Türkiye’De Organ Bağışı Sorunu Ve Çözüm Önerileri
İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Komisyonunca düzenlenen “Türkiye’de Organ Bağışı Sorunu ve Çözüm Önerileri” konulu panel 14 Mayıs 2008 Çarşamba günü saat 16.00 – 18.00 arasında Kadıköy’de Caddebostan Kültür Merkezinde yapıldı.

İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Komisyonunca düzenlenen “Türkiye’de Organ Bağışı Sorunu ve Çözüm Önerileri” konulu panel 14 Mayıs 2008 Çarşamba günü saat 16.00 – 18.00 arasında Kadıköy’de Caddebostan Kültür Merkezinde yapıldı.
Açılış konuşmalarından sonra söz alan Sağlık Bakanlığı Koordinatörler Kurulu Başkanı
Dr. Ata Bozoklar, Türkiye’de 45 bin kişinin organ beklediğini, bu nedenle organ naklinin sadece bilimsel değil, sosyal yönünün de bulunduğunu söyledi.
Türkiye’de oluşturulan bekleme listelerinin ölüm listeleri haline dönüştüğünü belirten Bozoklar, Batıda canlı donörden %25 oranında organ nakli yapılırken bu oranın Türkiye’de %75 olduğunu, bunun da organ mafyası kuşkusunu ortaya çıkardığını bildirdi.
Ölmeyen hastaların diyalize bağlanıp yaşama mahkûm edildiklerini, tüm diyalizdeki hastalara böbrek bulunabilse 1 milyar dolarlık tasarruf sağlanacağını kaydeden Ata Bozoklar, çözüm önerilerini şöyle sıraladı: “Türkiye’de yoğun bakım yatağı yetersiz, sayısını hızla artırmak gerekir. Ölümlerin zamanında tespiti ve takibi büyük önem taşımaktadır. Organ bağışında koordinatörlük hizmetlerinin yeterli düzeye getirilmesi şarttır. Adli işlemlerini hızlandırılması ve halkın bilgilendirilerek organ bağışlarının arttırılması gereklidir.”
Organ nakli için hastanın beyin ölümünün gerçekleşmesinin yeterli olduğunu hatırlatan Bozoklar, anestesiyen, nörolog, nöroşirüryen ve kardiyologdan oluşan heyetin oybirliğiyle hazırladığı rapor üzerine organ naklinin yapılabileceğini sözlerine ekledi.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku Öğretim Üyesi ve İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Fatih Selami Mahmutoğlu da konuya ceza hukuku açısından yaklaştı.
Organ bağışına ilişkin İspanya, Belçika ve İran örnekleri hakkında açıklayıcı bilgiler veren Mahmutoğlu, Türk insanına en uygun modelin herkesi doğal olarak organ bağışçısı kabul eden Belçika sisteminin olabileceğini vurguladı.
Bekleme listelerinin bir merkezden yönetilmesinin hakkaniyete uygun olacağını belirten
Prof. Dr. Mahmutoğlu, “Organ bağışında aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi büyük önem taşır. Ayaküstü rıza almak mümkün değildir. Bağışçıya hukuki, ahlaki ve psikolojik ne gibi sorunlarla karşılaşacağının iyi anlatılması gerekir” dedi. Mahmutoğlu, organ mafyası, organ satılması ve rıza olmadan organ alınması konularını TCK açısından değerlendirdi.
İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Sunay Akyıldız da konuşmasında organ bağışı sayısını artırabilmek için daha çok çalışmak gerektiğini belirtti.
Organ naklinin canlıdan ve kadavradan yapılabildiğini, bedel ve çıkar karşılığı organ ve doku alınması ve satılmasının yasak olduğunu hatırlatan Akyıldız, çözüm önerilerini şöyle sıraladı: “Organ bağışını teşviki için toplumsal farkındalık yaratmalı, ulusal bir eylem planı hazırlamalı, yasal düzenlemeleri tamamlamalı, organ nakli koordinasyonunu sağlamalı ve doku bankası oluşturmalıyız”.
Paneli Kadıköy Belediye Başkanı Av. Selami Öztürk ve İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Sevgi Öztürk de izledi.


