Vergi Yazılarına Tepki
İstanbul Barosu tarafından Türkiye’deki tüm serbest meslek mensuplarına gönderilen “uyarı yazısı” na tepki verildi.

İstanbul Barosu tarafından Türkiye’deki tüm serbest meslek mensuplarına gönderilen “uyarı yazısı” na tepki verildi.
Öncelikle Türkiye Barolar Birliği Başkanlığına yazı yazılarak, meslektaşlarımız arasında tepkiye neden olan bu yazıların içerik ve uslup açısından kabul edilemeyecek nitelikler taşıdığı belirtilmek suretiyle, banka hesaplarının incelenmesinin yasal koşulları taşımadığı da vurgulanarak, yazıdaki yaklaşım yanlışlarının yanıtlanması gerektiği bildirildi.
Sözkonusu yazıya ek olarak, İstanbul Barosunun Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğüne hitaben düzenlediği yazı da gönderilmek suretiyle, gerektiğinde diğer meslek odaları ile de temasa geçerek ortak bir platform oluşturulması ve Bankalar Birliğine yazı yazılmak suretiyle, hesapların incelenmesine olanak veren nedenlerin sorulması istendi.
İstanbul Barosu tarafından Gelir İdaresi Başkanlığına hitaben düzenlenen ve TBB’ye de gönderilen yazıda, Başkanlığın ciddi bir yaklaşım yanlışlığı içinde olduğu bildirildi. Bu yazı ile vergi gelirlerinin arttırılmasının olası bulunmadığına dikkat çekilerek, şu görüşlere yer verildi:
Diğer yandan, uygulamanın yanlışlığına da değinilen yazıda, bu yanlışlıklar şöyle dile getirildi;
“Bilindiği üzere, servet ve harcamalardan hareketle vergi matrahına ulaşılmasına imkan veren VUK 30/7. fıkrası hükmü, 4783 Sayılı Yasanın 9. maddesi ile 01.01.2003 tarihinden geçerli olmak üzere kaldırılmıştır. Dolayısıyla bu veriler dikkate alınarak vergi tarhiyatı olası değildir.
Kaldı ki, Başkanlığınızın “tüm avukatların” banka hesaplarını izlemesi de kabul edilemez. Ancak, bir soruşturmanın sözkonusu olması halinde ve mutlaka yasal mercilerden alınacak izinle “münferit” olarak gerçekleştirilebilmesine olanak veren bir yasa düzenlemesini, öyle bir soruşturma da olmaksızın doğrudan Bakanlığın tasarrufu ile yerine getirmek, hukuken kabul edilemez.”
Bu uygulamanın vergi gelirlerini arttıramayacağını, kayıtdışı işlemlerin çoğalması endişelerinin doğumuna yol açacağını bildiren yazıda, avukatların banka hesaplarını boşaltmak gibi eylemlerin konuşulmasına neden olduğu bildirildi.
Devletin daha “özenli” davranış isteyebileceği, ancak bunun yerine “korkutma” yolunu tercih etmemesi gerektiği bildirilen yazıda, bunun verginin kutsiyeti ile bağdaşmadığı ifade edilerek, sözkonusu yaklaşımların yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.


