İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
Atatürk“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Urla’Da Çok Boyutlu Bir Çocuk İstismarı Yaşanmıştır

Urla’Da Çok Boyutlu Bir Çocuk İstismarı Yaşanmıştır

“İstanbul Barosu Başkanlığı olarak, bu talihsiz olayı çocuk koruma sisteminin geliştirilmesinde bir dönüm noktası haline getirmeyi öneriyoruz.”

İstanbul Barosu Çocuk hakları Merkezince yayınlanan konuya ilişkin açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Urla’da yaşanan çok boyutlu çocuk istismarı vakasının uyandırdığı dehşetten kurtulmak ve bu talihsiz olayı bu tip vakaların tekrarlanmaması için bir dönüm noktası haline getirmek için çok dikkatli bir çalışma başlatmak gerekmektedir.

Devletin ve toplumun çocukları her tür ihmal ve istismardan koruma görevi bulunmaktadır. Bu hem Anayasal bir zorunluluk ve B.M. Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesince öngörülmüş bir yükümlülük hem de toplum olmanın gereğidir.

Çocukların istismar ve ihmalden korunması konusunda iki önemli prensip vardır: Bunlardan ilki, çocuğun söylediği öyküye inanılmasıdır. İkincisi ise bu iddiaların uzmanlar tarafından ve gizlilik içinde araştırılmasıdır.  

Yaşanan olaylar bu kuralların tamamının ihlal edildiği çok boyutlu bir çocuk istismarı hikayesidir:

    Kurumda çocukların cinsel yönden istismar edildiklerine ve bunun yetkililerce bilinmesine rağmen gereğinin yerine getirilmediğine dair bir iddia bulunmaktadır. Bu iddianın doğru olup olmadığı ancak yargılama süreci sonunda anlaşılacaktır.

Ancak bu iddianın ortaya çıkartılmasından sonra yaşananlar tüm toplumun gözü önünde gerçekleşmiştir. Bu olaylardan en vahimleri şunlardır:

    Çocukların vücut muayenelerinin yasaya aykırı ve iradeleri hilafına yapılmış olması Olayın basında yer alışı Bir çocuğun istismar edilmediği, gönüllü olarak gerçekleştirdiği bir ilişkisi olduğunun ifade edilmesinde olduğu gibi kurum çalışanlarının kendilerini savunurken çocukların özel hayatlarına dair bilgileri vermesi

Kurum yöneticileri ve çalışanları, soruşturma ile görevli makamlar, basın mensuplarının her birinin eylemi ayrı bir istismar ve hukuka aykırılık oluşturmaktadır.  

Bu kadar ağır ve büyük bir çocuk istismarı vakasını önleyici tedbirlerin alınması konusunda Türkiye’de çok geç kalınmıştır. Bu vakanın doğru bir yapılanma için bir fırsat olarak değerlendirilmesini ve son olmasını diliyoruz. Bu amaca ulaşılabilmesi için suçlama – savunma ikileminden uzak durularak, tüm aşamalarının dikkatle incelenmesi gerekmektedir.

Tüm bu sorunların temelinde, çocukların ailelerinin korunmasından uzak düşmesine neden olan riskleri ortadan kaldırmaya yönelik politika ve hizmetlerin üretilememiş olması yatmaktadır. Toplumun ve devletin, aile bakımından yoksun çocuklar için koruyucu aile ve benzeri kurum bakımına alternatif hizmetleri geliştirememiş olması sorunun önemli nedenlerinden biridir. Artık risk altındaki çocuklara ve ailelerine yönelik politikalar ve hizmetler devletin ve toplumun en önemli gündemlerinden birini oluşturmalıdır.

Tüm toplumu şu konu üzerinde düşünmeye davet ediyoruz:

Türkiye’de ailesinin bakım ve korunmasından yoksun çocukları toplum adına korumakla görevli kurum hangisidir? SHÇEK, bu kurumun kendisi olduğunu iddia etmektedir. Pekiyi bu olayda olduğu gibi, SHÇEK bakımı altında olan çocukların bu kurumlarda istismarı söz konusu olduğunda çocuğu korumakla görevli kurum neresidir? Türkiye’de böyle bir kurum bulunmamaktadır. Bu çelişkili durumun bertaraf edilmesi mümkündür. Aile bakımından yoksun çocuklar kamu vesayeti altına alınırlar. Etkin bir koruma modeli için, kamu vesayeti kurumu ile bakım ve koruma hizmeti veren kurumların mutlaka birbirinden ayrılması gerekmektedir.

Yukarıda yer alan başlıklar yanında, koruma sistemi ve bu alanda toplumun ve basının rolü konusunda şu konuların tartışmaya başlamalıyız:

    Çocukların korunmasına bütçeden ayrılan payın yetersiz olması Kurumların yetersiz ve uzman olmayan personel ile çalışmaları Kurumların bağımsız denetim makamlarının olmaması Kurumların aile benzeri model yerine yurt – yuva biçiminde çalışmaları Soruşturmalarda çocukları koruyucu yöntemler Adalet sistemi içerisinde çocuk koruma konusunda uzmanlaşmış personelin bulunmaması Basın Yasasında yer alan çocukların korunmasını amaçlayan yasaklara uyulmaması ve bu yasa ihlalinin takipsiz bırakılması

Çocukların korunmasından sorumlu kurum ve kuruluşlar, çocuk hakları alanında çalışan kuruluşları ve tüm toplumu bu konular üzerinde duyarlılığı arttırmak ve çalışmak suretiyle, bu talihsiz olayı çocuk koruma sisteminin geliştirilmesinde bir dönüm noktası haline getirmeye  davet ediyoruz.”

İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI

Kategori:Duyurular
Urla’Da Çok Boyutlu Bir Çocuk İstismarı Yaşanmıştır | İstanbul Barosu