Üniversite Öğrencilerine Yönelik Şiddet Kabul Edilemez
İstanbul ve Ankara Baroları, "Üniversite öğrencilerine ve

İstanbul ve Ankara Baroları, "Üniversite öğrencilerine ve yönetimlerine yönelik şiddet ve baskı uygulamalarına karşı" ortak bir bildiri yayımlayarak olayları protesto etti.
İstanbul Barosu Başkanı Av.Ümit Kocasakal , Ankara Barosu Başkanı Av.Metin Feyzioğlu ile birlikte, son günlerde üniversite öğrencilerine karşı uygulanan şiddet hakkında Ankara Barosu Kültür ve Eğitim Merkezi'nde ortak bir basın toplantısı düzenledi.
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyesi Av.Turgay Demirci ve Ankara Barosu Yönetim Kurulu üyelerininde hazır bulunduğu basın toplantısında , İstanbul Barosu Başkanı Av.Doç.Dr. Ümit Kocasakal , Türkiye'nin sıkıntılı günler yaşadığını ve çok büyük kaygılar içerisinde olduklarını belirterek, "Öğrencilere karşı uygulanan ölçüsüz şiddetin vahameti bir yana, bizi asıl endişelendiren bunlara karşı siyasi iktidarın takındığı tutum ve üniversite özgürlüğüne ve üniversite yöneticilerine karşı girişilen saldırılardır" dedi.
Emniyet güçlerinin, siyasi iktidarı protesto eden üniversite öğrencilerine karşı şiddet boyutuna varan ölçüsüz güç kullanmasını demokrasi adına kaygıyla ve tepkiyle izlendiğini belirten Kocasakal, siyasi iktidar üniversite yöneticilerine karşı demokrasilerde kabulü mümkün olmayacak şekilde açıkça saldırıya geçmiştir dedi. Bugün Türkiye'de yaşananların sivil dikta uygulamaları olduğunu ifade eden Kocasakal, Türkiye'nin hızla hukuk devleti olmaktan uzaklaştırıldığını da kaydetti.
İSTANBUL BAROSU BAŞKANI AV.ÜMİT KOCASAKAL VE ANKARA BAROSU BAŞKANI AV.METİN FEYZİOĞLU’NUN ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE VE YÖNETİMLERİNE YÖNELİK ŞİDDET VE BASKI UYGULAMALARINA KARŞI 11 ARALIK 2010 TARİHİNDE YAPTIĞI ORTAK BASIN BİLDİRİSİDİR.
1. Emniyet güçlerinin, siyasi iktidarı protesto eden üniversite öğrencilerine karşı şiddet boyutuna varan ölçüsüz güç kullanması demokrasi adına kaygıyla ve tepkiyle izlenmektedir.
2. Siyasi iktidar ise, üniversite yöneticilerine karşı bir demokraside kabulü mümkün olmayacak şekilde açıkça saldırıya geçmiştir.
3. Siyasi iktidarın ve iktidarın bir temsilcisi gibi davranan YÖK Başkanlığının üniversite özerkliğine ve özgür düşünceye tahammülü olmadığı anlaşılmıştır.
4. Bugün Türkiye’de yaşananlar, sivil dikta uygulamalarıdır. Türkiye, hukuk devleti olmaktan hızla uzaklaşmaktadır.
5. Demokrasilerde protesto, toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkı, ifade özgürlüğünün vazgeçilmez koşuludur. Siyasi iktidarın bu haklara saygı duyması ve hoşgörü göstermesi zorunludur.
6. İstanbul’da Dolmabahçe’de ve Ankara’da Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde yaşanan olaylarda, gösteri hakkını kullanmak isteyen öğrencilerin şehir girişlerinde durdurulması, otobüslere hapsedilmesi, seyahat özgürlüğünün, suç teşkil edecek şekilde dayanaksız ve keyfi şekilde sınırlandırılmasıdır.
7. Polisin, protesto haklarını kullanmak isteyen öğrencilere karşı ölçüsüz güç kullanması, öğrencileri dövmesi, kasten yaralama suçuna vücut vermiştir. Bu dayak sırasında bir öğrencinin çocuğunu düşürmesi ise uygulanan gücün şiddetinin ve ölçüsüzlüğünün en açık kanıtıdır.
8. Bundan çok daha vahim olanı ise, siyasi iktidar yetkililerinin öğrencileri aşağılayan, onlara terör örgütü üyesi muamelesi yapan, demokratik protesto özgürlüğünü yok sayan, polisin ölçüsüz güç kullanımını onaylayan, hatta teşvik eden açıklamalarıdır. Bu tür bir yaklaşımın hukuk devletinde ve demokrasilerde yeri yoktur.
9. YÖK Başkanlığı ve siyasi iktidar yetkililerince yapılan açıklamalar, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı ve öğrenciler hakkında ceza ve disiplin soruşturması açılması yönünde bir baskı ve dayatmadır.
10. Bütün bu yaşananlar, totaliter devletin ve faşizmin artık çok yakından duyulmaya başlayan ayak sesleridir.
11. Biz, Ankara ve İstanbul Baroları olarak demokrasiyi hedef alan bu uygulamaları şiddetle kınıyor, üniversite yönetimlerinin ve demokratik protesto hakkını, hukuka uygun biçimde kullanan öğrencilerin yanında olacağımızı, faşizm boyutlarına ulaşan hukuksuzlukların karşısında kararlılıkla duracağımızı ve süreci büyük bir “titizlik”le izlemeye devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine saygı ve kaygıyla sunuyoruz.
İzlemek için tıklayınız.
İstanbul Barosu Genel Sekreteri Av.Hüseyin Özbek'in konuyla ilgili videosunu izlemek için tıklayınız.


