Yargı Reformu Toplantıları-I
İstanbul Barosu Adil Yargılama ve Takip merkezince düzenlenen ‘Yargı Reformu Toplantıları’nın ilki 15 Kasım 2019 Cuma günü saat 14.00’de baromuz merkez bina konferans salonunda yapıldı.
Toplantının açılışında konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu, Avrupa Birliği müzakereleri çerçevesinde 2009 yılında gündeme getirilen Yargı Reformu Strateji paketini eleştirdi ve “Bu paketin bizi getirdiği yer; yargının FETÖ’ye teslim edilmesi oldu” dedi.
2009 yılında hazırlanan ve kamuoyuna açıklanan yargı reformu paketinde ne yazdılarsa tersini yaptıklarını belirten Durakoğlu, 2015 yılında bir paket daha çıkarıldığını, bu paketin de 2009 paketinden metin olarak farklı bir yönü bulunmadığını bildirdi.
Durakoğlu, Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde her şeyin askıya alındığını, yargı reformu stratejilerinin sabıkalarına bakınca hiç bir umut vermediğini, aslında sorunun yargı paketinde değil uygulamalarda olduğunun altını çizdi. Durakoğlu, “Örneğin Sulh Ceza mahkemeleri kapatılacak mı? HSK seçimleri aynı şekilde yapılacak mı?” diye sordu. Durakoğlu, “Bizim adliyelere rahat girebilmemizi sağlasınlar. Kazanılmış haklarımız elimizden alınmışken yeşil pasaport için kimse susmamızı beklemesin” dedi.
Mehmet Durakoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye yargı tarihinde görülmemiş bir kriz ile karşı karşıyadır. Aslında ciddiye almadığımız ama o ciddiyetsizliği ciddiye aldığımız bir konumdayız. Buradan ne çıkar? Doğrusu hiç bir biçimde umutlu değilim”.
Başkanın açılış konuşmasından sonra oturuma geçildi. Oturumu İstanbul Barosu Adil Yargılama Takip Merkezi Başkanı Av. Aynur Tuncel Yazgan yönetti. Yazgan, “YRSB incelendiğinde içinde eylem planı olmadığını görüyorsunuz. Yargısal düzenin kamusal denetime açılıp şeffaflaşması ve yargıya yeniden güven duyulmasını sağlama hedefine içtenlikli ve özeleştirel bir koşuş (mu), ya da Türk adalet sisteminin demokratikleşme iradesinin bir yansıması (mı), ya da Kimin iradesi? Adil Yargılama Takip Merkezi olarak ona bakmaya çalıştık” dedi.
2009, 2015 ve 2019’da açıklanan Yargı Reformu Strateji belgeleri hakkında özet bilgiler veren Yazgan, ilk sözü Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku ABD Başkanı Prof. Dr. Sibel İnceoğlu’na verdi. İnceoğlu uluslar arası belgelere dayanan konuşmasında Yargı Reformu Strateji Belgelerini yargı bağımsızlığı, tarafsızlığı ve yargıya güven ekseninde değerlendirdi.
İnceoğlu şöyle konuştu: “Yargının bağımsız ve tarafsız olması için Yargı Reformu Strateji Belgesi tek başına bir çare olmayacaktır. Çünkü sorun şu: İster aynı coğrafi bölgede olsun, ister aynı ilde olsun sorun bir yargıcın baktığı davanın elinden alınmasıdır. Mesele budur. Dolayısıyla aslında yargıcın mahkemesinin değiştirilmemesi gerekir. Yeni mahkemeler kurulur ya da disiplin cezası alırsa hâkim, o zaman yeri değiştirilebilir. Adli kolluk tamamen savcı kontrolünde olması gerek bir yapı olmalıdır. YRSB’inde adli kolluk için sadece eğitimden bahsediliyor. Benim algıladığım strateji belgesinde, ciddi ve somut bir şey göremedim”.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ulaş Karan, Yargı Reformu Strateji Belgesi ve Yargı Reformu Paketini temel hak ve özgürlükler açısından değerlendirdi.
Yargı Reformu Strateji Belgesinin 9 amacı, 63 hedefi ve 256 faaliyeti içerdiğini belirten Karan, belgenin önemli amaçları arasında, hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi, savunma hakkının etkin kullanımının sağlanması, adalete erişimin kolaylaştırılması ve hizmetlerden memnuniyetin artırılmasının yer aldığını söyledi. Bundan sonraki paketlerde, hukuk yargılamasına ilişkin bazı değişiklikler, üçüncü pakette infazla ilgili ‘af’ düzeyinde düzenleme yapılması düşünüldüğünü belirten Karan, temel hak ve özgürlüklerle ilgili bu Birinci yargı reformu paketiyle hukuk düzenimizde bir ilerleme sağlamasının pek mümkün gözükmediğini sözlerine ekledi.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Muhakemesi Hukuku Dr. Öğretim Üyesi Öznur Sevdiren, 7188 sayılı kanunla getirilen yeni muhakeme modelleri hakkında bilgi verdi.
7188 sayılı yasayla getirilen yeni düzenlemelerin Alman sisteminden esinlenildiğini belirten Sevdiren, hızlandırılmış ve basit muhakeme usullerine ilişkin 7188 sayılı kanunun gerekçesinde davanın en uygun zamanda sonuçlandırılmasının hedeflendiğini söyledi.
Hızlandırılmış ve basit muhakeme usullerinin uygulanması hakkında bilgi veren Sevdiren, uygulamanın Alman sistemiyle taşıdığı benzerlikler üzerinde durdu. Seri muhakemedeki aşamaları adım adım anlatan Sevdiren, seri ve basit muhakeme usulünde kanun yolu denetimi hakkında açıklamalarda bulundu.
Sunumların tamamlanmasından sonra soru/cevap bölümüne geçildi.
Toplantı sonunda sonuç bildirgesi açıklandı.


