İstanbul Barosu LogoİSTANBUL BAROSU
“Herhalde dünyada bir hak vardır ve hak kuvvetin üstündedir.”M. Kemal ATATÜRK

Türk Eğitim Modeli: Köy Enstitüleri

Türk Eğitim Modeli: Köy Enstitüleri

İstanbul Barosu Cumhuriyet Araştırmaları Merkezince Köy Enstitülerinin 79. Kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenen “Türk Eğitim Modeli: Köy Enstitüleri” konulu panel, 17 Nisan 2019 Çarşamba günü saat 16.00’da baromuz merkez bina konferans salonunda yapıldı.

Panelin sunucusu Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi Üyesi Av. Zehra Çiftçi, ‘Üretim içinde eğitim, eğitim içinde üretim’ ilkesiyle çağdaş eğitimi ülkemizin en ücra köşelerine kadar götüren, bugün 79. Kuruluş yıldönümünü kutladığımız Türk Eğitim Modeli Köy Enstitüleri konulu panelinin açılışında, cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, eğitmen ve öğretmenlerimiz için saygı duruşu ve İstiklal Marşına davet etti.

Panelin açılış konuşmasını İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu yaptı. 17 Nisan 1940 tarihinin bu bilinci taşıyan hepimiz için çok özel bir gün olduğunu vurgulayan Durakoğlu, 79 yıl sonra bunu hala anımsıyor ve içeriğini anlamaya çalışıyorsak, bu çerçevede İsmail Hakkı Tonguç ve Hasan Ali Yüceli de saygıyla, minnetle anmanın bir borç olduğunu söyledi.

Durakoğlu,  okuma yazma oranının %5’lerde olduğu, nüfusun %80’ninin köylerde yaşadığı bir ülkede, aydınlanma devriminin gereği olan bir kurumsallığın başlatılmasını kavramak ve o dönemin koşullarını bilmeden bunları kafamızda canlandırmanın zor olduğunu bildirdi.

Ekonomik bunalımdan yeni çıkmış olan bir dünyanın ekseninde varoluş mücadelesini yapan ulusun, bir bakıma kendisini ayakta tutabilmenin, onu daha ileriye götürebilmenin yolunun emekten, kültürden geçtiğinin bilincinde olan bir sistemden söz edildiğini belirten Mehmet Durakoğlu, “Sistemde, 16.400 öğretmen, 7.300 sağlık elemanı,  8.756 eğitmen yetişmiş, yoksulluğa rağmen modern bir tarım ortaya çıkmış. Bunların yanı sıra, klasik kitapları okuma, tiyatro gösterileri, şiir sohbetleri, müzik çalışmaları, konserler, işlik çalışmaları, spor ve pek çok kültür hareketleri gerçekleşmiş. Ve bunlar 1940’lı yılların atmosferinde gerçekleşmiş” dedi.

Neden 79 yıl sonra hala Köy Enstitülerinin gündemden düşmediğine dikkat çeken Durakoğlu, şöyle konuştu: “Biz bugün niye hala o günlerin özlemini duyuyoruz. Çünkü eğitim sistemimiz bugün çok ciddi bir tehdit altındadır. Bu tehdit var olduğu sürece bize 79 yıl öncesini hatırlamak gibi bir mecburiyet düşüyor. Çünkü Köy enstitüleri kapatıldıktan sonra aydınlanma devrimini devam ettirecek hiçbir kurumsallık ortaya çıkmadı.  Eğer Köy Enstitüleri yaşatılabilseydi yıkılacak olan feodalite, ne yazık ki bugüne kadar devam edemeyecekti. Biz Köy Enstitülerinin yerine aydınlanma devrimini sürdürecek başka bir çağdaş kurumsallık koyamadık maalesef. Ve belki de en acısı, kapatılan Köy Enstitülerinin yerine ikame edilen günümüz kurumsallıklarının adı da İmam Hatip Okulları.

Cumhuriyeti yeniden değerlendirmemiz gerektiğinin altını çizen Durakoğlu, konuşmasını “79 yıl sonra da olsa, kapatılmış da olsa bu cumhuriyet kurumunun anlamını, felsefesini, kurumsallığını yaşatabilmeli ve bunun mücadelesini birlikte vermeliyiz” sözleriyle tamamladı.

Paneli Cumhuriyet Araştırmaları Merkezi Başkanı Av. Nihal Avcan yönetti.

Yeni Kuşak Köy Enstitüleri İstanbul Şubesi Başkanı, Türkçe Öğretmeni Cengiz Öksüz, Köy Enstitülerinin kuruluş yılları, kurucuları, eğitim sistemi ve kapatılıncaya kadar yaptıkları çalışmalar ve Türk aydınlanmasına etkileri konusunda çok ayrıntılı bilgiler verdi.

İstanbul Barosu Önceki Dönem Yönetim Kurulu Üyesi Av. Şahin Erol da ‘Bir irfan ordusu’ olarak nitelediği Köy Enstitülerinin eğitim devriminin temel bir kurumu olduğunu, kendine özgü bir Türk modeli olarak dünya eğitim sistemleri içinde önemli bir yer aldığını, az gelişmiş ülkeler için model oluşturduğunu anlattı. 

Staj Eğitim Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi Av. Gülseren Aytaş ise ‘Türkiye’yi laikleştiren yasalar’ konulu bir sunum gerçekleştirdi. Aytaş sunumunda, Osmanlı hukuk sistemleri arasında bulunan Cemaat Mahkemeleri, Şer’iye Mahkemeleri, Konsolosluk Mahkemeleri, karma hukuk ve ceza mahkemeleri ile Osmanlıdaki anayasa çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Panel sunumlarının tamamlanmasından sonra İstanbul Barosu Başkanı Av. Mehmet Durakoğlu konuşmacılara birer Teşekkür Belgesi verdi.

Galeri

Kategori:Haberler