Türkiye’Nin Enerji Politikası Yok
İstanbul Barosu Tüketici Hakları ve Rekabet Hukuku Merkezince “Ekonomik Kriz Kıskacında Petrol ve Doğalgazda Fiyat Oluşması ve Vergilendirme” konulu panel 13

İstanbul Barosu Tüketici Hakları ve Rekabet Hukuku Merkezince “Ekonomik Kriz Kıskacında Petrol ve Doğalgazda Fiyat Oluşması ve Vergilendirme” konulu panel 13 Mart 2009 Cuma günü saat 9.30 – 16.00 arasında Eminönü’ndeki İstanbul Ticaret Üniversitesi İsmail Özarslan Konferans Salonunda yapıldı.
Panelin açılış konuşmasını yapan İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın, devletin her konuda olduğun gibi vergi konusunda da hukuktan kopmamak ve vergi adaletini sağlamak zorunda olduğunu, vatandaşların da devletten vergi adaletine uygun davranmasını beklemelerinin en doğal hakları olduğunu söyledi.
1980 yılından bu yana vergi adaletine uygun davranıldığının söylenemeyeceğini, Anayasamızda yer alan hükme aykırı davranışların devam ettiğini, devletin kime gücü yetiyorsa ondan vergi aldığını belirten Aydın, özellikle 1990’lardan bu yana ülkemizin ekonomik krizlerle boğuştuğunu IMF anlaşmalarıyla vatandaşın sırtına ağır vergiler yüklendiğini anlattı.
Çağdaş ülkelerde verginin beyan esasına göre belirlendiğini, doğrudan vergilerle dolaylı vergiler arasında bir denge gözetildiğini kaydeden Muammer Aydın, “Ülkemizde, kazanca göre gelir vergisi ödeyenlerin oranı % 30'larda iken, dolaylı vergi ödeyenlerin oranı % 70 düzeylerinde seyretmektedir. Bu oranlar ülkemizdeki gelir adaletsizliğinin en büyük kanıtlarıdır. Yani asgari ücretle geçinmeye çalışan da ülkenin en çok gelire sahip olanı da dolaylı vergide aynı vergi oranlarını ödemektedirler. Üstelik ülkemizdeki dolaylı vergilerin çokluğu ve oranlarının yüksekliği de bu haksızlığın ve eşitsizliğin bir başka görünen yüzüdür” dedi.
Gelişmiş ülkeler arasında en yüksek ÖTV’yi Türkiye’nin uyguladığını, vatandaşlarına akaryakıtı en pahalı satan ülkenin de Türkiye olduğunun altını çizen Aydın, ülkemizde akaryakıta ödenen her 100 liranın 67 lirasını devlet ÖTV ve KDV olarak aldığını, vergi hesaplanırken ÖTV üzerinden ayrıca KDV de alınarak verginin de vergisini alma adaletsizliğinin yapıldığını bildirdi.
Akaryakıttaki yüksek vergi için petrol kuyularımızın bulunmamasını öne sürenlerin bulunduğunu, oysa komşumuz Yunanistan’ın da petrol kuyularının bulunmadığını ve orada bizdeki kadar yüksek vergi alınmadığına işaret eden Muammer Aydın, “Dünyanın hiçbir ülkesinde akaryakıttan alınan vergilerin tutarı, gelir ve kurumlar vergisi tahsilâtını aşmamıştır. Bunu Maliye bakanlığı uzmanları söylemektedir. Bu oran Türkiye'de iki kat olarak alınmaktadır” dedi.
Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevzat Koç da konuşmasında, İstanbul Barosu ile çok yararlı paneller düzenlediklerini, yaşadığımız kriz ortamında petrol ve doğalgazda fiyat oluşması ile bunların vergilendirilmesi konusunun büyük önem taşıdığını, panelistlerin bu konuya açıklık getireceklerini umduğunu bildirdi.
Panel oturumlarını yöneten İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Dr. Selçuk Demirbulak, Türkiye’de uygulanan gelir dağılımının zengin ve fakir toplulukları oluşturduğunu, orta sınıfın kaybolduğunu, nüfusun %3’ünün Gayri Safi Milli Hâsıla’nın %50’sini, geri kalan %97’sinin de öteki %50’yi aldığını bildirdi.
Çağdaş ülkelerde orta sınıfın demokrasinin güvencesi olarak görüldüğünü belirten Demirbulak, ülkemizde gelir dağılımı paylaşımında olduğu gibi vergi yükü açısından da adaletsizlikler yaşandığını, dolaylı vergilerin doğrudan vergilerin iki katına ulaştığını, bu durumda da vergi adaletinden söz etmenin mümkün olmadığını kaydetti.
Panelin sabah oturumunda ilk sözü alan İstanbul Barosu Tüketici Hakları ve Rekabet Hukuku Merkezi Başkanı Av. Kutlu Oytaç, petrol ve doğalgazda fiyat belirleme işinin siyasi etkenlere bağlı kaldığını, hükümetin petrol şirketleriyle birlikte fiyat oluşturmada hassas dengelerin bulunduğunu bildirdi.
Emekli Petrol İşleri Genel Müdürü-ODTÜ Öğretim Görevlisi Ahmet Akçael de 1960’lı yıllardan bu yana akaryakıt fiyatları ve vergilendirilmesi konusunda açıklamalar yaptı.
