İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Türkiye Aihm’E Başvuruda Birinci

İstanbul Barosu, Türk Ceza Hukuku Derneği ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin ortaklaşa düzenledikleri Pazartesi Forumları’nın dördüncüsü, 02 Şubat Pazartesi günü saat 17.00’da İstanbul Barosu Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

Türkiye Aihm’E Başvuruda Birinci

İstanbul Barosu, Türk Ceza Hukuku Derneği ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin ortaklaşa düzenledikleri Pazartesi Forumları’nın dördüncüsü, 02 Şubat Pazartesi günü saat 17.00’da İstanbul Barosu Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Cihan’ın yönettiği forumda Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nur CentelAdil Yargılanma ve Tutuklama” konusunu ele aldı.

Türk Ceza Hukuku Derneği Başkanı Prof. Dr. Duygun Yarsuvat’ın kısa sunumundan sonra oturumu yöneten Prof. Dr. Erol Cihan sözü Nur Centel’e bıraktı.

Tutuklamayı ‘suç işlediği şüphesi olan kişinin hâkim kararıyla özgürlüğünün kısıtlanması’ olarak tanımlayan Prof. Dr. Centel, tutuklama konusunda anayasamızda, CMK ve AİHM kararlarında açık hükümler bulunmasına rağmen bu konunun Türkiye’de çok istismar edildiğini söyledi.

Türk hukukunda tutuklama için kaçma şüphesi ve delillerin karartılması gibi ciddi nedenlerin aranması gerektiğini hatırlatan Centel, bu durumun AİHM’ce ‘makul şüphe’ olarak tanımlandığını belirtti ve uluslararası mahkemenin kararlarından örnekler verdi.

Deliller toplanmış ve tanıklar dinlenmişse yani tutuklama nedenleri ortadan kalkmışsa tutuklamanın devamının adil olmadığını belirten Nur Centel, sanığın güvenliği açısından tutukluluk halinin sürdürülmesinin yanlış olduğunu, tutuklamada ‘orantılı tutuklama’ ilkesine önem verilmesi gerektiğini bildirdi. 

Nur Centel, Sulh Ceza hâkimince verilecek gerekçeli tutuklama kararının duruşmalı ortamda verilmesinde, duruşmada sanık müdafiinin de hazır bulunmasında yarar bulunduğunu, aksi halde sanığın devletten tazminat isteme hakkının doğabileceğini ifade ederek “CMK’da açıkça yazılmasına rağmen tutuklama gerekçesine uyulmuyor, AİHM gerekçeye çok önem veriyor” dedi. 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne en çok başvurunun Türkiye’den yapıldığını, Türkiye’yi Rusya ve Romanya’nın izlediğini kaydeden Prof. Dr. Centel, AİHM’in tutuklama süresinin ‘makul süre’yi geçmemesi ve bu sürenin yerel mahkemelerce ayarlanması görüşüne rağmen ülkemizde tutuklamanın ne yazık ki cezaya dönüştüğünü vurguladı.

Yol tutuklaması” konusuna da açıklık getiren Nur Centel, burada hâkimin sadece kimlik tespiti yaptığını, yol tutuklamasının sanığın lehine bulunduğunu, ancak uygulamada meydana gelen aksaklıklar nedeniyle sanığın zarar gördüğünü bildirdi.

Tutukluluğun denetlenmesine özen gösterilmesi ve tahliye edilen sanığın hızla salıverilmesi gerektiğine işaret eden Centel, ceza evinde tutuklularla hükümlülerin ayrı yerlerde tutulması, sağlık sorunlarının göz önüne alınması, hijyen koşullarda ve gün ışığında bulundurulmaları, güvenlik önlemlerinin onur kırıcı olmaması, iletişim olanaklarından mahrum edilmemeleri gerektiğini söyledi.

Soru – Cevap bölümüne geçmeden söz alan oturum yöneticisi Prof. Dr. Erol Cihan yaptığı kısa konuşmada özetle şu hususlara değindi:

Ceza hukuku ihtimallerle uğraşmaz. Tutuklama kararını hâkimin vermesine rağmen uygulamada maalesef hatalar yapılmaktadır. Tutuklama, sanığı en fazla etkileyen bir tedbirdir. Sanık üzerinde cezadan da ağır tahribat yapar. Çünkü tutuklama sadece sağını değil, ailesini, işini çevresini etkiler. Buna rağmen tutuklama tam bir keyfilikle uygulanmaktadır. Bu durum hukuku ve insan haklarını rencide ediyor. O nedenle tutuklama gerekçesi çok önemlidir. Tutuklama gerekçesine mutlaka yer verilmelidir.

Adil yargılanma sanığı ilgilendirir ve çok önemlidir. Üzerinde titizlikle durulmalıdır. Masumiyete karinesi de çok önemlidir. Bu kuralları, ilkeleri göz ardı eden bir hâkimin kararı adil olmaz. Tutuklulukta makul süre, akla uygun süredir. Bu sürenin aşılması tutukluluğun cezaya dönüşmesidir. Adalet böyle sağlanmaz”.

Daha sonra soru-cevap bölümüne geçildi. Türk Ceza Hukuku Derneği Başkanı Yarsuvat, Pazartesi Forumları’nın büyük ilgi görmeye başladığını, forumda önemli konuların tartışıldığını belirterek adil yargılanma hakkı ve tutuklama konusuna katkı sağladı. Daha sonra katılımcıların yönelttiği çeşitli sorular forum yöneticisi ve konuşmacısı tarafından yanıtlandı.

Galeri

Kategori:Haberler
Türkiye Aihm’E Başvuruda Birinci | İstanbul Barosu