Tüketiciler Haklarını Sonuna Kadar Aramalılar
İstanbul Barosu Tüketici Hakları ve Rekabet Hukuku Merkezi Başkanı Av. Şükran Eroğlu, ülkemizde insanlarımızın hak arama yollarını bilmediklerini, tüketicilerin korkmadan, geri adım atmadan, haklarını sonuna kadar aramaları gerektiğini bildirdi.

İstanbul Barosu Tüketici Hakları ve Rekabet Hukuku Merkezi Başkanı Av. Şükran Eroğlu, ülkemizde insanlarımızın hak arama yollarını bilmediklerini, tüketicilerin korkmadan, geri adım atmadan, haklarını sonuna kadar aramaları gerektiğini bildirdi.
Av. Şükran Eroğlu, 21 Kasım 2007 Çarşamba günü saat 13.20’de SKY TÜRK Televizyonunda yayınlanan Hakkınızı Arayın programının canlı yayın konuğu oldu.
Av. Eroğlu, program sunucusu Begüm Özkan’ın tüketici haklarına ilişkin sorularını yanıtladı.
Kapıdan satış sisteminin sadece Türkiye’de bulunduğuna işaret eden Eroğlu, kapıda yapılan satışlarda, satıcının ürünü tüketiciye bırakması ve bir günlük bir deneme süresi tanınması gerektiğini, tüketici malı beğenmezse 7 gün içinde satıcının adresine tebligat göndererek malı iade edebileceğini kaydetti.
Kapıda yapılan satışlarda aynı gün tüketiciye imzalatılan sözleşmenin bir önemi bulunmadığına işaret eden Eroğlu, Tüketici 7 gün içinde itirazını yaptıysa bir sorumluluğunun bulunmadığını, 7 gün geçmişse bile Hakem Heyetine itirazda bulunabileceğini, Hakem Heyetleri kapıdan satıcılara satış yetkisi vermediği için de sözleşmeyi feshettiğini anlattı.
Kampanyalı satışlar ve televizyon yoluyla yapılan satışların da aynı kurallara bağlı olduğunu belirten Av. Şükran Eroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Tüketiciye cayma süresi ve cayma hakkı tanınır. Eğer tanınmıyorsa haksız şart içeriyor demektir. Şartlar tek yanlı ve tüketicinin aleyhine oluşturuluyorsa o şart haksızdır. Tüketici hiçbir gerekçe göstermek zorunda değildir. Tüketici “ben bu malı istemiyorum” dediği anda, satıcı sözleşmeyi feshederek malı gelip geri almak zorundadır.”
Kredi kartlarından alınan üyelik bedellerinin de Tüketici Yasasına aykırı olduğunu savunan Eroğlu, “Kredi kartlarından alınan üyelik bedelleri de haksız şart söz konusudur. Bu bedellerin de tüketicilere geri ödenmesi gerekiyor. Aslında alınmaması gerekiyor. Tüketiciler kredi kartı üyelik bedelinin geri ödenmesi için bankaya yazılı bildirimde bulunmaları yeterlidir. Ancak banka geri ödemede bulunmazsa, tüketici bankaya yaptığı yazılı bildirimi dilekçesine ekleyip bulundukları Kaymakamlıktaki Tüketici Hakem Heyetine başvururlarsa hakem heyetinin alacağı karara göre kendilerine üyelik bedelinin geri ödemesi sağlanır” dedi.
İstanbul Barosu Tüketici Hakları ve Rekabet Hukuku Merkezi Başkanı Av. Şükran Eroğlu, vadesiz hesaplardan alınan işletim ücreti konusunda ise şu bilgileri verdi:
“Bankalar vadesiz hesaplardan da hesap işletim ücreti alıyorlar. Bunlar hakkında da şikâyet edilebilir. Bulunduğunuz şubeden yazılı olarak iadesi istenir, iade etmediklerinde de hakem heyetlerine giderek hesap işletim ücretinin geri ödenmesi istenebilir. Hakem Heyetleri bunların da haksız şart olduğunu ve alınması gerekmediğini savunuyor. Her ne kadar bankacılar ‘biz bankacılık hizmeti veriyoruz, o nedenle bu ücreti alıyoruz’ derlerse de aslında hesaplardan zaten gider vergisi, komisyon hatta ve hatta banka ve sigorta mevduat vergisini dahi tüketicilerden alıyorlar. Banka ve sigorta mevduat vergisi banka tarafından ödenmesi gereken bir vergidir, Türkiye’de bunu da tüketiciden alıyorlar. Bunun dışında para yatırmaya gittiğinizde farklı bir şubeden kendi hesabınıza para yatırdığınızda dahi ücret talep edebiliyorlar. Dolayısıyla bankaların hizmet bedellerini kat be kat aldıklarını düşünüyorum. Ayrıca bir de işletim ücreti adı altında para alınmasını asla yasal bulmuyorum. Bulmadığım için de iade edilmesi gerektiği kanısındayım.”
İstanbul Barosu Tüketici Hakları Komisyonun 1992 yılında kurulduğunu, 1995 yılında Tüketici Yasası’nın çıktığını, bu yasa uyarınca hakem heyetleri kurulduğunu ve tüketici hakları konusunda ciddi gelişmeler olduğunu hatırlatan Eroğlu, Baro olarak tüketicileri bilinçlendirme amacıyla çalışmalar yaptıklarını, hakem heyetlerinde görev aldıklarını, çıkacak yasalar hakkında görüş bildirdiklerini ve danışmanlık yaptıklarını anlattı.