2003 yılına kadar fiyat belirleme ve vergilendirme konusunda bir denge gözetildiğini, ancak 2003 yılından sonra AB ülkelerinin çok üzerinde seyrettiğini belirten Akçael, dünyada ve Türkiye’de doğalgaz ve petrolde fiyat oluşum formülleri hakkında bilgi verdi ve bu konudaki önerilerini sundu.
Hürriyet Gazetesi Yazarı-Gazi Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Kızılot ise, 1 Ağustos 2004 tarihinde pırlantadan vergiyi sıfırlayan hükümetin akaryakıta ağır vergi yükü bindirdiğini, Türkiye’de dolaylı vergi oranının dolaysız vergi oranının çok üzerinde bulunduğunu, böyle bir ülkede vergi adaleti bulunduğunu söylemenin de imkânsız olduğunu bildirdi.
Hükümetin vergi kaçağını önlemek için etkin önlemler almadığını, bu nedenle 2009 vergi gelirlerinin tam bir hayal kırıklığı yarattığını belirten Kızılot, bu yılki vergi gelirlerinin geçen yılın %30 gerisinde kaldığını ve %70 sapma yaşanacağını hatırlattı.
Türkiye’nin akaryakıt satış fiyatında dünya rekorunu elinde bulundurduğunu, Türkiye’de üretilen ham petrolün 58 kuruşa mal edildiğini ve bunun yarısının da 58 kuruştan ihraç edildiğinin altını çizen Kızılot, hükümetin 2009 yılında akaryakıttan 33 milyar dolar gelir beklediğini kaydetti.
Ülkemizde inanılmaz gelir elde edenlerin bulunduğunu, ancak bunların bir kısmının vergi ödemediğini, vatandaşların harcamalar konusunda bilgi sahibi olamadığını, bunların devlet sırrı gibi saklandığını belirten Kızılot, “AB ülkelerinde kayıt dışı yapanlar yakalanıp ağır cezalara çarptırılıyorlar, elde ettikleri gelirin kaynağını gösteremeyenlere ağır vergiler ödetiyorlar, oysa ülkemizde 9 Ocak 2003 tarih ve 4783 sayılı kanunla bu tip sorgulamaların yapılması yasaklanmıştır. Aradaki ince çizgi budur” dedi.
Kızılot, 2009 devlet bütçesinin ekonomik kriz dikkate alınmadan hazırlandığını, yerel seçimlerden sonra %20 dolayında vergilere bindirme beklendiğini sözlerine ekledi.
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercüment Tezcan da Avrupa’da hür ülkenin kendisine göre bir enerji politikası bulunduğunu, AB’nin bir enerji politikası oluşturulamadığı için enerji konusunun paylaşılmış konular arasında yer almadığını söyledi.
Enerji konusunda Avrupa Birliğinde “kendin pişir kendin ye” mantığının devam ettiğini belirten Tezcan, doğalgaz fiyatları bakımından Rusya’nın etkin rol oynadığını, AB’nin doğalgaz ve elektrik konusunda bağımlılığının devam edeceğini ve yenilenebilir enerji kaynakları konusunda çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı.
Panelin öğleden sonraki oturumunda konuşan Enerji Uzmanı Arif Aktürk, gazın değer zinciri, üretim, iletim, satış ve pazarlama konularında bilgi verdi.
Botaş’ın fiyatlandırma politikası hakkındaki görüşlerini de açıklayan Aktürk, bugünkü yapısıyla Botaş’ın siyasi etkiye açık olduğunu, aslında özerk bir kuruluş olması gerektiğini, Kyoto Protokolünün de doğru dürüst tartışılmadığını bildirdi.
Maden Mühendisi, CHP Milletvekili Nesrin Baytok, Türkiye’nin sağlıklı bir enerji politikasının bulunmadığını, düzensiz ve denetimsiz bir piyasaya sahip olduğunu bu nedenle de uygulamada pek çok sorunla karşılaşıldığını söyledi.
2005 yılından bu yana beklenen rekabet koşullarının oluşturulamadığını, Türkiye’nin doğalgazda %97 oranında dışa bağımlı olduğunu belirten Baytok, Botaş’ın alacaklarını zamanın da tahsil edemediği için borç alarak çalıştığını ve bunun da fiyatlara olumsuz yansıdığını, yıl sonunda üçe bölünerek özelleştirilecek Botaş’ın güçlü şirketler karşısında pazarlık gücünün de etkisizleştirileceğini savundu.
Uludağ Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz Aslan, fiyat değişimini etkileyen unsurlar hakkında bilgi verdi ve Botaş’ın piyasayı liberalleştiremediğini, bu nedenle de fiyatların serbestçe oluşamadığını söyledi.
Bağımsız ve özerk kuruluşlar için AB’ye verilen sözler tutulmadığı için ilerleme raporunda eleştirildiğini belirten Aslan, Botaş siyasi etkiye açık bir kuruluşu olduğu için gaz fiyatlarının talebe göre oluşmadığını ve yapay bir fiyat oluştuğunu, oysa bunu engellemek gerektiğini bildirdi. Aslan, Türkiye’de bir enerji politikası bulunmadığı yönündeki eleştirilere kendisinin de katıldığını sözlerine ekledi.
Konuşmalardan sonra konuşmacılar, katılımcıların sorularını yanıtladılar.
Anayasa Madde: 73
Herkes, kamu giderlerini gidermek amacıyla, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.
Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır.


