Türkiye’De Bütünlüklü Bir Çocuk Politikası Yok
İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezince düzenlenen

Birleşmiş Milletlerin Çocuk Hakları Sözleşmesini kabul ettiği gün olan 20 Kasım her yıl ‘Dünya Çocuk Hakları Günü’ olarak kutlanıyor.
Dünya Çocuk Hakları Günü dolayısıyla İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezince düzenlenen ‘Çocuk Hakları ve Çocukların Cinsel İstismarı” konulu panel, 18 Kasım 2011 Cuma günü saat 13.00’da Orhan Adli Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.
Panelin açılış konuşmasını yapan İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, çocuğun yaşam hakkını korumayan bir devletle karşı karşıya olunduğunu söyledi. Türkiye’nin taraf olduğu ve onaylayarak mevzuatına soktuğu uluslar arası sözleşme ve hükümlerin göz ardı edildiğini, uygulanmadığını belirten Tuskan, aile, toplum ve devlet kaynaklı çocuk istismarının önlenmesi için ilgili mevzuatın hayata geçirilmesinin zorunlu bulunduğuna işaret etti.
Yeni Anayasa tartışmalarının başladığı bu günlerde çocuk, genç ve kadınların yaşam haklarını teminat altına alıcı ne gibi önlemler alınması gerektiğinin saptanmasını isteyen Tuskan, “Baro olarak bu konuları tartışmalı, bunları raporlaştırmalı ve ilgili mercilere göndermeliyiz” dedi.
Paneli yöneten İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Aşkın Yaşar Topuzoğlu, kamuoyunun yakından izlediği ve vicdanen sorunlu bulunan tüm yargı kararlarının arkasında bütünlüklü bir çocuk politikasının bulunmadığını söyledi.
Topuzoğlu, Türkiye’nin taraf olduğu uluslar arası sözleşmelerle kabul edilen ilkeler doğrultusunda iç hukuk kurallarının gözden geçirilmesini, yasama, yürütme ve yargının çocuğun üstün yararı doğrultusunda iş ve işlem yapmasını istedi.
Panelde, İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Genel Sekreteri Av. Ayşenur Demirkale, çocukların cinsel istismarı hakkında Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası düzenlemeler hakkında bilgi verdi. Demirkale, Türkiye’nin 25.11.2010 tarih ve 6084 sayılı kanunla Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi’ni kabul ettiğini ve buna ilişkin denetim mekanizmasının da dönem başkanı olduğunu belirtti. Demirkale, sözleşme hükümleri hakkında açıklayıcı bilgiler sundu.
Panelin diğer konuşmacısı İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Genel Sekreteri
Av. Selmin Cansu Demir de, İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezinin, çocukların cinsel istismarına yönelik yapılması gereken yasal düzenlemeler hakkındaki görüş ve önerilerini anlattı. Çocuk Hakları Merkezinin konuya ilişkin önerileri şöyle:
· Etkin, hızlı, adil yargılama için Ceza Muhakemesi Kanununda da düzenleme yapılarak bu tür davaların öncelikle ve ivedilikle ele alınması sağlanmalı
· Yargılama sürecinde mağduriyeti azaltacak önlemler alınmalı; tüm aşamalardaki çalışanlar ikincil örselenmeyi önleyecek düzeyde uzmanlaşmalı
· Mağdurlara ilişkin müdahale, gözlem, takip, tedavi ve rehabilitasyon merkezleri kurulmalı
· Çocuğun cinsel istismarı vakalarında disiplinler ve kurumlar arası işbirliği ve koordinasyon sağlanmalı
· Medya özel hayatın gizliliği ilkesine çocuk mağdurlar açısından özellikle duyarlılık göstermeli
· Bu alanda çalışanların düzenli olarak güncel bilgilerle ve disiplinler arası bakış açısıyla hazırlanan eğitimden geçirilmesi sağlanmalı
· İlgili tüm birimlerle koordineli olarak ve 24 saat esasına göre çalışacak çocuk imdat hattı kurulmalı<ı>
· Tanıkların ve mağdurların korunmasının sağlanmalı, aile içi cinsel istismar iddialarında şikâyetle birlikte şüphelinin evden uzaklaştırılması, mağdurun rehabilitasyonu ve gerekirse maddi olarak desteklenmesi bir arada düşünülmeli
· Gerçek ve sağlıklı istatistikler tutulmalı
· İlköğrenimden başlanarak çocuklara yönelik koruyucu cinsel eğitim verilmelidir.


