Trafikte Alkol Denetimi Ve Kaza Tespit Tutanakları Sorunu
İstanbul Barosu Sigorta Hukuku Komisyonunca düzenlenen “Trafikte Alkol Denetimi ve Kaza Tespit Tutanakları” konulu panel 20 Aralık 2008 Cumartesi günü saat 10.00 – 17.00 arasında Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.

İstanbul Barosu Sigorta Hukuku Komisyonunca düzenlenen “Trafikte Alkol Denetimi ve Kaza Tespit Tutanakları” konulu panel 20 Aralık 2008 Cumartesi günü saat 10.00 – 17.00 arasında Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapıldı.
Panelin açılışında konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Muammer Aydın, trafikte yeterli eğitim verilmediği ve denetleme yapılmadığı için, özellikle uzun bayram tatillerinde savaştan çıkmışçasına kayıp verildiğini, maddi ve manevi zararın büyük boyutlara ulaştığını bildirdi.
Trafik denetimlerinin çok zayıf olduğunu, otokontrolün bulunmadığını ve sigorta şirketlerinin uyarıda geciktiklerini kaydeden Aydın, yeterli eğitimden geçmeden kaza anında sürücülere Kaza Tespit Tutanağı tutma yetkisi verilmesinin yararlı olacağını düşünmediğini söyledi.
Ekspertiz raporlarının çoğu zaman gerçeği yansıtmadığını hatırlatan Aydın, kaza anında ve sonrasındaki gelişmelere ilişkin yapılan çalışmaların dava açıldığında büyük önem taşıdığını vurguladı.
İstanbul Barosu Sigorta Hukuku Komisyonu Başkanı Av. İsmet Demirağ’ın yönettiği panelin sabahki oturumunda konuşan Adli Tıp Kurumu 5. Adli Tıp İhtisas Kurulu Başkanı Doç. Dr. Faruk Aşıçıoğlu, alkolün yapısı, insan vücudunda ve özellikle beyinde oluşturduğu etkilerin trafik kazalarında önemli etken olduğunu söyledi.
Alkol ölçüm gereçleri ve sistemleri hakkında da ayrıntılı bilgi veren Aşıcıoğlu, Türkiye’deki durumu, çeşitli Avrupa ülkeleriyle karşılaştırdı ve bunlara ilişkin grafikler sundu.
Av. İsmet Demirağ’ın yönettiği panelin öğleden sonraki oturumunda konuşan Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Uzmanı Doç. Dr. Talat Canbolat, Adli Tıp Kurumu’nun yapısı ve işleyişi hakkında bilgi verdi ve Adli Tıp bilirkişiliği yapan kurumda yılda 11 bin dosyanın elden geçtiğini belirtti.
Adli Tıp Kurumunun ilgili Kurulunda trafik kazalarındaki tüm etkenlerin değerlendirildiğini, 2004 yılında hukukumuza bilinçli taksir suçunun girdiğini hatırlatan Canbolat, bu suçu işleyenlerin hapisle cezalandırıldığını, taksir suçunu işleyenlerin hapis cezalarının ise para cezasına çevrilebildiğini söyledi.
Cezanın verilmesinde kusur payının önem taşıdığını, ceza davalarında kurusun 8, hukuk davalarında ise kusurun 100 üzerinden değerlendirildiğini belirten Canbolat, günümüzde kaza tespiti için fotoğraf ve CD’lerin de kullanılmaya başlandığını, kaza tespit tutanaklarının kazayı tüm ayrıntılarıyla ortaya koyması yani yapılan işlemle kazanın iyi bir fotoğrafının çekilmesi gerektiğini vurguladı.
Canbolat, mevzuata göre kurulması gereken Trafik Mahkemelerin hala kurulamadığını, trafik kazalarında terörden daha çok can kaybı verildiğini, çok değerli insanlarımızın yitirildiğini, bir an önce ihtisas mahkemelerinin kurulması gerektiğini sözlerine ekledi.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanı Müh. Günay Onbaşı da panelde, katılımcıların çeşitli sorularını yanıtlayarak katkıda bulundu.


