İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Türk Milleti Atatürk’E Ve Bıraktığı Mirasa Sahip Çıkacaktır

Bir milleti teslimiyet psikolojisine sokarak var oluş iradesinden

Türk Milleti Atatürk’E Ve Bıraktığı Mirasa Sahip Çıkacaktır

Bir milleti  teslimiyet psikolojisine sokarak var oluş iradesinden vazgeçirmenin en kestirme yolu  kolektif gurur simgelerinin yok edilmesidir.  Türk milletinin ortak gurur sembolü de kurtuluşun ve kuruluşun önderi Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Her ulus kurtarıcı kahramanlarına, kurucu liderlerine saygıyı toplumun ortak duygusu olarak gelecek kuşaklara devreder. Eğitim programlarını, kültür politikalarını buna göre oluşturur. Adlarını ölümsüzleştirmek, düşüncelerini yeni kuşaklara benimsetmek bir devlet tercihi olarak sürdürülür.

Yakın geçmişe kadar ülkemizde de böyle olmuştur. Atatürk adının çağrıştırdığı ulus devlet, üniter yapı, laik demokratik sosyal hukuk devleti, ülkenin bölünmez bütünlüğü, çağdaş uygarlık hedefi Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş felsefesi olarak kabul edilmiştir. Aynı felsefe Türk halkının uzak geçmişten geleceğin sonsuzluğuna sürdürülen tarih yolculuğunun pusulası olarak benimsenmiştir.

Emperyalizm bölgemize yönelik amaçlarının gerçekleştirilmesinde ulus devletler sorun yaratmaktadır.  Ulus devlet, üniter yapı temelinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, sistemin bölgeyi enerji kaynaklarına göre mezhepler, alt kimlikler üzerinden  parselasyona tabi tutmasının anti tezi olarak görülmektedir.

Türkiye’nin komşularını kan gölüne çeviren, aynı ülkenin yurttaşlarının etnik ve mezhep temelinde boğazlaşmalarının arka planında emperyalizmin etnik tahriki yatmaktadır. Türkiye’de  demokratikleşme, sivilleşme olarak pompalanıp özendirilen etnik ve mezhep motivasyonu iddia edilenin aksine toplumu alt kimlikler üzerinden gettolaştırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. 

Türkiye Cumhuriyeti’ nin kuruluş  denklemine, Atatürk’e ve Atatürk dönemi uygulamalarına, Türk milletinin kollektif kimliğineyönelik geçmişte sinsice, günümüzde pervasızca yapılan saldırıların arka planında bahsettiğimiz ayrıştırma ve yıkım stratejisi yatmaktadır. Atatürk’ün itibarsızlaştırılması, kuruluş döneminin ekonomik, siyasal, kültürel, demokratik atılımlarının, çağdaşlaşma çabalarının küçümsenmesi, toplumsal bellekteki kuruluş dönemi övüncünün utanca dönüştürülmesi stratejisi Cumhuriyet’in ve Türk ulusunun ortak simgesi olan Atatürk üzerinden yürütülmektedir.

ABD ve AB çevrelerinden  epeydir söylenen, Türkiye’ nin Atatürk’ü referans almaktan  vazgeçmesinin, Atatürk resimlerinin kamu binalarından indirilmesinin zamanının geldiği yolundaki telkinlerinin içerde devlet katında etkili olduğu   görülmektedir.

Türkiye Cumhuriyet’inin kuruluş felsefesi, kurucu iradesi, kurucu önderi ile sorunlu bir siyasi iktidar bu günkü Türkiye’nin içine düştüğü bunalımın nedenidir. Türkiye’nin kuruluş kodlarını içselleştirememiş bir siyasi anlayış devletin var olma denklemini reddeder bir görüntü arzetmektedir.

Varlığımızın teminatı olan çocuklarımızın gelecek iddiasının manifestosu olan, ülkeye, ulusa ve Atatürk’e bağlılık andı ortadan kaldırılmakta, Türkiye Cumhuriyeti ibaresi hükümet konaklarından, kamu kurumlarından silinmekte, devlet nişanları ve madalyalardan çıkarılmakta, Atatürk’ün “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” sözü yazılı tabelalar kent meydanlarından kaldırılarak hurdalıklara atılmaktadır. Daha da tuhaf olanı binlerce yıllık onurlu geçmişi olan, üzerinde yaşadığımız vatana, yurttaşı olduğumuz devlete adını veren Türk milletinin adının telaffuzundan kimi yöneticilerin kaçınır hale gelmiş olmalarıdır.

Atatürk’ün mirasını  tasfiye histerisiyle bilinç tutulmasına uğrayanların unuttukları şey, Türk milleti için Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk ve ülke sevgisinin tek ve aynı anlama gelmesidir.

 İstanbul Barosu, ölümünün 75. yıldönümünde özgürlük ve bağımsızlığımızı borçlu olduğumuz  büyük önderi saygıyla anarken, mirasının savunuculuğunu kararlılıkla sürdüreceğini kamuoyuna saygıyla duyurur.

 İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI 

Kategori:Haberler
Türk Milleti Atatürk’E Ve Bıraktığı Mirasa Sahip Çıkacaktır | İstanbul Barosu