir gerileme dönemi yaşadığını, 2007 yılında 27. Sıradayken, şimdi 47. Sıraya düşmüş durumda bulunduğunun tespit edildiğini belirtti.
Bunun bir takım nedenlerinin bulunduğunu, bunlardan birinin de gümrük uygulamaları ile ilgili bürokrasinin yarattığı sıkıntı olduğunu kaydeden Egemen Gürsel Ankaralı, “Avrupa Birliği gümrük mevzuatında değişiklikler yaptı. Bizim de bu değişikliklere uyum açısından harekete geçmemiz gerekiyordu, yeni Gümrük Kanunu tasarısı hazırlandı. Bugünkü panelde bu konuyu ele alacağız” dedi.
Panelin açılışında konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, Avrupa Birliği oraklık hükümleri gereğince Gümrük mevzuatına uyum sağlamak amacıyla Birliğin gümrük mevzuatında yapılan değişiklikleri iç hukukumuza aktarma yükümlülüğümüzün bulunduğunu söyledi.
Bir bakıma zorunlu olduğumuz değişiklikle karşı karşıya bulunduğunuzu belirten Durakoğlu, tasarının kabaca incelendiğinde önemli bir takım değişikliklerin bulunduğunu bildirdi. Durakoğlu bu değişiklikleri şöyle sıraladı: “Teknoloji kullanımı ve gümrük işlemlerini biraz daha öngörülebilir hale getiren değişiklikler var. Düşünsel değişimi çok net görebiliyoruz. Denetimden ziyade gümrüklerin gözetim görevini yerine getirmesi gibi olumlu gelişmeler var. Özellikle sevkiyatların sistem içersinde mutat gelişimini durdurmadan devam ettirebilecek bir düzenlemenin öngörülmüş olması önemli değişikliktir. Yetkilendirilmiş yükümlü statüsünde bulunan firmalara getirilecek kolaylıklar hızlı bir düzenlemeyi sağlayacaktır, bu olumlu bir gelişmedir”.
Cezalar konusuna da değinen Durakoğlu, “Cezalarla ilgili düzenlemenin korunması bakımından yeniden bir değerlendirmeye ihtiyaç olduğu kanısındayım. Kendinizi ihbar ettiğinizde bile %45’lere varan cezalarla karşılaştığınız gerçeği ortadan kaldırılmalı. Uygulama çerçevesinde yanıt verecek hale gelmeli. İthalatçıların hiçbir biçimde kusurlu olmadığı noktalarda dahi daha sonra fark edilen bazı konuların kendiniz ihbar etmeniz halinde bile ciddi şeyler söz konusu” dedi.
Durakoğlu, zamanaşımının hala ciddiyetini korumaya devam ettiğini, oralarda da çok ciddi sorunların bulunduğunu, özellikle eleştiriler ve uygulamadan kaynaklanan sorunlar doğru bir biçimde yansıtılabilirse yeni tasarıya katkı verilebileceğini sözlerine ekledi.
Açılış konuşmalarından sonra panel oturumuna geçildi. Paneli İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Muazzez Yılmaz yönetti.
UND Avrupa Birliği Danışmanı Can Baydarol, Gümrük Birliği bağlamında Türkiye’nin AB Müktesebatına Uyumu konusunda konuştu. Uyum kelimesine karşı çıktığını belirten Baydarol, “Niye karşı çıktığımı da söyleyeyim. Uyum yapabilmeniz için Avrupa Adalet Divanının yargısı altında kendinize bir yer bulmanız lazım. Çünkü metinleri bire bir kopya etseniz bile, aynı uygulamayı da yapsanız, mahkemeler farklı kararlar verdiği sürece uyum olmaz. Onun için ben ‘yakınlaştırma’ kelimesinin teknik olarak daha doğru olduğu kanısındayım” dedi.
Gümrük Birliğinde inanılmaz yanlışlar yapıldığını öne süren Baydarol, Türkiye’nin sorunun Gümrük Birliğinden çıkmak değil, girememiş olmaktan kaynaklandığını savundu. Baydarol Türkiye’nin Gümrük Birliğine niye giremediğini Yunanistan örneğini vererek ayrıntılı olarak anlattı.
Can Baydarol, bugün gelinen noktada Gümrük Birliği mevzuatının güncellenmesi çalışmaları yapıldığını, eğer böyle bir güncelleme olacaksa, Türkiye’nin de her şeyden önce buradaki karar alma süreçlerini iyileştirici işler yapması ve ısrarcı olması gerektiğini vurguladı.
Dış Ticaret ve Gümrük Danışmanı Cahit Soysal, yeni Gümrük Kanunu Taslağında öngörülen yeni düzenlemeler hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Soysal kanun taslağını üç etapta inceledi: Kanuna eklenen yeni düzenlemeler, eski hükümlerin ayrıntılı düzenlemeleri ve eski hükümlerin yeniden düzenlenmesi.
Soysal yeni düzenlemeleri ‘geçici depolama beyanı’, ‘kefil ve kefil taahhütnamesi’, ‘merkezi gümrükleme’ olarak niteledi. Soysal ayrıntılı düzenlenen eski hükümleri de şöyle sıraladı: fikri ve sınaî mülkiyet hakları, bilgi verme, yetkilendirilmiş yükümlü, itirazlar, risk yönetimi ve gümrük kontrolü, sonradan kontrol, eşyanın tercihli menşei, ödenen ithalat vergilerinin mahsubu, ihracatta vergi yükümlülüğü.
Cahit Soysal, eşyanın tespiti, serbest bırakma ve eşyanın tasfiyesi konusundaki eski düzenlemelerin de yeniden düzenlendiğini bildirdi.
Gümrük Müşaviri, İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği Başkan Yardımcısı Rıdvan Haliloğlu, Avrupa Birliğini coğrafya genişletme hareketi olarak niteledi ve yakın vadede üyelik beklemediğini söyledi.
Haliloğlu, sunumunda yeni Gümrük Kanunu Tasarısındaki cezalar ve temsil hakkı konusunda ayrıntılı bilgi verdi. Haliloğlu, cezaların yok edici değil, ıslah edici olması gerektiğini vurguladı.
Oturum sonunda soru/cevap bölümü uygulandı. Bu arada Konuşmacılara birer Teşekkür Belgesi verildi.


