İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Yargıtay, Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması Teorisini Onayladı

İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezince düzenlenen Cumartesi Forumları’nın on beşincisi 28 Haziran 2008 Cumartesi günü saat 14.00’da Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

Yargıtay, Tüzel Kişilik Perdesinin 
Aralanması Teorisini Onayladı

İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezince düzenlenen Cumartesi Forumları’nın on beşincisi 28 Haziran 2008 Cumartesi günü saat 14.00’da Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

SEM Yürütme Kurulu Başkanı Av. Berra Besler, forum konusu ve konuşmacılar hakkında bilgi verdi. Forum oturumunu ise SEM Yürütme Kurulu Üyesi Av. Füsun Dikmenli yönetti

Forumun konuşmacısı olan Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Bahtiyar, ticaret şirketlerinde tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi ve Türk Ticaret Kanunu tasarısı hakkında bilgi verdi.

Tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi ile ilgili İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin verdiği kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nce onanmasıyla çok önemli bir içtihat oluştuğunu belirten Bahtiyar, bu içtihatla şirketlerin kötüye kullanılmasının önüne geçilebileceğini bildirdi.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin E:2005/8774, K:2006/5232 kararıyla “...tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak davalıların sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına” diyerek yerel mahkeme kararını onayladığını belirten Bahtiyar, olayı daha açık anlatmak için yerel mahkemeye konu olan olayı şöyle anlattı:

hUKUK

“İki şirket var: Ege A.Ş. ve Ege Limited. Bu iki şirket de bir kişiye borçlanmışlar, karşılığında fatura düzenlenmiş.  İki şirketin ortakları aynı kişilerden oluşuyor, üstelik şirketin yöneticileri ve temsilcileri dahi aynı kişiler. Faturaların bir kısmı anonim şirkete, bir kısmı limitet şirkete kesilmiş. Somut olayda limitet şirketin mali durumu oldukça kötü, Ege A.Ş.’nin mali durumu ise oldukça iyi.

Limited şirket alacaklısı “mademki her iki şirketin ortakları, yöneticileri, temsilcileri de aynı, bu durumda alacağımı A.Ş.’den isterim” demiş ve Ege A.Ş.’ye başvurmuş.  Ege A.Ş.: “limitet şirketin faturalarından ben sorumlu değilim, ben kendi faturalarımdan sorumluyum, kaldı ki ben bu borçları da başkasına naklettim, bu borçlardan da sorumlu değilim, ben ayrı bir tüzel kişiyim, limitet şirketin borçları beni ilgilendirmez” demiş.  Ve olay yargıya intikal etmiş.

Ege A.Ş.’nin avukatı “... Biz her ne kadar aynı kişilerden oluşan iki şirket isek de iki ayrı tüzel kişiyiz. Ege Limitet Şirketi’nin borcu bizi ilgilendirmez” biçiminde bir savunma yapmış.

İzmir 4. asliye ticaret mahkemesi ise konuya ilişkin kaynakları incelemiş ve bilirkişi raporuna dayanarak çok örnek bir karar vermiş. Tüzel kişilik perdesi aralanması teorisini kabul edip anonim şirket ve ortaklarının limitet şirket borçlarından sorumlu olması gerektiğine karar vermiş. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi de bu kararı onarken, tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisini de kabul etmiş oluyor.”

Konuşmasını Türk Ticaret Kanunu Tasarısının getirdiği yenilikleri anlatarak sürdüren Prof. Dr. Mehmet Bahtiyar, TTK Tasarısının hazırlanmasında Avrupa Birliği müktesebatının önemle dikkate alındığını, Tasarının AB’nin yayınladığı yönergelere gönderme yapılarak hazırlandığını belirtti.  

2005 yılında tartışmaya açılan Türk Ticaret Kanunu Tasarısının dört kez değişikliğe uğradığını, henüz Meclis’in gündemine gelmediğini kaydeden Bahtiyar, Tasarının anonim şirketlere getirdiği yenilikleri şöyle sıraladı.

-         Kooperatifler tasarıda ticaret şirketleri arasında sayılıyor.

-         Şahıs şirketi – sermaye şirketi ayrımı yapıldı. Kolektif şirketle adi komandit şirket şahıs şirketi sayıldı, anonim, limitet ve paylı komandit şirket ise sermaye şirketi sayıldı. Bu ayrımda kooperatiflere yer verilmemiş. Çünkü kooperatiflerin çok değişik tasarıları var.

-          Ticaret şirketleri ana sözleşmelerinde yazılı işletme konusu içersinde kalmak şartıyla ancak hak edinebilir ve borç altına girebilir. Konu içinde yapılan işler şirketi bağlar, işletme konusu dışında yapılanlar şirketi bağlamaz.

-         Şirketlere sermaye olarak konulabilecek değerlerde yenilikler yapıldı. Devredilebilen ve nakledilebilen her tür unsur, her türlü değer ticaret şirketlerine sermaye olarak konulabilir.

-         Şirketlerin birleşmesi ve tür değiştirmesi ayrıntılı hükme bağlanıyor. Tasarının en önemli bir yanı da şirketlerin bölünmesine imkân vermesidir. Bu, ilk kez hukukumuza giriyor.

-         Tasarıyla getirilen bir başka yenilik de Şirketler Topluluğu, yani holdingleşme yasal düzenlemeye kavuşuyor.

-         Her sermaye şirketi bir internet sitesi açma, bazı işlemlerini (Genel Kurul toplantı gündemini, gizlilik taşımayan toplantılarını) yayınlama zorunluluğu altındadır.

-         Tasarı, güvenli elektronik imza ile ilgili şirketler bakımından önemli bazı hükümler getiriyor. Elektronik ortamda Yönetim Kurulu, Genel Kurul toplantıları yapılmasını hükme bağlıyor.

Prof. Dr. Mehmet Bahtiyar konuşmasının son bölümünde Kurumsal Yönetim İlkeleri hakkında bilgi verdi.

Forumun ikinci bölümünde Prof. Dr. Mehmet Bahtiyar, katılımcıların kendisine yönelttikleri soruları yanıtladı. Konuşmasının sonunda ise SEM Yürütme Kurulu Başkanı Av. Berra Besler kendisine bir plaket sundu.

Galeri

Kategori:Haberler