Uluslararası Finans Ve Dış Ticaret Hukuku
İstanbul Barosu Bankacılık ve Finansal Kurumlar Komisyonunca düzenlenen “Uluslararası Finans ve Dış Ticaret Hukuku” konulu panel 22 Aralık 2009

İstanbul Barosu Bankacılık ve Finansal Kurumlar Komisyonunca düzenlenen “Uluslararası Finans ve Dış Ticaret Hukuku” konulu panel 22 Aralık 2009 Salı günü saat 13.00 – 18.00 arasında Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.
Bankacılık ve Finansal Kurumlar Komisyonu Başkanı Av. İsmail Altay’ın sunuşundan sonra panelin açılış konuşmasını yapan İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın, ABD’de başlayan ve tüm dünyayı etkisi altına alan küresel krizden en çok sabit gelirlilerin ve ekonomisi zayıf ülkelerin zarar gördüğünü, krizi yaratan finansal sistem ve şirketlerin bazen el değiştirerek, bazen de iş alanını yenileyerek yollarına devam ettiklerini söyledi.
Ekonomik kriz nedeniyle ülkemizde işsiz sayısının giderek arttığını, iş dünyasının karşılıksız çek olaylarıyla yankılandığını belirten Muammer Aydın, “Ülkemizdeki ticari ilişkilerde yaygın biçimde kullanılan kambiyo senetlerinin başında "çek" gelmektedir. Binlerce vatandaşımız gerek sistemin ve finans kurumlarının, gerekse de iş hayatındaki önlenemeyen dalgalanmaların etkisiyle “işadamı” konumundan "çek mağduru" konumuna düşmektedirler. Denilebilir ki, "bu sistem bu şekilde işler, herkes basiretli tacir gibi davransın." Bu bakış açısı tümüyle yadsınamasa da sistemin nimetlerinin tacirlerimize yeterince yansıması sağlanamadan, onlardan neredeyse her yıl patlak veren krizlerin külfetlerine katlanmalarını beklemek en hafif deyimle haksızlıktır” dedi.
20 Aralık 2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu'nu geç kalınmış olumlu bir adım olarak gördüğünü belirten Aydın, yerelden evrensele doğru yol alan ticari hayatta başarıyı yakalayabilmesi için iş adamlarımızın özgüven içinde olmaları gerektiğini, bu nedenle iç mevzuatımızın, dürüstlükle yoluna devam etmek isteyen şirketlere köstek değil, destek olması gerektiğini vurguladı.
Uluslararası ticari sorunların çözümünde, pozitif hukuka göre dinamik biçimde kendini yenileyen, iyi niyet ve ticari teamüllere aykırı düşmeyen iç mevzuatı uygulamaktan vazgeçilmemesi gerektiğinin altını çizen Aydın, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Ticari alanda uluslararası kuralların uygulanması demek, ülkemize başka ülkelerin avukatlarının gelip kendilerine "iş potansiyeli" yaratmalarının yolunu da açacaktır. Şu anda dahi kimi uluslararası hukuk bürolarının ülkemizde yasaya uygun olmayan faaliyet gösterdiğini duyuyor ve Baro olarak bunlarla mücadelemizi sürdürüyoruz. Ancak bu aksaklıkları giderecek yeni bir Avukatlık Yasası’na ihtiyaç olduğu da ortadadır”.
Muammer Aydın, Yeni Türk Ticaret Yasası Tasarısı, yasalaşmadan önce bu konudaki düzenlemelerin yasa içerisine alınması, başka ülkelerin mevzuatlarını “kes-yapıştır” yöntemiyle aynen alıntılamaktan da kaçınılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Daha sonra üç oturum halinde gerçekleştirilen panele geçildi.
Birinci oturumu yöneten İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dr. Av. Selçuk Demirbulak, 2006 yılı sonunda ABD’de başlayan ve tüm dünya ülkelerini etkisi altına alan küreselleşmenin getirdiği ekonomik krizin başlangıcının 2000’li yıllara dayandığını söyledi.
