İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Yargıç Ve Savcıların İletişimlerinin Tespiti Yargı Bağımsızlığı Ve Demokrasi İle İlgili Ana Sorundur.

Ülkemizde son günlerde çok sık tartışılan konuların başında iletişimin tespiti yani “dinleme” ve “dinlenme” gelmektedir. İletişimin Tespiti Yöntemine başvurulması için yeni CMK'da “kuvvetli suç şüphesi” ve “başka türlü kanıt toplama olanağının bulunmaması” koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu durum kişi hak ve özgürlükleri için bir güvence olarak yeni CMK’da belirlenmiştir.

Yargıç Ve Savcıların İletişimlerinin Tespiti Yargı Bağımsızlığı Ve Demokrasi İle İlgili Ana Sorundur.

Ülkemizde son günlerde çok sık tartışılan konuların başında iletişimin tespiti yani “dinleme” ve “dinlenme” gelmektedir.  İletişimin Tespiti Yöntemine başvurulması için yeni CMK'da “kuvvetli suç şüphesi” ve “başka türlü kanıt toplama olanağının bulunmaması” koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu durum kişi hak ve özgürlükleri için bir güvence olarak yeni CMK’da belirlenmiştir. 

Ancak Adalet Bakanlığı, Gerek “Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği” ile ve gerekse “Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü“ ile CMK’da bireyler için getirilen güvence Yargıç ve Savcı soruşturmaları için aşılmış ve “kuvvetli şüphe” koşulu yerine “bir suç isnadının bile bulunmadığı inceleme aşamasında” Yargıç ve Savcılarının iletişiminin tespiti ve haberleşmelerinin dinlenmesi olanağı sağlanmıştır.

Kuşkusuz bu durum salt “Yargı Bağımsızlığı” ve “Yargıç Teminatı” kavramları açısından oldukça sıkıntılı düzenlemeler olarak kolayca nitelenebilecektir. Ama asıl önemli olan bu duruşun ve bu tavrın ülkemizde “DEMOKRASİ” açısından büyük bir sorun oluşturmasıdır.

Bir ülkenin yargıçlarının ve savcılarının bu denli kolayca iletişimlerinin tespit edilebilmesi ve dinlenebilmesi, yürütme erkini oluşturan Adalet Bakanlığı Müfettişlerinin koşulsuz yetkili kılınması nasıl bir Demokrasi biçimlenmesi ile karşı karşıya olduğumuzun da temel göstergesidir.

Bir ülkede Demokrasi ya vardır ya da yoktur. Demokrasi var ise Hâkim ve Savcıların bu türden iletişimlerinin saptanması olamaz.  Siyasi İktidar elini ve siyasi yetkilerini derhal “Yargı”dan çekmelidir. Yargı Bağımsızlığı İlkesine ve Yargıç Teminatına aykırı düzenlemelerden vazgeçmelidir.

Siyasi İktidarın bir yandan yargı kararları sonrası verdiği demeçler öte yandan yargıyı, hâkim ve savcıları sindirme amaçlı yapılan antidemokratik düzenlemeler, özellikle YARSAV üzerine kurulan baskılar ara rejim dönemi yöntemlerini çağrıştırmaktadır.

İstanbul Barosu; Gerçek anlamdaki “Yargı Bağımsızlığının” ve “Yargıç Teminatının” Kuvvetler ayrılığı ilkesinin ve de demokrasinin olmazsa olmaz koşulu olduğuna inanmaktadır; bu nedenle de yargıç ve savcıların örgütlü gücü YARSAV’ın içtenlikle yanındadır.

2009 yılının YARGI BAĞIMSIZLIĞI için somut adımların atıldığı, hukuka aykırılıkların yaşanmayacağı ve hukukun üstünlüğünün egemen olacağı bir yıl olması dileğiyle...

İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI

Kategori:Haberler
Yargıç Ve Savcıların İletişimlerinin Tespiti Yargı Bağımsızlığı Ve Demokrasi İle İlgili Ana Sorundur. | İstanbul Barosu