İstanbul Barosu Denizcilik ve Deniz Hukuku Komisyonu ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünce düzenlenen “Türk Boğazlarında Risk Yönetimi, Kurtarma ve Enkaz” konulu bir panel 26 Mayıs 2010 Çarşamba günü saat 10.00 – 17.00 arasında Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün Anadolu Hisarı Eğitim Tesisleri’nde yapıldı.
Panelin açılışında konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın, “Özellikle İstanbul Boğazındaki yerel trafikten kaynaklanan riskin en aza indirilmesi, fenerlerin güçlendirilerek şehir ışıklarının olumsuz etkisinin azaltılması, refakat hizmetinin özendirilmesi için altyapının güçlendirilmesi kaçınılmazdır” dedi.
İstanbul Barosu olarak Boğazların hukuki statüsünü belirleyen ve antlaşmaların imzalanmasından sonra Türk Boğazları olarak anılan İstanbul ve Çanakkale Boğazları üzerine daha önce de paneller düzenlediklerine belirten Aydın, bu panellerin bant çözümlerinin kitaplaştırılarak Lozan, Montrö ve Türk Boğazları adı altında kamuoyunun bilgisine sunduklarını bildirdi.
Montrö Boğazlar Sözleşmesinin getirdiği yükümlülükleri, boğazlara getirilen hukuki statü ve geçiş özellikleri hakkında ayrıntılı bilgiler veren Muammer Aydın, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Montrö Boğazlar Sözleşmesinin yürürlük süresi hepimizin bildiği gibi 20 yıl olarak kabul edilmişti, yani 1936'da yürürlüğe girdi, 1956'da tabii bu süre son buluyordu, ancak sözleşmede açık olarak süre bitiminden en az 2 yıl önce taraflardan hiçbiri feshi talep etmezse, sözleşme yürürlükte kalacaktı, yürürlük süresi 1956'da sona erdiği halde fesih talebinde bulunan hiçbir taraf devlet olmadığı için sözleşmenin bugüne kadar devam ettiği, yürürlükte olduğu açık olarak görülmektedir”.
Maddi ve manevi zararları büyük olası bir kaza sonrasında Türkiye'nin elini güçlendirecek en önemli hususun, yükümlülüklerin tam anlamıyla yerine getirilmesi olacağını kaydeden Aydın, Bu açıdan, 2003 yılında İstanbul Boğazında çalışmaya başlayan VTMIS sistemini, modern dünyanın uygulamaya başladığı, deniz ulaşımında güvenliği artırıcı araçlardan biri olarak atılmış önemli bir adım olarak niteledi.
Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Salih Orakçı da açılışta yaptığı kısa konuşmada İstanbul Barosu ile işbirliği yapılarak hazırlanan bu panele emeği geçenlere teşekkür etti.
Panelin ilk oturumunu Doç. Dr. Pınar Akan yönetti.
Bu oturumda, Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Salih Orakçı, “Türk Boğazlarında Seyir Emniyeti ve Risk Yönetimi " konulu görsel bir sunum yaptı.
Konuşmasında araç kurtarma, seyir yardımları ve gemi trafiği hizmetleri hakkında bilgi veren Orakçı, Türk boğazlarının tanımı, boğazların teknik özellikleri, boğazdaki akıntı modelleri (yüzey, dip, ters, orkoz), boğazların stratejik önemi, kıyı emniyeti konusunda yapılanlar hakkında açıklamalar yaptı.
İnsan hatalarını en aza indirmek için teknolojiden yararlandıklarını, yapılanları yeterli görmediklerini belirten Orakçı, kazaların önlenmesi ve risk yönetimi için bayrak, liman ve kıyı devletlerinin üzerlerine düşen görevleri tam olarak yapmaları gerektiğini vurguladı.
Panelde birer görsel sunum yaparak bildiri sunan Prof. Dr. Samim Ünan" Kurtarmanın Tekne ve Yük Sigortaları ile Müşterek Avarya Açısından Değerlendirilmesi", Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü Baş Hukuk Müşaviri Av. Hasan Hürman, "TOF (Turkish Open Form) LOF (Lloyd's Open Form) Mukayesesi", Av. Tevfik Adnan Gür de "Kurtarmada Uygulamaya İlişkin Problemler " konusunu ele aldılar.
İkinci Oturumu Denizcilik Müsteşarlığı İstanbul Bölge Müdürü Cemalettin Şevli yönetti.
Bu oturumda da Doç. Dr. Pınar Akan "Enkazın Kaldırılmasına İlişkin Nairobî Kuralları" İstanbul Liman Başkanı Mustafa Azman “Deniz Emniyeti Yasa Tasarısı, Enkaz Hükümleri ve İlgili Mevzuat ", Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü Kurtarma Uzmanı Kaptan Nuri Kadayıf "Enkaz Kaldırma Operasyonu " konusunda bilgi verdiler.