2000 yılından bu yana iletişim ve bilgi teknolojisinde sağlanan gelişmelerin, birçok mal ve hizmetin üretiminde verimlilik artışı yarattığını, bu verimlilik artışları sayesinde maliyetlerin düştüğünü ve kârların arttığını, kitlelerin ihtiyaçlarını karşılayacak yüksek getirili yapay enstrümanlar geliştirildiğini belirten Demirbulak, şöyle konuştu:
“Aşırı likidite sonucunda verilen kötü krediler, kimisi bugün "toksik" olarak nitelendirilen yeni yeni menkul kıymetler, bu menkul kıymetlerle ilgili olarak uluslararası piyasalarda geçerli olacak yasal düzenlemelerin eksikliği, derecelendirme kuruluşlarının yetersizliği ve objektif olamaması, şeffaflık eksikliği ve kamu otoritelerinin müdahalede gecikmeleri krizin küresel boyut kazanmasının başlıca nedenleridir”.
Finans sektöründe yaşanan küresel krizin; dünya çapındaki banka iflasları, banka birleşmeleri ve devletleştirmelere rağmen durdurulamadığını, reel sektöre de yansıyarak küresel bazda yatırımları durdurduğunu, büyüme oranlarını düşürdüğünü ve işsizlik oranlarını artırdığını hatırlatan Demirbulak, “Sonuç itibariyle 2008–2009 yıllarında yaşanan ve önümüzdeki yıllarda da etkisini sürdürecek olan küresel kriz, gelişmiş ekonomilere, mali sistemlerini yeniden yapılandırmaları; gelişmekte olan ekonomilere ise, sermaye hareketleri ile ilgili politikalarını gözden geçirmeleri gereğini sert bir biçimde hatırlatmıştır” dedi.
Panelde ilk tebliği sunan Risk Yöneticileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. K. Evren Bolgün, küresel ekonomik krizi 1929’dan bu yana yaşanan en önemli kriz olarak niteledi. Bolgün 2010 yılında kredi riski yaşanabileceğini, faiz ve kredi artışlarının beklenebileceğini bildirdi.
Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Muhasebe ve Finansman Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Osman Altuğ ise yaşanan krizi üretim ekonomisinin üçkâğıt ekonomisinden intikamı olarak niteledi.
Türkiye’de halen uygulanmakta olan ekonomik sistemi kıyasıya eleştiren Altuğ, “düşük kur – yüksek faiz” politikasına şiddetle karşı olduğunu söyledi. Altuğ, İMKB’nin %70’inin yabancıların elinde bulunduğunu, Türkiye’nin sıcak paraya %42 faiz ödediğini, üretime girmeyen paranın birilerinin cebine girdiğini belirterek Türkiye’ye bir deli gömleği giydirildiğini öne sürdü. Altuğ, sağlıklı bir ekonominin kayıtlı bir ekonomiden geçtiğini, her vatandaşı mükellef yaparak kayıt dışının önlenmesi gerektiğini vurguladı.
Panelin ikinci oturumunu Bankacılık ve Finansal Kurumlar Komisyonu Başkanı Av. İsmail Altay yönetti.
Bu oturumda tebliğ sunan İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aslan Kaya uluslararası bir ödeme yöntemi olan “akreditif” hakkında bilgi verdi. Akreditifin bir yasasının bulunmadığını belirten Kaya, tartışmalı da olsa bu alanda kullanılan Milletlerarası Ticaret Odasının yeknesak kararlarının bulunduğunu bu kararların tarafların iradesiyle akde sokulan ilkelerden oluştuğunu bildirdi.
Bankacılık ve Finansal Kurumlar Komisyonu Başkan Yardımcısı Av. Akın Ekici ise konuşmasında uluslararası banka kredileri ve bundan kaynaklanan sorunlar üzerinde durdu.
Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayfer Uyanık Çavuşoğlu da konuşmasında; milletlerarası faktoring sözleşmesi ve bunlara uygulanacak hukuk hakkında açıklamalar yaptı.
Panelin üçüncü oturumunu Bankacılık ve Finansal Kurumlar Komisyonu Yürütme Kurulu Üyesi Av. Ahu Defne Teker yönetti.
Bu oturumda tebliğ sunan Gümrük Müşaviri ve Dış Ticaret Danışmanı Caner Sevimli Türkiye’nin dış ticaretine rejimine ilişkin bilgi verdi ve Türkiye ile Gümrük Birliği ilişkilerini değerlendirdi.
Gümrük Müşaviri ve İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi M. Zafer Aydın ise serbest ticaret anlaşmaları, Pan Avrupa Akdeniz Menşe Kümülâsyonu hakkında açıklamalar yaptı.
Panelin son konuşmacısı İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nuray Ekşi, dış ticaret işlemleri açısından kambiyo mevzuatının başlangıcından günümüze olan gelişmelerini anlattı.


