İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Türk Milletinin Özgürlük Ve Bağımsızlık Belgesi Lozan Antlaşmasının 92. Yıldönümünü Kutluyoruz

Türk Milletinin Özgürlük Ve Bağımsızlık  Belgesi Lozan  Antlaşmasının 92. Yıldönümünü Kutluyoruz

Emperyalistlerin dillerinden düşürmedikleri Doğu Sorunu  Osmanlı mirasının paylaşımının diplomatik tanımıydı.  Birinci Dünya Savaşı’nın çıkış nedeni de Şark meselesinin silahla çözülmesiydi.   

1914 – 1918 arası süren kanlı savaşın yenik tarafında bulunan Türklere dayatılan Sevr metni bir   intihar belgesiydi. Sevr, vesayet altına aldığı başkent İstanbul’la birlikte Anadolu’nun birkaç vilayeti hariç  Türkler için hiçbir yaşam alanı bırakmıyordu.

İşgal İstanbul’unun Hilafet ve saltanat makamının sahibi olsun, mütareke hükümetleri olsun esarete rıza dışında bir çözümü düşünemiyorlardı. İşgalcileri kızdırmamak, her istediklerini fazlasıyla kabul etmek olarak özetlenebilecek bir politika mütareke İstanbul’unun teslimiyetçi kimliğinin fotoğrafıdır.

Türk halkı ise esarete karşı direnmeyi seçti. Milli Mücadele, 19 Mayıs 1919’ da Mustafa Kemal önderliğinde başlatılan meşru isyanın adıdır. 19 Mayıs 1919 – 9 Eylül 1922 tarihleri arasında emperyalizmin donatıp Anadolu’ya çıkardığı, Mustafa Kemal’in katiller sürüsü olarak nitelediği  Yunan Ordusu’ un 15 Mayıs 1919’da İzmir’de başlayan Küçük Asya macerası, yine aynı yerde 9 Eylül 1922’de Küçük Asya Felaketiyle sonlanacaktır.   

11 Ekim 1922’de Ankara’nın temsilcileri ile işgalciler arasında imzalanan Mudanya Mütarekesi ile taraflar arasında barış konferansının düzenlenmesi kararlaştırılır.

 20 Kasım 1922 – 24 Temmuz 1923 tarihlerinde gerçekleşen Lozan Barış Konferansı, Türkiye ile 1. Dünya Savaşı’nın galipleri arasındaki asırlık hesaplar görülür. Batı Osmanlı’yı çöküşe götüren ekonomik, adli, siyasi imtiyazlardan vazgeçmek istememektedir. İşgalcileri ülkesinden kovan, siyasi tutsaklığı reddeden Türkiye’nin ekonomik tutsaklığının devamında ısrar etmektedir. Konferans bunun için uzun sürer ve ciddi tartışmalar yaşanır. Askeri işgale direnen Türkiye, ekonomik, siyasi ayrıcalık taleplerini de şiddetle reddeder. Sonuçta ulus devlet, üniter yapı temelinde her türlü vesayetten bağımsız bir Türkiye’nin siyasi zaferinin belgesi 24 Temmuz 1923’te Lozan’da imzalanır.

Atatürk Lozan’la ilgili olarak; “ Bu antlaşma Türk milleti aleyhine asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşmasıyla tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın ortadan kalkmasını ifade eder bir belgedir.” demektedir.

Lozan’da kazanılan diplomatik zaferin şekillendirdiği Türkiye, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet rejimine geçerken, yeni devletin kuruluş felsefesini, kurucu değerlerini ülkenin geleceğe yönelik değişmez yol haritası olarak kabul eder. Siyasi iktidarlar değişse de devletin değişmez kuruluş kodları olarak yakın zamana kadar sürdürülür.

Devletin kuruluş felsefesiyle sorunlu , kuruluş kodlarına itirazı olan, Lozan’ı mağlubiyet olarak kabul eden bir siyasi anlayışın iktidarından sonraki dönemi ayrı bir başlık altında incelemek zorunludur. Son dönemlerde Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuki, siyasi, ekonomik tapu senedi olan Lozan’ın hükümsüz kılınmasına yönelik çok yönlü girişimlerin ortaya çıkmasında bu anlayışın cesaretlendirici etkisi yadsınamaz.

Türkiye’nin siyasi coğrafyasını küçültmeye, etnik ve mezhepsel ayrışmalarla ulus bütünlüğünü sarsmaya yönelik kışkırtmaların artışı post modern Sevr hazırlığı olarak değerlendirilmelidir.

İstanbul Barosu olarak ortak paydaları reddeden, etnik ayrışma ve etnik kalkışma provaları yapan, dış dinamiklerin cesaretlendirdiği kişi ve kurumları uyarıyoruz.

Fıratsız, Diclesiz, GAP’sız Türkiye rüyaları görenlere, Türk halkının izin vermeyeceğini, Lozan’ın kazanımlarının ve garantilerinin asla tartışma konusu yaptırılmayacağını hatırlatıyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kategori:Haberler
Türk Milletinin Özgürlük Ve Bağımsızlık Belgesi Lozan Antlaşmasının 92. Yıldönümünü Kutluyoruz | İstanbul Barosu