İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Yekta Güngör Özden: “Avukatlar Hukukun Gerçek Bekçileridir”

İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezince düzenlenen Cumartesi Forumları’nın ikincisi 15 Mart 2008 Cumartesi günü saat 14.00’da Baro Merkez Binada Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

Yekta Güngör Özden: “Avukatlar Hukukun Gerçek Bekçileridir”

İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezince düzenlenen Cumartesi Forumları’nın ikincisi

15 Mart 2008 Cumartesi günü saat 14.00’da Baro Merkez Binada Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

Forumun sunuş konuşmasını yapan Staj Eğitim Merkezi Yürütme Kurulu Başkanı Av. Berra Besler, ülkemizde yerleşmesini yürekten istediğimiz demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletinin en önemli özelliğinin yargı bağımsızlığı olduğunu söyledi.

Yargı bağımsızlığının hukuk devletinin “olmazsa olmaz”ı, özgür ve bağımsız savunmanın da yargı bağımsızlığının “olmazsa olmazı”ı olduğunu belirten Besler, savunmanın olmadığı yerde yargı bağımsızlığından söz etmenin mümkün olmadığını bildirdi.

Kayıtsız şartsız ulusa ait olan egemenliğin Anayasamıza göre yetkili organlar eliyle kullanıldığını hatırlatan Av. Berra Besler, bu yetkiyi kullanan erkler arasında üstünlük taslanamayacağını, yargının kurucu unsuru olan sav-savunma-karar üçlüsünün de yargı bağımsızlığından ayrı düşünülemeyeceğini belirtti.

Günün konuk konuşmacısı olan Anayasa Mahkemesi Önceki Başkanı Av. Yekta Güngör Özden, “Yargıda Avukatın rolü” üzerinde durdu. Özden özellikle genç avukatlara hitaben yaptığı konuşmasının ilk bölümünde, yargıda avukatın önemini kendi yaşam kesitinden verdiği örnekler ve anılarla anlatarak gençlere önemli öğütlerde bulundu.

Bulunduğu görevlerde kendisini en özgür olarak avukatlık mesleğini yaparken hissettiğini vurgulayan Özden, “Avukatlık, herkese insan olduğu hazzını duyuran, haksızlıktan koruyan, hakkını da veren, onu yakınmacı durumundan çıkaran bir olgudur” dedi.

Adalet devletin, savunma da adaletin temeli olduğunu belirten ve adaleti toplumsal bir namus olarak tanımlayan Yekta Güngör Özden şöyle konuştu: “Bu nedenle biz avukatların çok nitelikli meslektaşlar olmamız gerekiyor. Kulaktan dolma avukatlık, aldığımız ruhsatnameyle, sırtımızdaki cüppeyle yapılan bir meslek değildir. Giderek hukuk fakültelerinin artması, avukatların sayısının artması, kamu avukatlarının baro disiplini dışına alınması, yani üye olmak zorunda bırakılmamaları, avukatlık mesleğinde de bozulmaları getirdi. Bana sorarsanız Türkiye’de oynanmadık, bozulmadık bir şey kalmadı, her yere el attılar.”

Türkiye Barolar Birliği eski başkanlarından Faruk Erem’in çabasıyla Anayasamıza hukukun üstünlüğü ilkesinin girdiğini, anayasamızda erkler ayrılığı bulunduğunu, bunun çok önemli olduğunu belirten Özden, “Bugün görüyorsunuz Cumhuriyet Başsavcısının görevini yerine getirip açtığı davayı hazmedemeyip Cumhuriyet Başsavcısını tehdit edercesine, onu hedef gösterircesine kınayanlar var. Bu çok yanlış bir şey, adam görevini yapıyor. Görevin yapılmadığı yerde, hukukun üstünlüğünün gerçekleşmediği ortamda siz hiç bir şeye güvenemezsiniz. Bugün başka düşüncelerle yargıya, hukuka, adalete karşı çıkanlara omuz verirseniz, yarın siz adalete muhtaç olduğunuzda yanınızda hiç kimseyi bulamazsınız” dedi.

Hukukun gerçek bekçileri olarak avukatların, mahkemelerin gerçek mahkeme olmasının kanıtı olduğunu, hukukun gelişmesine büyük katkı sağladıklarını anlatan Yekta Güngör Özden, ülkemizdeki yargı ortamında hâkim ve savcıların koşullarında hukukun gelişmesini beklemenin zor olduğunu, hukuka aykırılıklar konusunda hâkimlerden pek az başvuru geldiğini, avukatların uyarmasıyla aykırılıkların giderilebileceği ve vatandaşın hukuka güveninin arttırılabileceğini söyledi.

Yekta Güngör Özden, daha sonra kendisine yöneltilen soruları yanıtladı.

Galeri

Kategori:Haberler