Üniversite Öğrencilerine Orantısız Güç Kullanan Polisler Hakkında Baromuzca Yapılan Suç Duyurusu Üzerine Verilen Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararına İtiraz Edilmiştir

04.12.2010 tarihinde Başbakanın Dolmabahçe Sarayında Üniversite rektörleri ile görüşmesi esnasında Yüksek Öğretim Kurulu’nu demokratik tepki verme hakkını kullanma suretiyle protesto etmek isteyen üniversite öğrencilerinden bir gruba Dolmabahçe’de, diğer bir gruba da İstanbul girişinde Kurtköy Mehmetçik Vakfı tesislerinde biber gazı sıkılması, cop kullanımı ve sair yollarla orantısız bir güçle müdahale edilmesi ve yine otobüslerle şehir dışından gelen öğrencilerin Çamlıca gişelerinde durdurulması, burada bir süre otobüsten indirilmemeleri ve Mehmetçik Vakfı tesislerinde zorunlu olarak tutulması olayları nedeni ile Baromuzca 06.01.2010 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştu.
Yükseköğretimin planlanması çerçevesinde rektörler ile yapılan bir toplantıya yükseköğretimin bir parçası olan üniversite öğrencilerinin düşüncelerini iletmek istemelerine karşın biber gazı olarak adlandırılan göz yaşartıcı sprey, cop gibi maddi güç kullanılarak orantısız müdahale edilmesinin demokratik bir toplumda beklenilemeyeceği, AİHS ve anayasa ile güvence altına alınmış olan hiç kimsenin gayriinsani yahut haysiyet kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulamayacağı, ifade hürriyeti, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının özüne orantısız bir güçle müdahale edilerek kullanılamaz hale getirilmesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması” kenar başlıklı 256. maddesini ihlal ettiği, öğrencilerin otobüslerde zorunlu olarak tutulması, bekletilmeleri, otobüslerin gösterilen yere çekilmesi ve öğrencilerin bu gösterilen yerde de tutulmaları, kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanmak suretiyle ve cebir kullanılarak her bir öğrenci için ayrı ayrı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu bildirilerek kanuna ve hukuka aykırı şekilde orantısız güç kullanan ve orantısız güç kullanımı emrini veren, kişileri hürriyetlerinden yoksun kılan ilgililer hakkında gerekli soruşturmanın açılmasının istenilmesi üzerine Pendik Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma üzerine şüpheli olarak tespit edilen polis memurları hakkında “atılı suçları işlediklerine dair soyut iddia haricinde kamu davası açmaya yeter şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinden Kovuşturmaya Yer Olmadığına” karar verilmiştir.
Baromuzca Kadıköy Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesinde karara itiraz edilmiştir.

